Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3795

Karar No

2023/5399

Karar Tarihi

6 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1792 E., 2023/160 K.

SUÇ: Taksirle yaralama

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Eskişehir 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2019/1394 Esas, 2021/1121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2021/1792 Esas, 2023/160 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ile katılanlar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucu, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.04.2023 havale tarihli ve 2023/34104 sayılı, "Temyiz Talebinin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği; sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, bilinçli taksir şartlarının bulunduğuna, sanığın ehliyetsiz ve alkollü ... kullandığına, müvekkilinin kaza sebebiyle sakat kaldığına, her bir katılan için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Eskişehir 9.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2019/1394 Esas, 2021/1121 Karar sayılı kararı ile;

"... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde müşteki ...'nin sevk ve idaresindeki ... ile sanığın sevk ve idaresindeki aracın Yenikent Mahallesinde çarpışmaları neticesinde müşteki ...'nın vücuduna acı verecek, vücudunda kemik kırığı olacak ve bu kırığın hayati fonksiyonlara etkisi orta(3) derecede olacak şekilde, müştekiler ... ve ...'nin ise basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralanmalarına sebebiyet verdiği, kazanın meydana gelmesinde sanığın "asli kusurlu" olduğu, bu şekilde sanığın taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği sabit olduğundan..." gerekçeleri ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  1. Olay günü saat 09:20 sıralarında, katılan sürücü ...'in yönetimindeki ... plaka sayılı ... ile meskun mahalde, iki yönlü asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, karşı yönden gelen ve şerit ihlali yaparak karşı şeride geçen sürücü belgesi bulunmayan sanık ...'in yönetimindeki ... plaka sayılı araçla çarpışması sonucu ...'in aracında bulunan şikayeti bulunmayan mağdurlar ... İkiz, ... ve ... ile şikayeti devam etmekte olan katılan sürücü ... ile aynı araçta bulunan katılanlar ... ve ...'in yaralandıkları ve sanığın olay yerini terk ettiği anlaşılmaktadır.

  2. Eskişehir Devlet Hastahanesi Genel Adli Muayene Raporlarına göre; katılanlar ... ile ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıklarının bildirildiği, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 12/07/2019 tarihli raporunda ...'in vücutta kemik kırığına neden olacak ve kırığın hayat fonksiyonlarını (3) ORTA derecede etkileyecek derecede yaralandığının bildirildiği, ayrıca katılanlar vekili tarafından sunulan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 04.08.2022 tarihli raporunun da dosya kapsamında bulunduğu görülmüştür.

  3. Kaza tespit tutanağında, ... plaka sayılı ... sürücüsünün kendi izlediği şeritten çıkarak katılan ...'in aracına çarptığı olayda, olay yerini terk eden ... plakalı ... sürücüsünün şeride tecavüz etme kuralını ihlal ettiğinden kusurlu, ...'in kusurunun bulunmadığının belirtildiği, soruşturma aşamasında alınan 16/09/2019 tarihli trafik bilirkişi raporunda da, sanık sürücü ...'in asli kusurlu olduğu, ...'in kusurunun bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.

5.Kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, tanıklar ... ile ....'nin anlatımı ve tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.

6.Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği yargılama aşamasında alınan ifadesinde de;

"Olay günü benim sürücülüğünü yaptığım araçla yolda giderken keskin bir virajda birden önümüze bir ... çıkınca çarpıştık. Aracımın hızını tam hatırlamıyorum. Ben alkollü değildim. Kaza sonucunda araçta bulunan... yaralananınca ben ilk yardım yaptım. Etraf kalabalıklaşınca olay yerinden ayrıldım. Ben olay günü müşteki ...'in evine gitmiştim. Onlar alkol alıyorlardı. Ancak ben alkol almadım. Benim zaten alkole alerjim vardır. ...'in evinden ekmek almak için çıkmıştık. Hem de o sırada gezeriz diye arabaya ..., ... ve ismini bilmediğim...'un kuzeni binmişti. Beraatimi istiyorum, ben olaydan sonra bana çarpan ... sürücüsünü birçok kere telefonla aradım. Araçlarını yaptırmayı teklif ettim. Ancak kabul etmediler. Bir daha arama dediler. Bana küfür ettiler. Ben o dönemde isteselerdi zararı karşılayabilirdim. Ancak şu anda maddi durumum iyi değildir. Bu nedenle müştekinin iddia ettiği zararı giderecek maddi durumum yoktur. Ben yeni evlendim. Maddi durumum olmadığı için düğün bile yapamadım" şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir.

  1. Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve Mahkemece, 10/03/2020 tarihinde haklarında katılma kararı verildiği; duruşmada alınan ifadelerinde;

Katılan ...'in, "Olay günü sürücülüğünü yaptığım araçta eşim ... ve kızım ... ile gidiyorduk. Viraja yaklaştığımda yavaşladım. Saatte 30 40 km hızla giderken karşı yönden gelen ... sollama yasağı olan yerde sollama yaptı ve benim şeridime gelerek benim aracımın sol ön kısmına çarptı. Sonra aracı döndü ve yan kısmıyla aracımın ön kısmına da çarptı. Kazada omzum zedelendi. Bize çarpan aracın sürücüsünün ağzından alkol kokusu geliyordu. Kazadan sonra yanımıza geldi ve özür dilerim ağabey dedikten sonra kaçtı. Ayrıca yanındaki 3 4 kişi de alkollü görünüyordu. Olay nedeniyle şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Olay nedeniyle 20000 TL zararım vardır. Zararımın giderilmesini istiyorum. Zararım giderilirse uzlaşmak isterim" dediği,

Katılan ...'in, "Müşteki ... eşimdir. Olay günü eşimin aracında giderken karşı yönden gelen ... bizim aracımıza çarptı. Ben kazada göğsümden yaralandım. Olay nedeniyle şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Eşimin bildirdiği zarar giderilirse uzlaşmak isterim" dediği,

Katılan ...'in, "Müşteki ... babamdır. Olay günü babamın aracında giderken karşı yönden gelen ... bizim şeridimize girerek aracımıza çarptı. Ben kazada kolumdan yaralandım. Kolumda kemik kırığı oldu ve kemik kırığı halen kaynamadı. Olay nedeniyle şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Maddi ve manevi zararlarım vardır. Satranç oyuncusuyum ve pastacıyım. Kazadan sonra bu işleri yapamıyorum. Psikolojik olarak olumsuz etkilendim. Kemik kırığı nedeniyle iş göremezlik oranı belli olunca tazminat davası açacağız" dediği,

Kazada yaralanan ancak şikayeti bulunmayan mağdur ...'in, "Olay günü ben evimde ..., ... ve ismini bilmediğim bir kızla alkol alıyorduk. O sırada arkadaşım olan sanık ... geldi. Sanık ... alkol almadı. Daha sonra evden çıktık. Arabaya bindik. Arabayı sanık ... kullanıyordu. Ben çok alkollü olduğum için kazanın nasıl olduğunu hatırlamıyorum. Benim bacağımda hafif bir sıyrık oldu. Olay nedeniyle kimseden şikayetçi değilim" dediği, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.

  1. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

1.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2021/1792 Esas, 2023/160 Karar sayılı kararı ile;

"...İddia, savunma, katılanların beyanı, tanık beyanları, adli raporlar, kaza tespit tutanağı, kusura ilişkin rapor ile tüm dosya kapsamında mevcut delillere göre; olay günü sanığın ehliyetsiz olarak sevk ve idare ettiği araçla seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde şerit ihlali ile karşı yönden gelen ...'in kullandığı araca çarpması sonucu, ... ve aracında bulunan ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, ...'in ise vücutta kemik kırığına neden olacak ve kırığın hayat fonksiyonlarını (3) ORTA derecede etkileyeck derecede yaralandıkları, olayda sanığın tam ve asil kusurlu olduğu, sanığın kazadan sonra olay yerine terk ederek 09/07/2019 tarihinde karakola giderek teslim olduğu, bu şekilde sanığın eyleminin sübut bulduğu kabul edilmiştir. Olaydan iki gün sonra teslim olması ve olaydan hemen sonra beyanına başvurulan ... "araçta bulunan herkesini alkollü olduğunu" ve katılan ... kovuşturma aşamasında alınan beyanında "bize çarpan aracın sürücüsünün ağzından alkol kokusu geliyordu. Kazadan sonra yanımıza geldi ve özür dilerim ağabey dedikten sonra kaçtı." şeklindeki beyanı dikkate alındığında sanığın olay sırasında alkollü olduğuna dair şüphe bulunmakta ise de, alkollü olup olmadığının kesin olarak saptanamaması ve alkollü olduğu kabul edilse bile alkol derecesinin belirlenememesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesi tatbik edilmemiştir. Olayda, suçun işleniş şekli, kusur durumu ile hak ve nesafet kuralları da gözetilmek sureti ile sanık hakkında TCK'nın 89/4. maddesinde yer alan temel cezadan uzaklaşılması gerektiği vicdani kanaatına varılarak usul ve Yasaya aykırı görülen ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak..." gerekçeleri ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ile katılanlar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucu, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  1. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi tarafından talimatla ifadesi alınan sanığın;

"Ben bu konuda daha önce asıl mahkemesinde ifade vermiştim. O ifadem aynen doğrudur ve geçerlidir. Olay günü ben alkollü değildim. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Mahkumiyetim yoluna gidilmesi halinde CMK 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvaffakatım vardır" şeklinde beyanda bulunduğu, ayrıca katılanların talimatla alınan beyanlarında, şikayetlerinin devam ettiğine dair beyanda bulundukları görülmüştür.

IV. GEREKÇE

Yapılan inceleme neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin oluş ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

1.Temel Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12 833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre şikayeti devam etmekte olan biri nitelikli olmak üzere üç kişinin yaralanmasına neden olan ve tamamen kusurlu olduğu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesince kabul ve tespit edilen sanık hakkında, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  1. Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Gerek öğreti gerek yerleşmiş yargısal kararlarda yer alan kabullere göre gerçekleşmesi muhakkak görünen neticenin sanık tarafından bilinmesi ve istenmesi hâlinde doğrudan kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği durumda bilinçli taksir, öngörülebilir neticenin özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle öngörülmediği hâllerde ise basit taksir söz konusu olacaktır.

Olay günü sanığın ehliyetsiz olarak sevk ve idare ettiği araçla seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde şerit ihlali ile karşı yönden gelen ...'in kullandığı araca çarpması şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olduğuna, yasal hız sınırının en az iki katı üzerinde bir süratle seyrettiğine ya da kusur durumuna ilişkin raporlarda belirtilen dışında bir kural ihlâli yaptığına ilişkin somut herhangi bir tespit olmadığı, ayrıca ehliyetsiz ... kullanmanın doğrudan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını gerektirmediği de gözetilerek, bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı, sanığın eylemini basit taksirle gerçekleştirdiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin suç vasfına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Katılanlar Vekilinin Vekâlet Ücretine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2021 tarihli ve 2021/19 11 Esas, 2021/128 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekâlet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak sanıkların veya tarafların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usûlünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyası adedini ele almakta ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsen anılan kararı dikkate alınarak yapılan incelemede; ortak vekil ile temsil edilen katılanlara sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün bulunmadığı gözetildiğinde, kendilerini aynı vekille temsil ettiren katılanlar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2021/1792 Esas, 2023/160 Karar sayılı kararında, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 9.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkararhukukîtemyizisteminintevdiinesüreçv.taksirleyaralamareddionanmasınagerekçesebepleriolgularesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:47:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim