Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/5029

Karar No

2023/5396

Karar Tarihi

6 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/154 E., 2016/15 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarih ve 2015/154 Esas, 2016/15 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ile 54 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve müsadereye karar verilmiştir.

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.09.2020 tarihli ve 2016/94610 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği;

  1. Bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,

  2. Müvekkilin yaşı geleceği suçta kastının olmayışı önceden sabıkasız oluşu gibi hususlar da göz önüne alınarak cezanın tecil edilesi yada paraya çevrilmesi alternatiflerinin de değerlendirilmemesine,

  3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,İlişkindir.

B. Katılanın Temyiz İsteği;

  1. Cezanın miktarı yönünden Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, olayın

oluşu, meydana gelen ölüm olayı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerekir

iken alt sınırdan ceza verilmesinin adalet duygusunun incinmesine neden olduğuna,

  1. Bir kişinin ölümüne neden olan bir kişi için iyi halden indirim uygulanmaması gerektiğine,

  2. Kararın bozulması talebine, İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü;

  1. Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarih ve 2015/154 Esas, 2016/15 Karar sayılı kararı ile;

"...İddia, sanık ile vekilinin savunması, katılan beyanı, tanık beyanı ve dosya kapsamında bulunan sair belge ve tutanaklar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; arkadaş olan sanık, ölen ve tanıkların olay tarihinde avlanmak amacıyla ırmak kenarına gittikleri; ...'nın tüfekle kuşlara ateş etmesinin ardında tüfeği sanık ...'ün aldığı, tüfeğin boş olup olmadığını kontrol ekmek için tetiğe basması üzerine tüfeğin ateş aldığı ve önünde duran Maktül ...'nin sırtına isabet ettiği,yaralanan Maktül ... Nevşehir Devlet Hastanesine sevk edilirken vefat ettiği olayda; sanığın tüfeği kontrol amaçlı da olsa tetiklerken olumsuz ve istenmeyen neticenin gerçekleşebileceğini öngörmesi gerektiği; bu hali ile eyleminin bilinçli taksir boyutunda olduğu kanaatiyle; olayın oluşu, gelişimi, olay sırasında bulunan çocukların yaşı, henüz öğrenci oldukları, istenmeyen ve ölümle oluşan neticenin tanıklar dahil her birinin hayatında olumsuz tesir yaratacağı, yaşları itibariyle avlanmaya gitmelerinin ölen dahil herbirinin hatasından ileri geldiği ve verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri nazara alındığında 5237 sayılı TCK'nın 61. Maddesi gereğince takdiren alt sınırdan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılması yoluna gidilmiş, sanığın öngördüğü neticeyi istememesine karşın eylemin ölüm ile neticelendiği nazara alındığında Tck 22/3. maddesi gereğince cezası takdiren 1/3 oranında arttırılarak meydana 2 yıl 8 ay hapis cezası tayin edilmiş, lehine takdiri indirim nedenleri uygulanarak neticeten 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına..." gerekçeleri ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ile 54 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve müsadereye karar verilmiştir.

  1. Olay günü maktul ..., sanık ..., arkadaşları tanıklar ... ve .... ile birlikte saat 13:50 sıralarında, ... Mah. Kızılırmak Nehri kenarına ava gittikleri, ....'nin tüfekle kuşlara ateş etmesinin ardında tüfeği sanık ...'ün aldığı, sanık ...'ün tüfeğin boş olup olmadığını kontrol etmek için tetiğe basması üzerine tüfeğin ateş aldığı ve önünde duran maktul ...'nin sırtına isabet etmesi sonucu otopsi raporuna göre, av tüfeği saçma taneleri toplu giriş yaralanmasına bağlı çok sayıda kot kemik kırıkları ile karakterli iç organ harabiyetinden gelişen iç ve dış kanama sonucu öldüğü anlaşılmaktadır.

  2. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 27.04.2015 tarihli otopsi raporunda;

"...20/01/2015 tarihinde Nevşehir İli Gülşehir İlçesinde saat 14:30 sıralarında ateşli silah yaralanması neticesinde vurulan ve bilahare saat 14:45 sıralarında Nevşehir Devlet Hastanesinde öldüğü, hakkında otopsi kararı alınarak gönderildiği ve ...'ye ait olduğu bildirilen cesede 21/01/2015 günü Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi otopsi salonunda yapılan otopsiden, otopsi sırasında alınan numunelerin kimyasal ve biyolojik incelemelerinden elde edilerek yukarıya kaydedilen bilgi ve bulgulara göre;

  1. Kişinin ölümünün av tüfeği saçma taneleri toplu giriş yaralanmasına bağlı çok sayıda kot kemik kırıkları ile karakterli iç organ harabiyetinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu,

  2. Kişinin vücudunda av tüfeği saçma tanelerine ait 1 ( bir ) adet toplu giriş yarası tespit edilmiş olup haricen 1 noda tarif edilen yaradan toplu olarak giren saçma tanelerinin iç organ yaralanmasına ve iç kanamaya neden oldukları, yapılan atışın müstakilen öldürücü mahiyette olduğu,

  3. Haricen 1 noda tarif edilen av tüfeği saçma tanelerine ait yapılan atışın toplu giriş mesafesi dahilinden yapılmış olup yapılan atışın elbiseli bölgeye isabet etmiş olduğu ve bu nedenle kesin atış mesafesinin tespiti isteniyor ise kişinin olay sırasında üzerinde bulunan delik ihtiva eden giysilerinin tetkikinin gerekeceği,

  4. Cesetten otopsi sırasında birbirleri ile benzer görünüm ve özellikte 30 (otuz) adet küçük ve yuvarlak saçma tanesi ile 1 adet plastik tapa parçası elde edilerek savcılık delil poşeti içerisinde ilgili tahkikat Cumhuriyet Savcısına iletilmek üzere Morg İhtisas Dairesi'nde görevli Ankara Cumhuriyet Savcısı'na teslim edildiği,

  5. Kişinin yapılan anal muayenesinde; postmortem anal dilatasyon bulguları dışında bir özellik saptanmadığı, travmaya ait olabilecek herhangi bir bulgu tespit edilmediği,

  6. Ölüm zamanının tespitinde kullanılan muayene bulguları (Ölü katılığı, ölü lekeleri v.b) çevresel ve kişisel pek çok faktör tarafından etkilenmekte olup mahallinde yapılan ölü muayene bulguları dikkate alındığında; kişinin ölümünün mahallinde yapılan ölü muayenesi işlemi gün ve saat itibarı ile (20.01.2015/Saat 16:14) öncesindeki 6 saat içerisinde kalan zaman diliminde meydana gelmiş olabileceğini,

  7. Kimya İhtisas Dairesi'nce düzenlenen raporda; kişiye ait kan, safra, iç organ parçaları ve mide muhteviyatında sistematik olarak aranan maddelerin bulunmadığı, idrarda sistematik olarak aranan maddelerin (uyutucu uyuşturucu uyarıcı maddeler dahil) bulunmadığı, kanda Alkol bulunmadığının kayıtlı olduğu,

  8. Biyoloji İhitasas Dairesi'nce düzenlenen raporlarda; kişiye ait otopsi sırasında alınan anal sürüntü örneğinin Prostat Spesifik Antijen ( PSA ) testi ile meni yönünde yapılan ön incelemesinde negatif sonuç alındığı, sürüntü örneğinden hazırlanan yaymaların mikroskobik incelemelerinde sperm hücresi görülmediği, kişiye ait kan örneğinden DNA profilinin tespit edildiği, cesetten otopsi sırasında alınan sağ el 1 2 3 4 5 nolu ve sol el 1 3 4 5 nolu tırnak numunelerinden birbirleri ile uyumnlu erkek genotipte DNA profillerinin tespit edildiği, tespit edilen DNA profillerinin ...'ye ait DNA profili ile uyumlu olduğunun belirlendiği, ...'den alınan ve sol el 2 nolu tırnak numunesinden düşük yoğunluktaki allelleri değerlendirmeye müsait olmayan erkek genotipte DNA profili tespit edildiği, tespit edilen DNA profilinin ...'ye ait DNA profili ile uyumlu olduğunun belirlendiği..." şeklinde görüş bildirildiği görülmektedir.

  1. Olayın tanıkları ...., ...., ....,....'nin anlatımları, ölü muayene tutanağı, olay yeri inceleme raporu, olay araştırma ve yakalama tutanağı, uzmanlık raporları, olay yerine ait fotoğrafları içeren CD ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

  2. Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul ettiği ve savunmasında;

" Olay günü raporlu olmam sebebi ile ve arkadaşlarımın da bunu bilmesi sebebi ile bir araya toplandık,... elinde mermi olduğunu benden de evde bulunan tüfeği almamı isteyerek Kızılırmak yanına gittik, tüfek önce bende idi daha sonra arkadaşım ... benden istedi, içine bir kaç mermi koydu ama ne kadar koyduğunu bilmiyorum, iki el ateş ettikten sonra tüfeği arkadaşım ... dan aldım, bu arada sağ tarafımda ... sol tarafımda ... ve ... bulunuyordu,onlardan iki üç adım ileri çıktım ve tüfeğin namlusunu Kızılırmak'ı doğrultarak başım eğik vaziyette tüfeğin boş olup olmadığını kontrol etmek istedim, tetiğe bastığım sırada ... düştü ve sırtından yaralandığını gördüm, ... ile birlikte ...'ı tutup ambulansın görebileceği yere kadar birlikte taşıdık." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

  1. Maktulün babası ...'nin sanıktan şikayetçi olduğu, Mahkemece 28/05/2015 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği ve duruşmada alınan ifadesinde;

" Sanıktan şikayetçiyim, kamu davasına katılma talebim vardır, benim oğlum öldü artık sadece adı var, fakat sanık hala hayatta olup bizi gördgünüz gibi bizi izleyebiliyor çok üzüntülüyüm taktir elverdiği ölçüde taktir mahkemenindir, Önceki beyanlarımı tekrar ederim, ben geçen celseden sonra tüm duruşma zabıtlarını inceledim, tanık olarak dinlenen ... beyanında Mehmet7in ortada, ...'un sağda ...'ın da solunda olduğunu ifade etmektedir, ancak sanık alınan savunmasında kendisinin öne çıktığını elindeki tüfeği kontrol amaçlı olarak denediği sırada ateşlediğini ifade etmektedir, sanık olay tarihinde 19 yaşında olup bu şekilde deneme yapılmayacağını ve neticelerini bilmesi gerekmektedir, olgunlukta bulunması lazımdır, benim oğlum vefat ettiği tarihte henüz 17 yaşına dahi gelmemişti, ben sanığın yaptığı davranışın neticelerini tahmin etmesi gerektiğini düşünüyorum, bu nedenle sanığın cezalandırılmasını talep ederim,ayrıca şu hususu belirtmek isterim ki sanık oğlumla çocukluktan beri arkadaş olduğunu belirtmiş ise yaklaşık 1 yıldır arkadaşlardı, kaldı ki olay sonrasında ilk olarak tüfeği saklayıp sonrasında avcı vurdu gibi tuhaf çelişkili beyanlarda bulunmuşlardır polislerin sıkıştırması sonucunda gerçeği söylemişlerdir, tüm bu hususların dikkate alınmasını istiyorum, sanığın cezalandırılmasını talep ederim, takdir mahkememindir "şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir.

  1. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE

Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

  1. Bilinçli Taksirin Koşullarının Oluşmadığı Yönünden;

Olay günü maktul ..., sanık ..., arkadaşları tanıklar .... ve .... ile birlikte saat 13:50 sıralarında, ... Mah. Kızılırmak Nehri kenarına ava gittikleri, ....'nin tüfekle kuşlara ateş etmesinin ardında tüfeği sanık ...'ün aldığı, sanık ...'ün tüfeğin boş olup olmadığını kontrol etmek için tetiğe basması üzerine tüfeğin ateş aldığı ve önünde duran maktul ...'nin sırtına isabet etmesi sonucu otopsi raporuna göre, av tüfeği saçma taneleri toplu giriş yaralanmasına bağlı çok sayıda kot kemik kırıkları ile karakterli iç organ harabiyetinden gelişen iç ve dış kanama sonucu öldüğü olayda; sanığın adli emanette kayıtlı tüfeği eline alarak boş olup olmadığını kontrol için tetiğe bastığı, dolu olan tüfeğin ateş aldığı ve maktul ...'nin sırtına gelen saçmaların ölümüne neden olduğu, sanığın tüfeğin dolu olabileceğini ve hemen yanında bulunan maktule saçmaların isabet edebileceğini öngörmesine rağmen tetiği bastığı ve maktulün ölümüne neden olduğu eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, Mahkeme gerekçesinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

  1. Erteleme ve Paraya Çevirme Hükümlerinin Uygulanmaması Yönünden;

5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa, bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde birinci fıkranın (a) bendine göre adli para cezasına çevrilebilir. Ancak bu hüküm biliçli taksir halinde uygulanmaz şeklindeki düzenlemeye göre bilinçli taksir halinde uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevirilebilmesinin mümkün olmadığının belirtildiğinden, sanığın eylemini bilinçli taksirle ile işlediğinden yasal engelden dolayı uygulanamayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümleri yönünden de, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 2 yılın üzerinde olması nedeniyle yasal imkansızlık nedeniyle uygulanmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12 399 Esas 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saiki" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi sebebiyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuş olup, sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmüştür.

  2. Taksirli suçlarda uygulanma koşulları bulunmadığı halde, dosyada delil olarak saklanması yerine adli emanette kayıtlı bulunan suç eşyalarının müsaderesine karar verilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet edilmesi sebebiyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuş olup, sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görülmüştür.

B. Katılanın Temyiz Sebepleri Yönünden;

1.Sanık Hakkında Hükmedilen Cezanın Eksik Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,

Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ile 22 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması nedeniyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiş olup, katılanın temyiz sebebi yerinde görülmüştür.

  1. Takdiri İndirim Nedenlerinin Uygulanmasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli ve 2018/14 521 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "...failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar..." şeklinde, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikte ve örnekseme yoluyla gösterilmiş; ancak, hüküm tarihinden önce, anılan fıkrada değişiklik yapılarak, takdirî indirim nedenleri tahdidi hale getirilmiş ve takdirî indirim nedenlerinin uygulama alanı daraltılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, "... failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; "Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları, cezasının geleceği üzerindeki muhtemel etkileri, dikkate alınarak" şeklindeki hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayalı olarak takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılanın takdirî indirim nedenlerinin uygulanmasına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (A 3), (A 4) ve (B 1) bendinde açıklanan nedenlerle, Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarih ve 2015/154 Esas, 2016/15 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin ve katılanın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztaksirletevdiinesüreçv.olgulargerekçeöldürmesebepleribozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:47:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim