Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/9990
2023/5247
30 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/396 E, 2015/1563 K
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sakarya 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/396 Esas, 2015/1563 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 67 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan vekilinin temyiz nedenleri;
1.Kararın eksik inceleme ile verildiğine,
2.Usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3.Katılan kurum lehine vekalet ücreti hükmedilmediğine,
4.Diğer temyiz nedenlerine ilişkin.
B.Sanığın temyiz nedenleri;
1.Suç işleme kastının olmadığına,
2.Diğer temyiz nedenlerine ilişkin.
III. OLAY VE OLGULAR
A.Yerel mahkemenin kabulü;"Olay tarihinde Kaçakçılık Organize Müdürlüğü ekiplerinin kendilerine ulaşan ihbara göre şüpheli ...'ın Karasu ilçesinden Sakarya iline tarihi eser niteliği bulunan malzemeler taşıdığı şeklindeki bilgi doğrultusunda çalışmaya başladıkları ve saat 12:30 sıralarında aracı ile seyir halindeyken Mithatpaşa Mah. Donatım Mevkiinde durdurulduğu kendisi ile yapılan görüşmede kendisinin aracında değişik nitelikte 72 parça tarihi eser olduğunu belirtmesi üzerine kendi rızası doğrultusunda muhafaza altına alınarak Sakarya Müze Müdürlüğüne tesliminin yapıldığı, soruşturma evresinde aldırılan uzman raporunda ve sanıktan elde edilen eserlerin bir kısmının 2863 sayılı yasa kapsamı dışında kalan korunması gerekli eser olmadığı, bir kısmının sahte olduğu ve tarihi eser niteliklerinin bulunmadığı bir kısmının ise 2863 sayılı Kanun kapsamında tescil ve tasnife tabi nitelik değerde eser olduğunun mütalaa edildiği anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında; kendisinin tarihi eserlere ilgisinin bulunduğunu ve karasu sahilinde gezerken zaman zaman bu nitelikte eserler bulup, müzeye götürüp teslim ettiğini ve müzeninde kendisine getirdiği bu eserler nedeniyle ödeme yaptığını, yine olay günü bulduğu eşyaları müzeye götürüp teslim etmek üzereyken görevlilerce yakalandığını savunmuş olup mahkememizce bu savunmasının kendisini suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatiyle samimi bulunmamış ve mahkememizce konusunda uzman bilirkişi marifetiyle suça konu eserlerin nitelikleri hususunda inceleme yaptırılmış ve bilirkişi sanıkta ele geçen bir kısım eşyaların 2863 sayılı Kanun kapsamında satılması ve bulundurulmasının yasak nitelikte eserler olduğu, bir kısmının 2863 sayılı Kanun kapsamı dışında alınıp satılmasının mümkün bulunan eserlerden olduğu rapor edilmiş ve gerek soruşturma aşamasındaki uzman raporu, gerekse mahkememiz yargılaması esnasında aldırılan bilirkişi raporu birbirini teyit eden nitelikte olduğu kanaatiyle sanığın taşınması ve bulundurulması izne tabi tarihi eser niteliğindeki eşyaları bulundurmakla müsnet 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlediği yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla atılı suçtan dolayı cezalandırılması cihetine gidilmiş, sanık hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmayışı ve ayrıca sosyal ve kişisel durumu dikkate alınarak ileride bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat hasıl olduğundan hakkındaki cezanın 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilerek hüküm kurulmuştur. " şeklinde mahkemesince karar verilmiştir.
B.Sanık savunmasında:"Ben daha evvel Karasu' da esnaflık yapıyordum, iflas edince borçlar kaldı, bunlar yüzünden psikolojim bozuldu ve ben ara ara çıkar Karasu sahilinde gezerim, gezerkende bir takım eşyalar bulurum, bulduğum eşyalarıda müzeye teslim ederim, elimde daha evvel teslim ettiğime dair belgelerde var, müzede bunun karşılığında ödeme yapar, yine olay günü de yine bulduğum eşyarı müzeye teslim etmek üzere Sakarya' ya gittim, saat 12:30 olduğu için Donatımda mesainin bitmesini beklerken kahveye çay içmeye gittim, zaten eşyalarda şeffaf bir poşetin içindeydi, gizli saklı bir niyetim olsaydı şeffaf poşete koymazdım ve o kadar kalabalık bir kahveye götürmezdim, kahvede otururken arkadaşımla karşılaştım o da bana poşeti görünce içindekileri sordu, ben de ona durumu anlattım, merak etti bakabilirmiyim dedi, bende birkaçını gösterdim, o arada demek ki birileri gördü yanlış anladı, beni şikayet etti, bende kahvededen çıkınca polis geldi, karakola götürdü, kesinlikle suçlamayı kabul etmiyorum, çünkü ben defalarca müzeye eşya götürdüm, müze müdürüyle görüştüm, ben satış yapacaksam beni suçüstü yakalasalardı, ben müzeye giitmek için kahveden çıktığım esnada yakalandım, suçsuzum beraatimi talep ediyorum, ayrıca esas mahkemesinde tarafıma avukat atanmasını talep ediyorum ve malzemelerimin benim adıma müzeye verilmesini ve bunun karşılığında alınan paranında tarafıma iadesini istiyorum ve daha evvel müzeye eşya teslim ettiğime dair 7 sayfadan oluşan bir takım evraklar sunuyorum dedi, evraklar talimat evrakına eklendi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
C.İddianameye konu eserlere ilişkin olarak sanat tarihçisi bilirkişi tarafından 03.11.2015 tarihli rapor düzenlenmiş ve dosyaya ibraz edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay günü kolluk görevlilerince sanığın üzerinde tarihi eser niteliği bulunabilecek eşya taşıdığı bilgisi üzerine çalışmalara başlandığı, sanığın aynı gün yakalandığı ve üzerinden çeşitli sayılarda sikke, yüzük, halka, Arapça yazılı kitap gibi eşyalar çıktığı, alınan müze müdürlüğü raporunda ele geçen 72 adet objeden 45 tanesinin 2863 sayılı Kanun kapsamında tescil ve tasnife tabi müzelik değerde eser olduğu, 5 adet eserin Osmanlı Döneminin sok altı padişah devrine ait olup tescile tabi olmaksızın yurt içinde alım satımının serbest olduğu, 2 adet sikke ve 2 adet haçın sahte olduğu, 17 adet metal objenin ise 2863 sayılı Yasa kapsamı dışında olup korunması gerekli eser olmadığı tespit edilmesi üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, sanığın aşamalarda alınan beyanlarında suça konu eserlerin bir yıldır Karasu Sahil'de gezerken bulduğu eserler olduğunu, kendisinin daha önceden de bu şekilde eser bulup müzeye teslim ettiğini, yakalandığı gün de bulmuş olduğu eserleri müzeye teslim etmek amacıyla Sakarya'ya geldiğini ve öğle mesaisinin bitmesini beklediğini, suç işleme kastının olmadığını beyan etmesi ve dosya arasına daha önce müze müdürlüğüne teslim ettiği eserlere ilişkin eski eser emanet makbuzu ve taşınır kültür varlıklarına ilişkin taşınır geçici alındısı ibraz etmesi karşısında; sanığın, 2863 sayılı Kanunun 67/2 maddesinde düzenlenen “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunun oluşması için gerekli, bildirimi yapılmamış kültür varlığının ticaret kastı ile “satışa arz edilmesi”, “satılması”, “verilmesi”, “satın alınması” ve “kabul edilmesi” eylemlerini gerçekleştirdiğine ve üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, şüpheden uzak, kesin delil mevcut olmadığı ancak eyleminin, 2863 sayılı Kanunun 67/1. maddesinde düzenlenen “haber verme sorumluluğuna aykırılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile aynı Kanunun 67/2.maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı görülmüştür.
Kabule göre de;
1.2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık nedeniyle uygulanacak cezai yaptırımın kanun maddesinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası olarak düzenlenmiş olmasına rağmen sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmeyerek eksik ceza tayini,
2.5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesine göre cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirleneceği ancak bu sürenin alt sınırının, mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağı düzenlemesine rağmen sanık hakkında mahkum olunan ceza süresinden az olacak şekilde denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
3.Anayasa Mahkemesinin, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
4.Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olmasına rağmen kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2015/396 Esas, 2015/1563 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:51:19