Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1648

Karar No

2023/5229

Karar Tarihi

29 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/612 E., 2016/324 K.

SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma

HÜKÜM: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli 2015/612 Esas 2016/324 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ( e) , (a) bendleri uyarınca beraat kararı verilmiştir.

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.03.2021 havale tarihli ve 2016/188350 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile 18.Ceza Dairesine tevdi olunmuştur.

  3. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.02.2023 tarihli 2021/17243 esas 2023/2163 karar sayılı kararı ile dosyanın 12. Ceza Dairesine devredilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;

Sanıkların, yetkisiz ve hukuka aykırı şekilde kendilerine borcu olduğundan bahisle katılanın elektriğini kestikleri ve elektrik sayacının bulunduğu demir kapıyı kilitlediklerini, bunun tanıkların beyanlarıyla sabit olduğunu, ısrar unsurunun dosyada mevcut olduğunu, 1 yıl boyunca hukuka aykırı bu durumun devam ettiğini, tarafların baştan beri aralarında husumet olduğunu, ayrıca kendilerini aynı vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Yerel Mahkemenin Kabulü;

"Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; her ne kadar sanıklar hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kamu davası açılmış ise de, sanıkların müteahhit olup katılan ...'in babasının arsasına kat karşılığı inşaat yaptıkları, katılanın da söz konusu sitede babasına ait dairede oturduğu sabit olup, söz konusu binanın iskanı alınıncaya kadar şantiye elektriği kullanılarak ihtiyaçlarının giderildiği, daha sonra katılanın 03/02/2015 tarihinde abonelik başvurusu için Epsaş'a başvurduğu, katılanın 04/02/2015 tarihinde konutundaki elektriğin sanıklar tarafından kesildiğinden bahisle şikayetçi olmuş ve yapılan yargılama sonunda sanıkların istikrarlı şekilde suçlamaları kabul etmedikleri, katılanın bizzat olayın tanığı olmadığı, dinlenen tanık beyanlarında ise sanıkların söz konusu eylemi bizzat yaptıklarına ilişkin herhangi görgü ve bilgilerinin olmaması dikkate alındığında, sanıkların söz konusu eylemi işlediklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delil elde edilemediği gibi velev ki sözz konusu eylem sanıklar tarafından gerçekleştirilse bile, sanıkların üzerine atılı suç yönünden suçun oluşabilmesi için ısrar şartının suçun maddi unsuru olduğu ve buna ilişkin yine sanıkların elektriği ısrarlı bir şekilde kestiklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delil olmaması, yine bir defa elektriğin kesilmesi ile de söz konusu suçun oluşamayacağı dikkate alınarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklindedir.

  1. Sanık ...'ün savunması "Daha önce verdiğim ifademi tekrar ederim. Ben şahısla hiç yüz yüze gelmedim. Ben kendisinin hiç bir şekilde elektriğini kesmedim, kesme yönünde bir talimat vermedim. 675 TL ekeltrik borcu bize ait olan bir borç değildir, ortak kullanıma ait olan bir borçtur. Bu nedenle suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim. Hakkımda mahkumiyet hükmü kurulması halinde verilecek kararda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ederim, dedi." şeklindedir.

  2. Sanık ...'ün savunması "Daha önce C. Savcılığında verdiğim ifademi tekrar ederim. Üzerime artılı suçlamayı kabul etmiyorum. Kimsenin elektriğini kesmedim. Kesilmesi için kimseye talimat vermedim. Beraatimi talep ederim. Hakkımda mahkumiyet hükmü kurulması halinde verilecek kararda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ederim, dedi." " şeklindedir.

  3. Sanık ...'ün savunması "Daha önce verdiğim ifademi tekrar ediyorum. Değiştirip ekleyeceğim bir husus yoktur. Ben de suçlamaları kabul etmiyorum. Ben hiç kimsenin elektriğini kesmedim, kesilmesi yönünde bir talimatım yoktur. Beraatimi isterim. Hakkımda mahkumiyet hükmü kurulması halinde verilecek kararda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ederim, dedi." şeklindedir.

  4. Tanık ...'ın beyanı "ben sanıkların müştekinin elektriğini kestiğini veya kestirdiğini görmedim. Ben sanıkların inşaatında şantiyede gece bekçisi olarak görev yaparım. Sitenin ismi Nupelda 4 sitesidir. Bazı site sakinleri site tamamlanmadan siteye gelip oturdular, şantiyenin elektriğinden süzme saatle elektrik kullandılar. Doğan Doğaner'in bu şekilde elektrik kullandığını bilmiyorum. Söz konusu sitede ...'in dairesi vardır. Kendisi elektriksiz bir şekilde oturdu. Kendisi süzme saatten elektrik kullanmadı. ...'in asansör kullanımından dolayı ortak kullanıma ilişkin borcu vardı. Hatta ben istedim beni tehdit etti. Ne kadar borcu olduğunu meblağ olarak bilmiyorum. Ben sanıkların müştekinin elektriğini kesme olayı ile ilgili herhangi bir görgüm bilgim yoktur. Sitenin enerji odası kilitlidir. Anahtarlardan birisi bendedir, diğeri de yöneticidedir dedi.

Hazırlık aşamasında alınan beyanı okundu. Çelişki olduğu görüldü. Soruldu: Benim karakolda verdiğim ifadem daha doğrudur. Şu andaki ifadem yanlış olmuştur dedi." şeklindedir.

  1. Tanık ...'nun beyanı "Ben Nupelda 4 sitesinde oturmaktayım. Ben söz konusu siteye 2014 yılında taşındım. Taşındıktan sonra 2015 yılının Ocak ayında da resmi olarak yöneticilik yaptım. Öncesinde gayrıresmi yöneticilik yaptım. Ben siteye geldiğimde ...'in elektiği kesikti. Neden ve kim tarafından kesildiğini bilmiyorum. 6 7 ay kadar iskan alınıncaya kadar... .üzerine kayıtlı şantiye aboneliği var idi ve bunun üzerinden tüm site hem daireler hem ortak alanlar için bu elektrik kullanıldı ancak her bir iiçin süzme saat takıldı. Fatura geldikten sonra herkesin kullandığı elektrik hesaplanıp kullananlara bildirildi. ...'in 600 700 TL gibi ortak kullanımdan kaynaklı borcu vardı, bunu bana ... söyledi. Ben bunu ...'e ilettim. Borcu bana ... ödemedi. Bundan sonra elektriğinin kesilip kesilmediği konusunda bir bilgim yoktur. Abonelik yapıldıktan sonra da elektrikler açıldı. Sanıkların ...'in elektiğini kesip kesmedikleri konusunda herhangi bir bilgim yoktur. Ben resmen yönetici olduktan sonra sayaçların bulunduğu kısmın anahtarı bendeydi. Bir tanesi de müteahhitteydi. Abonelik işlemi yapıldıktan sonra ...'in elektriği kesilmedi. O dönemde de ...'in bana elektriğin açılması hususunda bir müracaatı olmadı. Ben siteye geldiğimde ..., abisi ve yine bir akrabalarının daire içi elektriği kesikti. Ben siteye 2014 yılının 8. veya 9. ayında geldim. Abonelik yapılıncaya kadar da elektrikleri kesik kaldı. Abonelik yapıldıktan sonra elektrik kesilmedi. Daha evveliyatını bilmiyorum. Elektik abonesi yapıldığıu ve elektriğin açıldığı gün sanıklardan Necmettin'in kardeşinin düğünü vardı. Kendisi ile telefon görüşmesi yaptık. Aboneliklerin yapıldığını, elektirklerin açıldığını söyledim dedi." şeklindedir.

  2. Katılan ...'in beyanı "Karakolda verdiğim ifademi tekrar ederim. Değiştireceğim ekleyeceğim herhangi bir husus yoktur. Babam kat karşılığı sanıklara gayrımenkulü vermiştir. Bunun üzerine sanıklar bina yaptırmışlardır. Yapılan sitede bir daire babama aittir ancak ben oturmaktayım. Aboneliğini kendi adıma yaptırdım. Abonesiz hiç kullanmadım. Benim dairemin elektriğini sanıklar kesmektedirler. Neden kestikleri hususunda herhangi bir bilgim yoktur. Benim herhangi bir kimseye elektrik borcum da yoktur. Şikayetçiyim. Sanıkların cezalandırılmasını talep ederim. Aynı sitede abim ... de oturmaktadır. Bir müddet elektriksiz olarak kullandı. Ben abonesiz hiçbir şekilde kullanmadım. Ben Tedaş'a abonelik yaptırdım, yaptırdığım gün sanıklar elektriği kestiler. Ben söz konusu daireye eşyalarımı koydum, 1 yıl kadar eşyalarım durdu ancak fiilen oturmadım, kayınbabamda kaldım. Arada sırada gelip eşyaları kontrol ettim. Ortak kullanımdan dolayı bana elektik borcu bilgisi verilmedi. Benim elektriğim kesildiğinde sanıkları aradım. Bana telefonda elektriğini biz kestik, istediğimize elektik veririz, istediğimize vermeyiz dediler. Bizzat elektiği kestiklerini görmedim. Ben bu konuşmayı ... ile yaptım. Sitenin herhangi bir yöneticisi yoktu ancak İbrahim isimli bir görevli vardı. Söz konusu sitede dairelerin sayaçlarının bulunduğu yer kilit altındadır ve kilit sadece sanıklardadır. Başka kimsede yoktur dedi." şeklindedir.

IV. GEREKÇE

Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.

Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

  1. 5271 sayılı TCK'nn 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.

Sanıkların müteahhit olup katılan ...'in babasının arsasına kat karşılığı inşaat yaptıkları, katılanın da söz konusu sitede babasına ait dairede oturduğu, söz konusu binanın iskanı alınıncaya kadar şantiye elektriği kullanılarak ihtiyaçlarının giderildiği, ancak katılanın abonelik öncesi hiç elektrik kullanmadığını beyan ettiği, daha sonra katılanın 03.02.2015 tarihinde abonelik başvurusu için Epsaş'a başvurduğu, katılanın 04.02.2015 tarihinde konutundaki elektriğin sanıklar tarafından kesildiğinden bahisle şikayetçi olduğu olayda mahkemece, sanıkların istikrarlı şekilde suçlamaları kabul etmedikleri, katılanın bizzat olayın tanığı olmadığı, dinlenen tanık beyanlarında ise sanıkların söz konusu eylemi bizzat yaptıklarına ilişkin herhangi görgü ve bilgilerinin olmaması dikkate alındığında, sanıkların söz konusu eylemi işlediklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut delil elde edilemediği gibi söz konusu eylem sanıklar tarafından gerçekleştirilse bile, sanıkların üzerine atılı suç yönünden suçun oluşabilmesi için ısrar şartının suçun maddi unsuru olduğu ve buna ilişkin yine sanıkların elektriği ısrarlı bir şekilde kestiklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delil olmaması, yine bir defa elektriğin kesilmesi ile de söz konusu suçun oluşamayacağı dikkate alınarak beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiş olup katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.03.2019 tarihli ve 2019/4 6 Esas 2019/214 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin vekâlet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak davacı veya sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyası adedini ele almakta ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunmaktadır. Buna göre ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün olmadığı ve sanıklara sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün bulunmadığı gözetildiğinde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince beraat eden sanıklar ... ve ... kendilerini yargılama aynı vekille temsil ettirdiklerinden mahkemece tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli 2015/612 Esas 2016/324 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısımdan ''ayrı ayrı" ibaresinin çıkarılmasına karar verilmek suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardüzeltilerekhukukîtemyiztevdiinesüreçv.olgularsükununuonanmasınasebeplerigerekçevehuzurbozulmasınakişilerinbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:52:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim