Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3965
2023/5176
28 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/665 E., 2022/933 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2014/222 Esas, 2015/964 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2014/222 Esas, 2015/964 Karar sayılı kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 23.06.2022 tarihli ve 2020/4203 Esas, 2022/5042 Karar sayılı kararı ile sanığın asli kusuruyla bilinçli taksirle kazaya sebebiyet verdiğinden bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraatine hükmedilmesinin hukuka aykırı olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/665 Esas, 2022/933 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince neticeten 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.04.2023 tarihli ve 2023/26419 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, eksik inceleme sonucu hüküm kurulmasının ve sorumluluğu bulunmayan müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkemece ''Katılanlar ve sanıkların aşamalarda alınan beyanları, sanıkların nüfus kayıt örnekleri ve adli sicil kayıtları, olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağı, müteveffa ...'a ait Adli Tıp Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 12/11/2013 tarihli otopsi raporu, olay yeri inceleme raporu, bilirkişi raporları ile dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin tetkik edilip değerlendirilmesi neticesinde,
Sanık ...'nin sahibi ve yetkilisi olduğu .... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketinin Ankara Yenimahalle 60649 ada 1 parselde bulunan taşınmazda konut projesi olduğu, projenin elektrik tesisatı için .... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile sözleşme yapıldığı, müteveffa ...'ın taşeron firmanın işçisi olduğu, 25/05/2013 günü maktulün dengesini kaybederek yaklaşık 27 metre yükseklikten zemine düştüğü, düşme sonucu genel beden travmasına bağlı iskelet sistemi kemik kırıkları, karakterli iç organ harabiyeti ile iç kanama ve hematomyeli sonucu vefat ettiği olayda;
Her ne kadar...Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin sahibi ve yetkilisi sanık ... ise de, oğlu olan ...'un, gerek soruşturma aşamasında alınan beyanı, gerek 10/08/2012 tarihli sözleşmeyi imzalaması gerekse sanık ...'nin ifadeleri karşısında anılan şirketin işlerini fiilen yürüttüğü ve bu nedenle de iş güvenliği tedbirlerini alıp uygulamakla yükümlü olduğu anlaşılmıştır. Ancak sanığın çalışanlarına eğitim aldırmaksızın, sağlık taramasından geçilmelerini sağlamaksızın, koruyucu tertibat temin etmeksizin, yüksekte çalışma esnasında düşmeyi önleyici tedbirleri almaksızın işçi çalıştırdığı ve meydana gelen müteveffanın ölümü ile sonuçlanan iş kazasında asli kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu kabul doğrultusunda sanık ... hakkında TCK’nın 85/1.maddesi gereğince olayın ve ölümün meydana gelmesindeki kusurlu hareketlerinin sayısı ve etkisine göre alt sınırdan temel ceza tayin edilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre olayın meydana geldiği yapı işyerinin tehlikeli sınıfta yer aldığı, Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılması Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelikte genç işçilerin çalıştırılacağı iş kolları belirtildiği, bu işler arasında yapı işlerinin bulunmadığı dolayısıyla anılan mevzuat hükümleri kapsamında henüz 18 yaşını doldurmayan ve genç işçi kategorisinde yer alan ...'ın yapı işlerinde çalışmasının yasak olduğu, ayrıca Tehlikeli ve Çok tehlikeli İşlerde Çalıştırılacakların Mesleki Eğitimlerine dair Yönetmelikte de yapı işlerinde çalışacakların mesleki eğitim almalarının zorunlu olduğu düzenlemelerine yer verilmesine karşın taşeron firma sorumlusu sanık ... tarafından ölenin, yapı işlerinde eğitim alınmasını sağlamaksızın ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını temin etmeksizin çalıştırıldığının anlaşılması karşısında sanığın eylemi bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından öngörülen cezasında TCK'nın 22/3.maddesi gereğince artırım yapılmıştır.
Her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında taksirle ölümüne neden olma suçunu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de;
Sanık ...'nin şirketi adına üstlendiği konut projesi inşaatında, işinde ehil mimarlık yapan Emrah Biroğlu'nu şantiye şefi olarak atadığı, bu sayede iş güvenliğine ilişkin sorumluluğu devrettiği ve görevlendirdiği şantiye şefi tarafından kendisine iş sağlığı güvenliği tedbirlerine dair eksik görülen hususlar hakkında yapılmış bir bildirimin dosyada mevcut olmadığı gözetildiğinde, meydana gelen iş kazasında sanığın kusurunun bulunmadığı ve taksirli hareketinin olmadığı anlaşıldığından beraatine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Sanık ...'un her ne kadar ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin sahibi ve yetkilisi olsa da, şirketin işlerinin fiilen oğlu sanık ... tarafından yürütüldüğü, iş güvenliği tedbirlerini alıp uygulamakla yükümlünün sanık ... olduğu, sanığa işi yürüten tarafından iş sağlığı güvenliği tedbirlerine dair eksik görülen hususlar hakkında yapılmış bir bildirimin de dosyada mevcut olmadığı gözetildiğinde, meydana gelen iş kazasında sanığın kusurunun bulunmadığı ve taksirli hareketinin olmadığı anlaşıldığından beraatine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.''
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketinin işveren, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin taşeron konumunda bulunduğu, Türeli Golf Park'ın kabası tamamlanmış 14 katlı konut projesi inşaatında, elektrik tesisat imalatı, montaj malz ve montaj işçiliği yapılması hususunda tarafların anlaştığı ve sanığın da taraf olarak imzasının bulunduğu dosyada mevcut sözleşmede iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüm tedbirlerin alınmasından taşeron firmanın sorumlu tutulduğu anlaşılmıştır.
3.Kolluk görevlilerince tutulan olay yeri inceleme raporu ve olay yeri krokisi dosyada yer almaktadır.
4.Sanık yargılama aşamasında doğruladığı 25.05.2013 tarihli kolluk huzurundaki savunmasında, ... inşaat elektrik firmasına ait iş yerinde çalıştığını, iş yeri babasına ait olsa da işlerle birebir kendisinin ilgilendiğini, ölenin 4 gündür kendi firmalarında çalıştığını, olay günü kendisinin de iş yerinde bulunduğunu, marketten sigara alıp döndükten sonra Barış'ı göremeyince ...'a nerede olduğunu sorduğunu, ...'ın malzeme almaya gittiğini ancak yaklaşık 30 dakikadır gelmediğini, aşağı seslendiğini, cevap gelmeyince bodrum katına kadar indiğini ve Barış'ı yerde yatar vaziyette gördüğünü ileri sürmüştür.
5.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan 25.12.2013 tarihli üç iş güvenliği uzmanı bilirkişiden oluşan heyet tarafından tanzim edilen raporda, şaft boşluklarının kapatılmadığı, çevresinin aydınlatılmadığı, uyarı levhalarının bulundurulmadığı, eğitim verilmesinin sağlanmadığı, kişisel koruyucu donanım temin edilmediği gözetildiğinde taşeron firma yetkililerinin asli derecede kusurlu olduğu saptanmıştır.
6.Ankara Morg İhtisas Dairesi 12.11.2013 tarihli otopsi raporunda,
''...
- Çocuğun ölümünün künt genel beden travmasına bağlı iskelet sistemi kemik kırıkları ile karakterli iç organ (kalp, akciğer, dalak, karaciğer) harabiyeti, iç kanama ve hematomyeli sonucu meydana gelmiş olduğu
...''
Denilmektedir.
7.Temyiz dışı diğer bir sanık ... Cumhuriyet savcısı huzurunda verdiği 24.02.2014 tarihli ifadesinde, ''.... ise taşeron firmanın sorumlusudur'' demiştir.
8.Mahkemece dosyaya kazandırılan 19.01.2015 tarihli iki inşaat mühendisi ve bir makine mühendisi üç kişiden oluşan bilirkişi heyetince, eğitim verilmediği, risk analizi yaptırılmadığı, kişisel koruyucu donanım kullanımının denetlenmediği, şaft boşluklarının kapatılmadığı gözetildiğinde alt işveren sorumlusu ...'un olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, sanığın ise işverenin işçisi konumunda olduğundan herhangi bir yetkisi ya da sorumluluğu bulunmadığından kusursuz olduğu değerlendirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1..... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketinin işveren, . ... Sanayi Ticaret Limited Şirketinin taşeron konumunda bulunduğu, Türeli Golf Park'ın kabası tamamlanmış 14 katlı konut projesi inşaatında, elektrik tesisat imalatı, montaj malz ve montaj işçiliği yapılması hususunda tarafların anlaştığı sözleşme gereği, elektrik tesisatı işleri yürütülmekteyken, taşeron firmanın sigortalı elemanı, elektrik işlerinde çırak olarak çalışan 01.01.1996 doğumlu ...'ın 8.kat şaft boşluğundan aşağı düşmesi sonucu ölümüyle sonuçlanan olayda;
Sanığın olaydan sonra, sıcağı sıcağına alınan soruşturma beyanında, resmiyette babasının sorumlu olduğu taşeron firmanın işleriyle birebir kendisinin ilgilendiğini belirttiği, anılan işe konu sözleşmede babası ile birlikte kendisinin de imzasının bulunduğu, işveren firma yetkilisi sanık ...'nin beyanında sanık ...'un taşeron firma yetkilisi olduğunu bildirdiği hususları birlikte gözetildiğinde işi fillen sanığın yürüttüğü, dolayısıyla firması adına 10.08.2012 tarihli sözleşme ile iş sağlığı güvenliği tedbirleri konusunda sorumluluğu yüklendiği buna karşın çalışanlarına eğitim aldırmaksızın, sağlık taramasından geçilmelerini sağlamaksızın, koruyucu tertibat temin etmeksizin, yüksekte çalışma esnasında düşmeyi önleyici tedbirleri almaksızın çalıştırarak, asli kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı,
Olay tarihinde yürürlükte bulunan İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre olayın meydana geldiği yapı işyerinin tehlikeli sınıfta yer aldığı, Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılması Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelikte genç işçilerin çalıştırılacağı iş kolları belirtildiği, bu işler arasında yapı işlerinin bulunmadığı dolayısıyla anılan mevzuat hükümleri kapsamında henüz 18 yaşını doldurmayan ve genç işçi kategorisinde yer alan ...'ın yapı işlerinde çalışmasının yasak olduğu, ayrıca Tehlikeli ve Çok tehlikeli İşlerde Çalıştırılacakların Mesleki Eğitimlerine dair Yönetmelikte de yapı işlerinde çalışacakların mesleki eğitim almalarının zorunlu olduğu düzenlemelerine yer verilmesine karşın taşeron firma sorumlusu sanık tarafından ölenin, yapı işlerinde eğitim alınmasını sağlamaksızın ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasını temin etmeksizin çalıştırıldığının anlaşılması karşısında koşulları oluşan bilinçli taksir hükümlerinin uygulandığı mahkeme kararında isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/665 Esas, 2022/933 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:53:57