Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2105
2023/5161
28 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/205 E., 2021/329 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2012 tarihli ve 2011/527 Esas, 2012/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirilmesine karar verilmiştir.
2.Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2012 tarihli ve 2011/527 Esas, 2012/94 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24.04.2014 tarihli 2013/11370 Esas, 2014/9944 Karar sayılı kararı ile;
''Sanığın Büyükşehir Belediyesi Makine İkmal Bakım Onarım Daire Başkanlığının 16.09.2009 tarihli yazısı içeriğine göre olayın meydana geldiği tamirhanenin sorumlusu olduğu, olay günü tamir atölyesinde ustabaşı olarak çalışan ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ...'ın yönetimindeki otobüsü tamir için olay yeri olan tamirhaneye geri geri sokarken aracının açık olan sağ kapısı ve ayna kısmı ile tamirhanenin kapısına çarpması sonucu demir kapının yerinden çıkarak o esnada kaynak yapmakta olan 1985 doğumlu işçinin üzerine düşmesi sonucu işçinin öldüğü olayda, tamirhane sorumlusu sanık hakkında açılan davaya ilişkin hükümle birlikte, otobüsteki fren tertibatının söktürüldüğünü diğer çalışanlara haber vermeyen ve iş yerinde posta başı olarak görev yapan ... hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olduğu anlaşılmakla; öncelikle ... hakkında dava açılmış ise dava dosyasının bu davayla birleştirilmesi, dava açılmamış ise açılması sağlanıp dava dosyası birleştirilerek sanıkların kusur durumlarının net bir şekilde tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının'' kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
-
Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/205 Esas, 2021/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.04.2022 tarihli ve 2022/18198 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
Sanığın kusuru ve sorumluluğu bulunmadığına, sanığın motordan sorumlu teknik personel olduğuna ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkeme gerekçesinde;
''Olay tarihinde Kayseri Büyükşehir Belediyesi tamirhanesindeki tamir ve bakım atölyelerinde ... plakalı belediye otobüsünü hakkında Kayseri 3. Asliye ceza Mahkemesinin 2009/48 esas, 2010/951 karar sayılı ilamıyla taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ve bu karar kesinleşen ... isimli şahsın bakım, onarım ve tamir için makas atölyesine götürdüğü sırada atölye kapısının tam açık olmaması nedeniyle durmak istediği ancak otobüsün fren tertibatının olay öncesi sökülmüş olması nedeniyle duramayarak atölye girişinde bulunan hangar kapısına çarptığı ve kanatlı kapının atölye içinde kaynak işi yapan müteveffanın üzerine devrilmesi nedeniyle müteveffanın hayatını kaybettiği, olayın oluşumunun bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmış olup, her ne kadar sanık ... üzerine atılı suçu işlemediğini, kazanın meydana geldiği birimin sorumlusu olmadığını, kusurunun olmadığını savunmuş ise de; gerek kendisinin ilk ifadesinde şef olduğunu ikrar etmesi gerekse müşteki, tanıklar ile diğer sanığın ifadelerinde atölye sorumlusu olarak sanık ...'ın isminin verilmesi, garaj defterinde atölye sorumlusu olarak imza atmış olması, Kayseri Büyükşehir Belediyesinin 16/09/2009 tarihli cevabi yazıları dikkate alındığında iş yeri sorumlusunun sanık ... olduğunun anlaşılması karşısında sorumlu olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmemiş, sanığın olay sırasında iş veren vekili olduğu, bu itibarla özellikle Kayseri Büyükşehir belediyesinin makine ikmal bakım ve onarım daire başkanlığı kuruluş, görev ve sorumluluk ve çalışma esaslarının düzenlenmesine ilişkin yönetmeliği ile kendisine bünyesindeki işçilere iş eğitimi vermesi gerektiği halde vermediği, araçların bakım ve onarımlarını periyodik olarak yapılmasını takip etmediği, araçların bakım ve onarım sicilini tutarak bunları arşivlemediği gibi garaj defterini imza etmesine rağmen kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın fren tertibatının söküldüğünü hatırlamaması, kendi ifadesine göre kazaya sebebiyet veren aracı süren ... ile birlikte iki adet ... almaya gittikleri, ...'ın kazaya karışan aracı kullandığı, kendisinin ise başka bir aracı hareket ettirdiğini beyan etmesi, atölye bünyesinde bulunan birimler arasında diyaloğun sağlanmasını ve buna bağlı olarak da iş akışının hızlanmasını temin etmediği ve gerekli koordinasyonu sağlamadığı, bu şekilde olayın oluşumunda kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Sanık ...'nün işlediği sabit görülen taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, sanığın kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum edilmemiş oluşu, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışı göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemece olumlu kanaat oluşması ve katılanın bu sanık yönünden herhangi bir şikayet ve talebinin bulunmayışı dikkate alınarak sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 27.08.2020 tarihinde Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen suçu işlediği ve mahkemece cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın 04.03.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, mahkememizce sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' denilmiştir.
2.Sanık ... savunmasında:"Ben bu konuda daha önce mahkemede ifade verdim o ifadem doğrudur ben motor teknikeri olarak çalışıyorum, elemanların yönlendirilmesi veya çalıştırılması ile ilgili olarak herhangi bir sorumluluğum yok ayrıca iş güvenliği ve işçi sağlığı konusunda bize eğitim verilmedi, dava konusu olayda bir sorumluğum yoktur, yargıtay bozma ilamına bir diyeceğim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ... Yargıtay bozma ilamı öncesi savunmasında:"Müsnet suçu kabul etmiyorum. Benim atölyede sorumluluğum yoktur. Bana yazılı veya sözlü olarak bir görev bildirilmedi. Zaten 18/02/2008 tarihinde sözleşmeli memur olarak işe başladım. Teknik personel olarak iş yapıyordum. Atölyede belediyeye ait otobüslerin tamir ve bakımı yapılırdı bende teknik personel olarak çalışıyordum. Hiyerarşik düzen şöyledir: bakım onarım şube müdürü olarak ... görev yapar onun üstünde daire başkanı görev yapar, atölye şefi, formen ve posta başları çalışır. Bana atölye sorumlusu olduğuma dair sözlü veya yazılı talimat verilmemişti 6 aydır çalışmakta idim. Otobüslerle ilgili projeler üretmekle görevlendirilmiştim ." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3.Katılan beyanında: "Ben sanık ... hakkında şikayetçi değilim bu olayda kusurlu olmadığını düşünüyorum asıl kusurlu kişinin otobüsün fren tertibatını söken ... olması gerekir ben fren tiertibatını bu kişinin söküp sökmediğini de bilmiyorum ancak öyle olduğu söyleniyor ben 97 yılında büyükşehir belediyesine girdim 2003 yılından beri de makina ikmal daire başkanlığında şube müdürü olarak görev yapıyorum. Oğlumda kaza olan birimde 4 yıldır par temizlik ltd.şti.nin elemanı olarak çalışıyordu temizlik elemanı olarak alınmıştı ancak oğlum kaynakçıydı ve kaynak yaparken işinin başında öldü. Sanık atölyede 6 aydır çalışıyordu ondan önce atölye şube müdürü bir makina mühendisi vardı emekli oldu o emekli olduktan sonra ... başka bir birimde şube müdürü olarak görevli olmasına rağmen ikinci bir görev olarak atölye şube müdürlüğü ile görevlendirildi. Ancak bu kişi asıl görevli olduğu bölüm otobüs işletmesi daha yoğun olduğu için orada duruyordu. ... ile sanık arasındaki yazılı sözlü anlaşma nasıl oldu bilmiyorum. Sanık oğlumun öldüğü tarihte atölyeden sorumlu idi halende görevi devam ediyor. Ben kadere inandığım için hiç bir aşamada davalara müdahil olmadım kamu ne gerekiyorsa yapsın diye düşündüm. Ancak sanık il idare kurulunda ifade verirken oğluma öyle bir görev verilmediğini söylemesi gücüme gitti benim oğlum görevinin başında kaynak yaparken öldü. Bu görevi de kendisine atölye sorumlusu verir ." şeklinde beyanda bulunmuştur.
4.Tanık ...; "Olayı görmedim. Ben o tarihte motor bölümünün usta başıydım. Sanık ...'te hafif şase bölümünün usta başıydı. Kazaya karışan ... hurdaya ayrılmış bir araçtı. Yani çalışmıyordu. Biz de diğer çalışan araçlar için lazım olan parçaları bu araçlardan söküyorduk, kullanıyorduk, bu çalışmayan araçların üzerinde üzerinde herhangi bir ikaz levhası bulunmazdı. Zaten atölyede çalışan ustabaşı ve işçiler bu otobüslerin çalışmadığını bilirlerdi. ... boyacı ustabaşılığından atölye ustabaşılığına getirilmişti. Onunda aracın çalışmadığını bilmesi gerekirdi. aracın hava tahliye sistemini sanık kendi birimindeki işçilere söktürmüş. Arızalı araçlardan parça sökülürken parçayı söken bölümün usta başı muhakkak atölye ustabaşından veya o andaki sorumlu kim varsa ondan izin alır. Uygulama bu şekildeydi ." şeklinde beyanda bulunmuştur.
5.Tanık ...; "Ben olay tarihinde kaportahanenin posta başıydım. Olayı görmedim. Sadece duydum. Dava konusu ... ağır hasarlı araçlardandı. Söz konusu ağır hasarlı araçlardan parça lazım olduğu zaman bu araçlardan alıp diğer çalışan araçlara takılırdı. Söz konusu ... hurdaya ayrılmıştı. Bu araçların parçalarının olmadığı ve çalışmadığı konusunda araçların üzerine herhangi bir ikaz levhası asılmazdı. Ben aracı kullanan ...'ın aracın çalışmadığını bilmesi lazımdı çünkü hurdaya ayrılmış bir araçtı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
6.Tanık ...; "Ben olay tarihinde Büyükşehir belediyesinde oto elektiricisi olarak çalışıyordum. Ben bu olayı görmedim sadece duydum. Belediye otobüslerinden ağır hasarlı olanları hangarın bir bölümüne çekilip bu araçlar orada bekletilirdi. Diğer çalışan araçlar için her hangi bir parça lazım olduğu zaman çalışmayan hasarlı araçlardan parça söküp başka araca takardık. Kazaya karışan otobüste ağır hasarlı araçlardandı. Aracın şasesi ve makası kırıktı o yüzden çalışmıyordu. Ağır hasarlı araçlarda belli bir süre sonra bakıma alınıp tekrar çalışır hale getiriliyordu. Otobüsü olay günü kullanan ... atölyede Ustabaşıydı ve söz konusu aracında ağır hasarlı olduğunu biliyordu. Zaten araçta o bölümden çıkmıştı. Ben 24 yıl belediyede çalıştım bu süre zarfında ağır hasarlı olan araçlar bölümünde duran araçların hasarlı olduğunu gösteren herhangi bir levha aracın üzerine bırakılmazdı, böyle bir uygulama yoktu. Ayrıca parçası olmayan ağır hasarlı araçlardan parça bulunmadığı sanık tarafından bir arıza not defterine kayıt edilmiştir. Bu kayıt edilen defter de sanık tarafından amirlere bildiriliyordu. Bu olayda da bu otobüsle ilgili yine gerekli bildirim yapılmıştı. Amirler de bu defteri imzalıyorlardı ." şeklinde beyanda bulunmuştur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
7.Sanık hakkında 4483 sayılı yasaya uygun olarak soruşturma izni talep edildiği, Valilik Makamınca soruşturma izni verilmemesine dair karar verilmesi üzerine, bu karara karşın Bölge İdare Mahkemesine yapılan itiraz üzerine şüpheli hakkında soruşturma izni verilmesine dair karar alınarak kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
8.Bozma sonrası İstanbul Teknik Üniversitesi'nden alınan 05.01.2016 tarihli 3 kişilik heyet raporunda;
'Sanığın olay sırasında iş veren vekili olduğu, Kayseri Büyükşehir belediyesinin makine ikmal bakım ve onarım daire başkanlığı kuruluş, görev ve sorumluluk ve çalışma esaslarının düzenlenmesine ilişkin yönetmeliği ile kendisine bünyesindeki işçilere iş eğitimi vermesi gerektiği halde vermediği, araçların bakım ve onarımlarını periyodik olarak yapılmasını takip etmediği, araçların bakım ve onarım sicilini tutarak bunları arşivlemediği gibi garaj defterini imza etmesine rağmen kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın fren tertibatının söküldüğünü hatırlamaması, kendi ifadesine göre kazaya sebebiyet veren aracı süren ... ile birlikte iki adet ... almaya gittikleri, ...'ın kazaya karışan aracı kullandığı, kendisinin ise başka bir aracı hareket ettirdiğini beyan etmesi, atölye bünyesinde bulunan birimler arasında diyaloğun sağlanmasını ve buna bağlı olarak da iş akışının hızlanmasını temin etmediği ve gerekli koordinasyonu sağlamadığı, bu şekilde olayın oluşumunda açık ihmal ve kusurunun bulunduğun, bu kusurun asli kusur olduğu, ... 'in ise kusursuz olduğu' kanaati bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın Büyükşehir Belediyesi Makine İkmal Bakım Onarım Daire Başkanlığının 16.09.2009 tarihli yazısı içeriğine göre olayın meydana geldiği tamirhanenin sorumlusu olduğu, olay günü tamir atölyesinde ustabaşı olarak çalışan ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ...'ın yönetimindeki otobüsü tamir için olay yeri olan tamirhaneye geri geri sokarken aracının açık olan sağ kapısı ve ayna kısmı ile tamirhanenin kapısına çarpması sonucu demir kapının yerinden çıkarak o esnada kaynak yapmakta olan 1985 doğumlu işçinin üzerine düşmesi sonucu işçinin öldüğü olayda,asli kusurlu sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan hüküm kurularak eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu ve sorumlu olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
-
Sanık hakkında kurulan hükümde, Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2012 tarihli ve 2011/527 Esas, 2012/94 Karar sayılı dosyasındaki ilk hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 1 yıl 8 ay hapis cezasından çevrilen 12.100 TL adli para cezası üzerinden yapılacağının belirtilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/205 Esas, 2021/329 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 3. paragrafından sonra gelmek üzere ''“Bozma kararı öncesi sanık hakkında taksirle öldürme suçundan Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2012 tarihli ve 2011/527 Esas, 2012/94 Karar sayılı dosyasında hükmedilen 1 yıl 8 ay ay hapis cezasından çevrilen 12.100 TL adli para cezasına ilişkin ilk hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 1412 saylı CMUK'un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın 1 yıl 8 ay hapis cezasından çevrilen 12.100 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:53:57