Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/9583

Karar No

2023/5141

Karar Tarihi

27 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacılar vekili 23.05.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilleri ... ve ...'nın kasten yaralama ve hırsızlık suçlarından 26.09.2009 tarihinde gözaltında alındığını, aynı tarihte İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/262 Sorgu sayılı kararı ile tutuklandıklarını, müvekkilerinden ...'nın 4 yıl 12 gün, ...'nın ise 4 yıl 4 ay 22 gün tutuklu kaldığını, yapılan yargılama neticesinde hırsızlık suçundan ayrı ayrı beraat ettiklerini, CMK'nın 141 inci ve devamı maddeleri gereğince tazminat hakkı bulunduğunu belirterek, müvekkilli ... için 50.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi, müvekkili Kenan için 50.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiş, davacılar vekili 09.03.2018 tarihli dilekçesi ile davacı ... için 34.508,47 TL , davacı ... için 23.706,14 TL olarak ıslah ettiğini beyan etmiştir.

2.Davalı vekili 27.10.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3.İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2018 tarihli ve 2017/213 Esas 2018/293 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.11.2019 tarihli ve 2019/1574 Esas 2019/772 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2021 tarihli, davacılar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacılar vekilinin temyiz istemi; davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince; davacıların yaralama suçundan İzmir Hazırlık Bürosunun 26.09.2009 tarih ve 2009/86081 soruşturma sayılı yazılarıyla birlikte tutuklama istemiyle mevcutlu olarak İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildikleri, İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.09.2009 tarih ve 2009/262 numaralı sorgu numaralı dosyası ile davacılar hakkında mağdurlara yönelik hayati tehlike geçirecek şekilde yaralama suçunu işlediklerine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması nedeniyle tutuklama tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, İzmir Sulh Ceza Mahkemesine ait 26.09.2009 tarihli tutuklama müzekkerelerinden de davacılara isnat edilen fiilin yaralama olduğu tespit edildiği, bu haliyle davacılar hırsızlık suçundan ayrı ayrı beraat etmeleri nedeniyle tazminat talebinde bulunmuşlarsa da, esasen haklarında hırsızlık suçu nedeniyle bir koruma tedbirinin uygulanmadığı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2009 tarih ve 2009/54945 esas numaralı iddianamesiyle davacılar ve dava dışı diğer şüpheliler hakkında kasten yaralama ve hırsızlık suçlarından İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/454 esasına kayıtlı davanın açıldığı, mahkemenin 19.03.2010 tarih ve 2009/454 E. 2010/92 K. Sayılı kararının temyizi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği, bozma üzerine dosyanın bu defa mahkemenin 2011/439 esasına kaydedildiği, mahkemece verilen 19.07.2012 tarih ve 2011/439 E. 2012/231 K. sayılı ilamının temyizi üzerine dosyanın yeniden Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay bozması üzerine dosyanın bu defa mahkemenin 2013/489 esasına kaydedildiği, yapılan yargılama sonucunda davacı ... hakkında kasten yaralama suçundan, davacı ... ve diğer sanıklar hakkında mahkumiyet kararının verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 28.12.2015 tarih ve 2015/3081 E. sayılı ilamı ile hükmün bozulduğu, davacı ... hakkındaki kasten yaralama suçunun kesinleştiği, son olarak dosya mahkemenin 2016/24 esasına kaydedildiği ve yapılan yargılama sonucunda davacı ... hakkında kasten yaralama suçundan ceza tayinine gidildiği, hırsızlık suçundan ise davacıların ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşıldığı , davacılar hırsızlık suçu nedeniyle haklarında ayrı ayrı beraat karar verildiğini gerekçe göstererek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlarsa da yukarıda açıkça delilleriyle vurgulandığı üzere davacılar hakkında hırsızlık suçu nedeniyle tutuklama tedbirinin uygulanmadığı, CMK'nın dördüncü kısmının yedinci bölümünde "koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" başlığı altında CMK'nın 141. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi; "Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, kişiler, maddi ve manevi her türlü zararlarını, devletten isteyebilirler." şeklindeki açık hükmü karşısında, davacılar hakkında her ne kadar İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarih ve 2016/24 E. 2016/120 K. sayılı ilamıyla hırsızlık suçundan ayrı ayrı beraat kararı verilmişse de hırsızlık suçunu işlediklerinden bahisle davacılar aleyhine herhangi bir koruma tedbirine başvurulmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar ... ve ...'nın koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerine ilişkin kurulan hüküm yönünden; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden CMK'nın 280/1 a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/24, 2016/120 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, yaralama suçundan davacı ...'ın 26.09.2009 08.10.2013 tarihleri arasında davacı ...'ın ise 26.09.2009 26.12.2013 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacıların üzerilerine atılı hırsızlık suçundan beraatlerine hükmedildiği, beraat hükümlerinin 27.02.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacıların hayati tehlike geçirecek şekilde yaralama suçunu işlediği ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması nedeniyle tutuklanmalarına karar verildiği, tutukluluk müzekkeresinin davacı ... yönünden 26.09.2009 13.08.2010 tarihleri arasında 10 ay 18 gün, 27.10.2010 29.03.2013 tarihleri arasında 2 yıl 5 ay 2 gün ve 15.09.2013 08.10.2013 tarihleri arasında 23 gün, davacı ... yönünden 26.09.2009 26.12.2013 tarihleri 4 yıl 3 ay infaz gördüğü, davacılar hakkında 3 kez adam öldürmeye teşebbüs, hırsızlık, mala zarar verme ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarından dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davacı ...'ın mala zarar verme şikayetçiler ... ve...'a yönelik adam öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı yasaya muhalefet ve hırsızlık beraatine, şikayetçi ...'e yönelik bıçakla yaralama eylemi nedeniyle 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, davacı ...'ın mala zarar verme, hırsızlık, şikayetçi ...'e yönelik eylemi nedeniyle beraatine, 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan 5 ay hapis cezası ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, şikayetçiler ... ve...'a yönelik adam öldürmeye teşebbüs suçundan sonuç ceza olarak 2 kez 7 yıl 6 ay hapis cezası verildiği ve hükümlerin temyiz incelemesinden geçmek suretiyle farklı tarihlerde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacılar vekilinin talebinin hırsızlık suçundan verilen beraat hükümleri nedeniyle haksız tutukluluk nedeniyle tazminat sebebine dayandığı dikkate alınarak ; ilk derece mahkemesince CMK'nın dördüncü kısmının yedinci bölümünde "koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" başlığı altında CMK'nın 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi; "Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, kişiler, maddi ve manevi her türlü zararlarını, devletten isteyebilirler." şeklindeki açık hükmü karşısında, davacılar hakkında her ne kadar İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarih ve 2016/24 Esas 2016/120 Karar sayılı ilamıyla hırsızlık suçundan ayrı ayrı beraat kararı verilmişse de hırsızlık suçunu işlediklerinden bahisle davacılar aleyhine herhangi bir koruma tedbirine başvurulmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle verilen davanın reddine ilişkin karara yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.11.2019 tarihli ve 2019/1574 Esas 2019/772 Karar sayılı kararında davacılar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.11.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîistemininreddiv.tevdiinesüreçonanmasınasebeplerigerekçekonusuesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim