Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10296

Karar No

2023/5136

Karar Tarihi

27 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 03.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2010 tarih 2010/172 Esas ve 2010/297 sayılı ilamı ile 10 yıl 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiğini, hükmün kesinleşmesi üzerine cezanın infazına başlanıldığını, şartla tahliye tarihinin 12.10.2015, bihakkın tahliye tarihinin ise 19.05.2018 olduğunu, davacının cezanın infazı sırasında disiplin suçu işlediği gerekçesiyle hücre cezasına hükmedilmesi üzerine şartlı salıverilme hakkından yararlanamayacağı yönünde cezaevi idaresince karar verildiğini, kanun yoluna bozma yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 30.01.2017 gün ve 2016/2552 2017/160 sayılı kararı ile bahse konu disiplin cezalarının ortadan kaldırıldığını, bunun üzerine de ... 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2017 gün ve 2017/1933 D.İş sayılı kararı ile davacının tahliye edildiğini sonuç olarak ilk şartla tahliye tarihi olan 12.10.2015 tarihinde tahliye olması gerekirken haksız disiplin cezaları sebebi ile 04.12.2017 tarihinde tahliye olduğunu ve 12.10.2015 04.12.2017 tarihleri arasında haksız olarak cezaevinde geçirdiğini belirterek 40.000 TL maddi ve 60.000 TL manevi tazminatın şartla tahliye tarihi olan 12.10.2015 tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.

2.Davalı vekili 24.05.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3.Muş 1.Ağır Ceza Mahkemesinin,09.04.2018 tarihli ve 2018/95 Esas 2018/148 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilmiştir.

4.Patnos Ağır Ceza Mahkemesinin,17.07.2018 tarihli ve 2018/139 Esas 2018/202 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

5.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.07.2020 tarihli ve 2020/382 Esas 2020/1021 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.12.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince; CMK'nın 141. maddesinin "Koruma Tedbirleri "başlığında düzenlendiği, buna göre ancak koruma tedbirlerinin tazminat konusu olabileceği, CMK'nın 141/1.fıkrasında bu durumun "suç soruşturması veya kovuşturması sırasında" şeklinde ifade edildikten sonra madde kapsamına giren hallerin sayıldığı, her ne kadar davacı vekili durumun 141/1 f bendine uyduğunu belirtmiş ise de 141/1 f bendinin "Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan" şeklinde düzenlendiği yani burada da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin tazminata konu olabileceği , oysa davacı hakkında müddetname düzenlendiği ve artık hükümlü olduğu; bu bent kapsamında değerlendirmenin mümkün olmadığı, Yargıtayın da benzer kararlarında "disiplin cezası ve infaza ilişkin hukuka aykırılıkların CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde tahdidi olarak sayılmış bulunan koruma tedbirlerinden olmadığından tazminata konu edilemeyeceğinin belirtildiği, buna göre davacının fazladan yattığı ileri sürülen 26 aylık sürenin tutukluğa ilişkin olmayıp,kesinleşmiş cezasının infazına ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince; yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre ve yargıtay 12. Ceza Dairesinin içtihatlarına göre; hücre cezasının idari bir işlem olduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 141. maddesi kapsamında bulunmadığı, istinaf itirazları yerinde görülmemiş olmakla usul ve yasaya uygun olan hükme karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Davacının İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/172 Esas 2010/297 Karar ceza dava dosyasında, silahlı terör örgütüne üye olma ve patlayıcı madde nakletmek suçlarından yargılandığı, yapılan yargılama üzerine silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, patlayıcı madde nakletmek 4 yıl 2 ay hapis ve 3.125 TL adli para cezasına mahkumiyetine hükmedildiği ve hükümlerin kesinleşmesi üzerine cezanın infazına 05.12.2011 tarihinde başlandığı, davacının cezanın infazı sırasında disiplin suçu işlediği gerekçesiyle hücre cezasına hükmedilmesi üzerine şartlı salıverilme hakkından yararlanamayacağı yönünde cezaevi idaresince karar verildiği, kanun yoluna bozma yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.01.2017 gün ve 2016/2552 2017/160 sayılı kararı ile bahse konu disiplin cezalarının ortadan kaldırıldığı, bunun üzerine de ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2017 gün ve 2017/1933 D.İş sayılı kararı ile davacının tahliye edildiği, davacının ilk şartla tahliye tarihi olan 12.10.2015 tarihinde tahliye olması gerekirken haksız disiplin cezaları sebebi ile 04.12.2017 tarihinde tahliye olduğu ve 12.10.2015 04.12.2017 tarihleri arasında haksız olarak cezaevinde geçirdiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de; disiplin cezası ve infaza ilişkin hukuka aykırılıkların 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerinde tahdidi olarak sayılmış bulunan koruma tedbirlerinden olmadığı anlaşılmakla;

ilk derece mahkemesince, CMK'nın 141. maddesinin "Koruma Tedbirleri" başlığında düzenlendiği, buna göre ancak koruma tedbirlerinin tazminat konusu olabileceği, CMK'nın 141/1.fıkrasında bu durumun "suç soruşturması veya kovuşturması sırasında" şeklinde ifade edildikten sonra madde kapsamına giren hallerin sayıldığı, her ne kadar davacı vekili durumun 141/1 f bendine uyduğunu belirtmiş ise de 141/1 f bendinin "Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan" şeklinde düzenlendiği, gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin tazminata konu olabileceği, oysa davacı hakkında müddetname düzenlendiği ve artık hükümlü olduğu; bu bent kapsamında değerlendirmenin mümkün olmadığı, davacının fazladan yattığı ileri sürülen 26 aylık sürenin tutukluğa ilişkin olmayıp,kesinleşmiş cezasının infazına ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.07.2020 tarihli ve 2020/382 Esas 2020/1021 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Patnos Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.11.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîistemininreddiv.tevdiinesüreçonanmasınasebeplerigerekçekonusuesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim