Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7046
2023/5099
27 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; Davanın niteliğine göre, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 06.09.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/125 esas ve 2018/218 karar sayılı dosyası üzerinden 26/09/2016 30/09/2016 tarihinde gözaltına alındığını, 30/09/2016 tarihinde tutuklandığı ve 27/02/2017 tarihinde adli kontrol ile tahliye edildiğini, bu dosya üzerinden 08/05/2018 tarihinde verilen karar ile beraat ettiğinden bahisle müvekkilinin 5 gün göz altında ve 150 gün tutuklu olarak yargılanması nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararın tazmini için haksız gözaltı tarihi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 12.500,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 12.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2019 tarihli ve 2018/256 Esas, 2019/5 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2019/439 Esas, 2019/294 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Maddi tazminatın davacının son maaşı üzerinden yapılması gerektiğine,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
3.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacı ... hakkında Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nın 2018/125 esas ve 2018/218 karar sayılı dava dosyasının açıldığı, 08/05/2018 tarihinde "yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığından CMK 223/2 e maddesi gereğince sanığın beraatine " karar verildiği, tazminat isteme hakkının bulunduğunun bildirildiği, istinaf edilmeyen hükmün 23.05.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının müsned suçla ilgili olarak 26/09/2016 30/09/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 30/09/2016 tarihinde tutuklandığı ve 27/02/2017 tarihinde adli kontrol altına alınarak serbest bırakıldığı, 06.09.2018 havale tarihli dilekçe ile başvuru yapılıp dava açıldığından davanın yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir.
Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinın 2018/125 esas ve 2018/218 karar sayılı dosyasının örneği celp edilip incelendiğinde sanığın sorgusunun Baro tarafından görevlendirilen müdafii huzurunda yapıldığı, davacının Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapmakta iken 17.08.2016 tarihinde çıkan 670 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkartıldığı, aynı tarihte ilişiğinin kesildiği davacıya en son 15.08.2016 tarihinde maaş ödemesinin yapıldığı tespit edilmiştir.
Toplanan deliller, soruşturma dosyası örneği, davacının sosyal ve ekonomik durumu, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, göz altı ve tutukluluk süresi, göz önüne alınarak yapılan soruşturmanın ve yapılan işleminin davacının kişiliğinde oluşturduğu etki, eylem nedeniyle duyulan acıların ve ızdırapların bir ölçüde giderilmesi amacıyla talepler değerlendirildiğinde Yargıtay 12.CD'nin içtihatları karşısında davacının ceza infaz kurumunda yaptığı masrafların ve davacı yakınlarının yaptıkları masrafların, ayrıca aldığı kredi nedeniyle icra müdürlüğüne yaptığı ödemelerin maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, ancak davacının tutuklu kaldığı günler için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak 2016 yılında tutuklu kaldığı 68 gün için (68x54.90 TL) 2017 yılında tutuklu kaldığı 58 gün için (58x59.25 TL) toplam 7.170.00 TL maddi tazminatın, manevi zarar yönünden ise, manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözlem altına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer, hak ve nasafet kuralları dikkate alınarak, takdiren 8.000,00 TL manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 26/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte CMK 141 145 maddeleri gereğince davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hesaplama yapılırken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden işlem yapılırken net asgari ücret yerine maddi hata olarak brüt asgari ücret miktarı esas alınmış olup, tutuklu kaldığı sürelerde karışıklık meydana gelmiş olup hüküm tarafların yüzlerine karşı verildiğinden maddi hatanın düzeltilemediği belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
''Davacının gözaltına alındığı ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden tutuklu kalınan aylar için bir aylık asgari ücret tam olarak verilmek suretiyle hesaplama yapılarak tespit edilecek 6744,07 TL maddi tazminatın davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, aylık bürüt asgari ücret 30 güne bölünüp, belirlenen günlük miktarın ayların çektiği günlerle çarpılması ayrıca gün miktarınında yanlış belirlenmesi ile hatalı hesaplama yapılmak suretiyle fazla miktarda maddi tazminata ve bu nedenle fazla vekalet ücretine hükmedilmesi,
Manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı, davalı ... davacı vekilinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılıklar Anayasanın 141/son. ve 6100 sayılı HMK.nun 353/1 b. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgılar olduğundan, hükmün 1.fıkrasından "7170 TL" ibaresinin çıkartılması ve yerine "6744,07 TL" ibaresinin, hükmün 2.fıkrasından "8000 TL" ibaresinin çıkartılması ve yerine "10.000 TL" ibaresinin yine vekalet ücretine ilişkin kısımdan "1820,40 TL" ibaresinin çıkartılması ve yerine "2009,29 TL" ibaresinin yazılması sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hüküm DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,'' karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/125 Esas, 2018/218 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 26.09.2016 27.02.2017 tarihleri arasında 154 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 15.05.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 23.05.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Maddi tazminatın davacının son maaşı üzerinden yapılması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacı vekili her ne kadar maddi tazminatın davacının en son aldığı maaşı üzerinden ödenmesini talep etmiş ise de davacının 17.08.2016 tarihinde ihraç edildiği, davacının ihraç sebebiyle uğradığı zararın idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından gözaltı ve tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir.
3.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen vekâlet ücreti miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2.) paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2019/439 Esas, 2019/294 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41