Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7028

Karar No

2023/5097

Karar Tarihi

27 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 11.10.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; haksız gözaltı kararı sebebiyle 200.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplamda 300.000,00 TL tazminatın davalı kurumdan, zararı doğuran haksız gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

  2. Davalı vekili 02.11.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

  3. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2019 tarihli ve 2018/427 Esas, 2019/137 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2019/1303 Esas, 2019/1114 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri

1.Maddi tazminatın davacının son maaşı üzerinden yapılması gerektiğine,

2.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine,

  1. Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,

ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:

Davacı ...'ün soruşturma konusu Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 03/07/2018 tarihinde, hakkında Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığı kararı verildiği, bu soruşturma dosyası kapsamında davacı ...'ün, 22/07/2016 tarihinde 1 gün gözaltında kaldığı,

Siirt E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ile Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan gelen cevabi yazılara göre davacının ilgili kurumlara girişinin olmadığı ve ilgili kurumlarda tutuklu olarak kalmadığı,

Kararın 11/07/2018 tarihinde davacıya tebliğe çıkarıldığı, davacının karara herhangi bir itirazda bulunmadığı ve davanın 11/10/2018 tarihinde ve süresinde açılmış olduğu,

Davacının soruşturma dosyasında kendisini Av. Mehmet Arif SİZER ile temsil ettirdiği, ancak tazminat davasında davacıyı Av. ...'in temsil ettiği,

Davacının haksız gözaltı tarihlerine konu sürenin başka bir cezasından mahsup edilmediğinin anlaşıldığı,

Davacı hakkında daha önceden tazminat konusunda başka bir mahkemece verilmiş tazminat kararı bulunmadığı ve davacıya merkezde yapılmış herhangi bir ödeme kaydı ile ödenek gönderimi işlemine rastlanmadığının bildirildiği,

Davacının maddi tazminat taleplerinin; 22/11/2016 tarihli ve 677 sayılı KHK ile polislik görevinden ihraç edilmesi nedeniyle doğan/doğacak maaş alacakları ve özlük hakları ile haksız soruşturma ve ihraç işleminden kaynaklanan hakkındaki soruşturma ve kovuşturma dosyalarında kendini vekil ile temsil ettirmiş olması nedeniyle ödemiş olduğu vekalet ücreti olmak üzere 200.000,00 TL olduğu, davacının ihraç edilmezden evvel en son çalışmış olduğu Pervari İlçe Emniyet Amirliği'nden gelen cevabi yazıda özetle; amirlik bünyesinde 17/08/2016 tarihinde göreve başlayan davacının ihraç edildiği 22/11/2016 tarihine kadar hak etmiş olduğu özlük haklarının kendisine ödendiğinin bildirildiği, bu haliyle davacının bu yönde talep ettiği tazminat kalemlerinin, koruma tedbirleri nedeniyle maddi tazminata konu olamayacakları, sadece davacının ceza soruşturması sırasında kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle ödediği avukatlık ücretinin koruma tedbirleri nedeniyle maddi tazminata konu olabileceği ancak 29/05/1957 tarih, 4 16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda belirtildiği ve uygulamada istikrarlı biçimde uygulandığı üzere ceza davası sırasında, beraat kararı verilmezden evvel yapılan vekalet ücreti ödemesinin maddi tazminata dahil edilebileceği ve vekalet ücreti ile ilgili tazminat hesabı yapılırken davacı tarafından talep edilen vekalet ücreti miktarından ceza yargılamasını yapan mahkemece hükmedilen vekalet ücreti miktarının düşülmesi sonucu kalan miktarla sınırlı olmak üzere bu kaleme ilişkin maddi tazminata hükmedilebileceği, davacının hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmezden evvel yapmış olduğu vekalet ücreti ödemesini maddi tazminata konu edebileceği, davacının yapmış olduğu vekalet ücreti ödemesine ilişkin dosyaya sunmuş olduğu serbest meslek makbuzunun, davacı hakkında 03/07/2018 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararı verildikten sonraki bir tarih olan 06/10/2018 tarihine ilişkin olduğu, dolayısıyla davacının bu yönde talep ettiği tazminat kaleminin de maddi tazminata konu olamayacağı ve maddi tazminata ilişkin taleplerinin tümüyle reddi gerektiği,

Davacının gözaltında kaldığı süre içinde ve serbest bırakılmasından sonra çevresi tarafından hakir görüldüğü bu durumun davacının kişilik haklarına zarar verdiği, onun manevi olarak elem ve üzüntü duymasına neden olduğu, bunun giderilmesi gerektiği anlaşılmakla, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı, duyulan elem ve üzüntü ile orantılı olması gerektiği, davalı için de bir ceza niteliğine dönüşmemesi gerektiği şeklindeki kriterleri dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları gereği manevi tazminata da hükmedilmesi gerekeceği,

Ayrıca Ceza Genel Kurulu 2004/1 177 E ve 2004/203 K sayılı kararında açıklandığı gibi davacının tazminat talebiyle birlikte faiz yürütülmesini de istediği durumlarda talebi ile bağlı kalınarak talebin aşılıp genişletilmesi mümkün olmadığından herhangi bir tarih belirtilmemişse bunun dava tarihinden itibaren olduğu kabul edilerek ve yahut açıkça dava dilekçesinde faizin haksız gözaltı ya da tutuklama tarihinden itibaren yürütülmesi talep edilmiş ise değerlendirmenin haksız fiil hükümlerine göre yapılarak tazminat hukukunun genel prensipleri gözetilerek artık bu talebin de kabul edilerek faizin talep doğrultusunda haksız gözaltı tarihinden itibaren yürütülmesinin manevi tazminat talepleri yönünden hukuka uygun olacağı, devletin sorumluluğunun bunu gerektireceği, ancak sadece avukatlık ücretinden ibaret olan maddi tazminat yönünden faizin ödemeyi belgeleyen serbest meslek makbuzunun kesilme tarihinden itibaren yürütülmesinin hukuka uygun olacağı,

Tüm bu değerlendirmeler ışığında davacı ... için 100,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesi gerektiği, davacı vekili tarafından tazminat kalemlerinin haksız gözaltı tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmiş olduğundan haksız gözaltı tarihi olan 22/11/2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması, davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 694 sayılı KHK'nın 144. maddesi ile değişik CMK 142. maddesi gereği, hükmedilen toplam tazminat miktarı olan 100,00 TL üzerinden 12 TL nisbi avukatlık ücreti hesaplanmakla birlikte nisbi vekalet ücreti, Sulh Ceza Mahkemesi için belirlenen maktu vekalet ücreti tutarından az olamayacağından, 1.056,00 TL nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:

İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin esasını oluşturan Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/8645 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.11.2016 tarihinde 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 03.07.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

1.Maddi tazminatın davacının son maaşı üzerinden yapılması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Davacı vekili her ne kadar maddi tazminatın davacının en son aldığı maaşı üzerinden ödenmesini talep etmiş ise de davacının 22.11.2016 tarihinde ihraç edildiği, davacının ihraç sebebiyle uğradığı zararın idari işlem niteliğinde olduğu, koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Davacının soruşturma aşamasında kendisini vekâletnameli vekil ile temsil ettirmediği anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2019/1303 Esas, 2019/1114 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.11.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîreddiistemininv.süreçtevdiineonanmasınagerekçesebeplerisizerkonusuesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim