Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7018
2023/5095
27 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 04.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının haksız olarak tutuklu kaldığı 2 aydan fazla süre için toplam 10.000 TL maddi tazminatın ve 1.000.000.00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden itibaren en yüksek kredi faizi uygulanmasına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 27.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2018 tarihli ve 2018/262 Esas, 2018/546 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/654 Esas, 2019/593 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna,
2.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine,
3.Cezaevi harcamalarının ödenmesi gerektiğine,
4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacı ...’ın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 27.09.2017 – 02.10.2017 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, Kocaeli 3. Sulh Ceza Hakimliği’ne ait 2017/272 sorgu no’lu 02.10.2017 tarihli tutuklama müzekkeresi ile tutuklandığı, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait 2017/542 E, 2017/478 K sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanarak neticeten 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI ile cezalandırılmasına 06.12.2017 tarihinde karar verildiği, davacının hükümle birlikte tahliye edildiği, belirtilen ilamın istinaf edilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’ne ait 2018/142 E, 2018/139 K sayılı dosyasında yapılan incelemede Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait 2017/542 E, 2017/478 K sayılı 06.12.2017 tarihli kararının davacının beraatine dair düzeltilerek istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, istinaf ilamının 16.02.2018 tarihinde kesinleştiği, davacının gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerinin başka bir dosyasından mahsup edilmediği, Kocaeli 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne ait 11.07.2018 tarih 32768 sayılı yazısı ile davacının Kocaeli 3. Sulh Ceza Hakimliğli’ne ait 2017/272 sorgu no’lu 02.10.2017 tarihli tutuklama müzekkeresini infaz kurumunda 02.10.2017 – 06.12.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak fiilen infaz ettiği tespit edilmiştir.
Yaptırılan sosyal ve ekonomik araştırma sonucuna göre davacının annesine ait “... Et” isimli işyerinde çalıştığı, ortaokul mezunu olduğunun tespit edildiği, 06.11.2018 önbüro havale tarihli bilirkişi raporu ile davacının gözaltı ve tutuklulukta geçen süresinin toplam 71 gün olduğu, bu günler için kazanç kaybının 2.834,72 TL olduğunun tespit edildiği, gözaltı ve tutuklama işlemlerinin CMK Dördüncü Kısım Birinci ve İkinci Bölümde düzenlenen Koruma Tedbirlerinden olduğu, davacının aleyhine yapılan suçlamada kesinleşmiş beraat kararı verilmesiyle 27.09.2017 – 02.10.2017 tarihleri arasında kaldığı gözaltı ve 02.10.2017 – 06.12.2017 tarihleri arasında kaldığı tutuklama süresinin haksız hale geldiği, davacının haksız gözaltı nedenine dayalı talebinin CMK 141 ve devamı maddelerinde düzenlenen tazminat koşullarını taşıdığı anlaşılmakla, davacıya yapılan suçlamanın niteliği, gözaltı ve tutuklulukta geçen süre ile davacının sosyal ve ekonomik şartları, nazara alınarak haksız gözaltı ve tutuklamaya dayalı talebinin kısmen kabulü ile davacının talebine göre haksız tutuklama tarihi olan 02.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bilirkişi raporu doğrultusunda 2.834,00 TL maddi tazminat ile hak ve nesafet kuralları gözetilerek takdiren 3.000,00 TL manevi tazminatın davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/542 Esas, 2017/478 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 02.10.2017 06.12.2017 tarihleri arasında 65 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 29.01.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.02.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere, vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Cezaevi harcamalarının ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacının talep etmiş olduğu cezaevi harcamalarının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.09.2019 tarihli ve 2019/654 Esas, 2019/593 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41