Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6995

Karar No

2023/5093

Karar Tarihi

27 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/814 E., 2019/543 K.

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 20.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Mersin Deniz Müzesi Komutanı olarak görev yaptığını, 31/07/2016 tarihinde Mersin ili Pozcu Deniz Subayları Lojmanı'nda eşi, çocuğu ve komşuları önünde küçük düşürülerek gözaltına alındığı, evinde arama yapıldığı ve hiçbir suç unsurunun bulunmadığı, işyerinde de arama yapıldığı ancak orada da hiçbir suç unsuruna rastlanılmadığı, 03/08/2016 tarihinde Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nce sorgulandığını ardından Mersin 4. Sulh Ceza Hakimliği'ne gönderildiğini ve 2016/17 Değişik iş numaralı sorgu ile tutuklandığı, eşi tutuklu kaldığı süre boyunca her hafta müvekkilini görmek için sabah 4'te kalkıp 3 saat 36 dakkika yol gittiğini, müvekkilinin 27/02/2017 tarihinde tahliye edildiğini, tüm bu süreç boyunca terfi alamadığını ve Yarbay olamadığını, maaşını 9 ay boyunca 900,00 TL eksik alıp toplamda 8.100,00 TL eksik aldığını, tutukluluk süreci boyunca maaşı 1/3 kesintiye uğrayıp toplamda 11.656,11 TL eksik yattığını ve net zararının 19.756,11 TL olduğunu, eşinin sürekli her hafta masraf ettiğini ve 28 kere cezaevine gidip geldiğini bu nedenle de toplamda 6.580,00 TL benzin masrafı ödediğini, ekstradan avukat masrafı olarak 15.000,00 TL ödediğini, ailesinin İzmir'de ikamet ettiği ve tutukluluk süreci boyunca gidip gelmekle 10.000,00 TL harcadıklarını, çocuklarına özel bakıcı baktığını ve özel okullarda okuduklarını, bu süreç boyunca 11.000,00 TL bakıcı ve okul parası ödendiğini ve eşinin yıprandığını, toplamda 70.000,00 TL maddi zararları olduğunu, bu süreçlerde psikolojik açıdan derin ve onarılamaz şekilde müvekkili ve ailesinin yıprandığını, tüm bu açıklanan nedenlerle haksız olarak müvekkilinin tutuklulukta kalmasından dolayı fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 70.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 320.000,00 TL tazminatın 31/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretininde davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

  2. Davalı vekili 04.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içinde açılmadığını bu nedenle zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini, istenilen tazminat miktarının haksız ve fahiş miktarlı olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak nitelikte olması, istenilen miktarın çok fahiş olması nedeniyle davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

  3. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2018/81 Esas, 2019/73 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.09.2019 tarihli ve 2019/814 Esas, 2019/543 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

  5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri

1.Davacının sonradan terfi etmesi sebebiyle aradaki maaş farkının ödenmesi gerektiğine,

2.Davacının ailesinin ve avukatının cezaevi ziyareti masraflarının, davacının çocuklarının eğitimi için yapılan masrafların ödenmesi gerektiğine,

3.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine,

4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Davacı ...'un Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/34201 soruşturma sayılı dosyası kapsamında ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma'' suçlarından hakkında soruşturma başlatılarak 31/07/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 03/08/2016 tarihinde tutuklandığı, 27/02/2017 tarihinde tahliye edilerek hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karar verildiği, kararın davacı sanık yönünden 03/04/2018 tarihinde kesinleştiği, davanın CMK'nın 142. maddesi uyarınca süresi içinde açıldığı ve davacının ikamet ettiği adres itibariyle mahkemenin yetkili olduğu tespit edilmiştir.

Tazminata konu soruşturma dosyasına ilişkin tutuklama ve tahliye müzekkereleri, sorgu zaptı, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar örnekleri ilgili mahkemeden istenmiş ve gelen belgeler üzerinde gerekli inceleme yapılmış, ayrıca, gelen cevabi yazıda davacının tutuklu ve gözaltında kaldığı sürenin davacının herhangi bir mahkumiyetinden mahsubuna ilişkin kayıt bulunmadığı belirlenmiştir. Kocaeli Defterdarlık ve Muhakemat Müdürlüğü'ne yazılan yazı cevabında davacı tarafından haksız tutuklama ve gözaltı nedeniyle açılmış başkaca bir tazminat davasının olmadığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Akdeniz Bölge Komutanlığının 13.11.2018 tarihli cevabi yazısında davacının gözaltı ve tutuklu bulunduğu dönemlere ait eksik tahakkuk eden maaşlarının 18 Haziran 2018 tarihinde davacıya ödendiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda, davacının 70.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminat istemli dava açmış olduğu anlaşılmakla; davacının maddi tazminata ilişkin talebinin gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelere ilişkin eksik tahakkuk eden maaşlarının kendisine ödendiği ve maddi tazminata ilişkin sair taleplerinin Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik uygulamaları nazara alındığında CMK 141 vd. maddeleri kapsamında zarar hesabına dahil edilemeyeceğinden reddine, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği ve gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süre birlikte değerlendirildiğinde davacının hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturma kapsamında 3 gün gözaltında kaldığı, yaklaşık 8 ay tutuklu kalmış olması ve hakkaniyet ilkesi nazara alınarak manevi tazminat olarak takdiren 15.000,00 TL'nin davacının gözaltına alınma tarihi olan 03/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:

''...Manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması,

Davacının dava dilekçesinde gözaltı tarihi olan 31.07.2016 tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunmasına karşın, hatalı olarak tutuklama tarihi olan 03.08.2016 tarihinden itibaren yasal faize hükmolunması,

Hukuka aykırı, davacı vekilinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık Anayasanın 141/son. ve 6100 sayılı HMK.nun 353/1 b. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hükmün manevi tazminat tayinine ilişkin kısmından "15.000 TL" ibaresinin çıkartılması ve yerine "30.000 TL" ibaresinin, hükmün yasal faiz tayinine ilişkin kısmından "03.08.2016" ibaresinin çıkartılması ve yerine "31.07.2016" ibaresinin, hükmün vekalet ücreti belirlenmesine ilişkin kısmından "1800 TL" ibaresinin çıkartılması ve yerine "3600 TL" ibaresinin yazılması sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hüküm DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,'' karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin esasını oluşturan Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/34201 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 31.07.2016 27.02.2017 tarihleri arasında 211 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 16.02.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Kanunda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tazminat miktarının artırılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

1.Davacının sonradan terfi etmesi sebebiyle aradaki maaş farkının ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre ''suç soruşturması veya kovuşturması sırasında'' uygulanan koruma tedbirlerine karşı devlet aleyhine tazminat davasının açılabileceği belirtilmiş olup, davacının talep etmiş olduğu maddi zararların 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu talebe ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Davacının ailesinin ve avukatının cezaevi ziyareti masraflarının, davacının çocuklarının eğitimi için yapılan masrafların ödenmesi gerektiğine;

Davacının talep etmiş olduğu maddi zararlarının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dikkate alınarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekâlet ücreti olan 660,00 TL'nin maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı bulunmuştur.

4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (3.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.09.2019 tarihli ve 2019/814 Esas, 2019/543 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği hükmün ikinci (2.) paragrafında yer alan bölümün tamamen çıkarılarak, yerine "davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 660,00 TL maddi tazminatın 16.02.2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” ibaresinin eklenmesi, değişen vekâlet ücreti açısından hükmün üçüncü (3.) paragrafında yer alan bölümün tamamen çıkarılarak, yerine ''5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında 3.679,20 TL nisbî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafv.süreçhükmündüzeltilerektemyizisteminintevdiinekonusureddine''hukukîonanmasınagerekçesebepleribaşvurularınınesastanreddibozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim