Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6994
2023/5092
27 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/690 E., 2019/497 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 17.01.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/14694 soruşturma numaralı dosyasından 05/10/2016 07/10/2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, sonrasında aleyhine açılan Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/116 Esas sayılı dosyasının 01/11/2017 tarihli kararı ile hakkında beraat kararı verildiği, müvekkilinin ikametinde ailesinin önünde haksız gözaltına alındığı, 3 gün boyunca hürriyetinden yoksun mahrum bırakıldığı, bu dava nedeniyle mesleğinden ihraç edildiği, hakkında haksız soruşturma ve davaya maruz kaldığı, maddi ve manevi zarara uğradığını belirtmiş, 8.500,00 TL maddi tazminatın, 75,000,00 TL manevi tazminatın devlet hazinesinden alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 21.02.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2018 tarihli ve 2018/98 Esas, 2018/373 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.09.2019 tarihli ve 2019/690 Esas, 2019/497 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davacının günlük işlerde ortalama günlük 500,00 TL kazanabileceğine ve maddi tazminatın bunun üzerinden yapılması gerektiğine,
-
Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine,
-
Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacının aynı dava konulu ve gözaltı nedenine dayalı olarak başka bir maddi veya manevi tazminat davası açıp açmadığı ilgili Kuruma sorulmuş, ilgili Kurum tarafından başka dava açılmadığı hususunda bilgi verildiği, davacınn UYAP sisteminde kayıtlı olduğu dosyalar incelendiğinde de aynı konuya ilişkin başka bir davanın açılmadığı tespit edilmiştir.
Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesince gönderilen 12/02/2018 tarihli cevabi yazıda davacının gözaltında geçen günlerinin başkaca bir dosyadan mahsubuna ilişkin herhangi bir karara rastlanılmadığı, Sakarya Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünce gönderilen 09/03/2018 tarihli cevabi yazı kapsamında davacının Adapazarı Kaymakamlığı Arif Nihat Asya Ortaokulu bünyesinde Türkçe öğretmeni iken 01/09/2016 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı KHK ile görevinden ihraç edildiği ve 05/10/2016 07/10/2016 tarihleri arasında okullarında öğretmen olarak çalışmadığı bildirilmiş, çalıştığı dönemdeki maaş bordroları mahkeme dosyasına gönderilmiştir. SGK tarafından gönderilen cevabi yazı incelendiğinde davacının ihraç edildiği 01/09/2016 tarihinden sonra sigortalı hizmetinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacının yaşadığı gelir kaybının tespiti amacıyla düzenlenen 02/11/2018 tarihli Ek Bilirkişi Raporuna göre davacının 05/10/2016 07/10/2016 tarihleri arasında 2 gün haksız olarak gözaltında kaldığı döneme ilişkin çalışamamış olması nedeniyle yaşadığı gelir kaybının iki ihtimale dayalı olarak hesaplanmış, buna göre davacının aldığı son ücretin dikkate alınması halinde maddi gelir kaybının 202,53 TL, asgari ücretin dikkate alınması halinde ise 130,11 TL olacağı tespit edilmiş, davacının gözaltı tarihinden önce 01/09/2016 tarihinde 672 sayılı KHK ile mesleğinden ihraç edilmiş olduğu, bu tarihten sonra gözaltından önce başka bir yerde çalıştığını kanaat verici maaş bordrosu vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi resmi bir belgeyle ispatlayamadığı, mevcut belgeler, yapılan yazışmalar ve özellikle SGK hizmet dökümü bilgileri doğrultusunda davacının gözaltı öncesi sürekli bir çalışmasının bulunmadığının anlaşıldığı hususları dikkate alınarak Yargıtay 12 Ceza Dairesi'nin emsal uygulamaları da göz önüne alınmakla mahkememizce davacının gelir kaybı konusunda asgari brüt yasal ücret esas alınmıştır.
Her ne kadar davacı vekili davacının yürütülen yargılama kapsamında kendisini avukatla temsil ettirmiş olması sebebiyle 7.000,00 TL avukatlık ücreti ödediğini belirterek bu bedelin de maddi tazminat hesaplamasında dikkate alınmasını talep etmiş ise de; davacı vekilinin dosyaya dava dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu 01/08/2017 tarihli "makbuz" başlıklı belgenin şekil şartlarına uygun şekilde düzenlenmediği ve talep konusu edilemeyeceği (bkz. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 28.05.2018 tarihli 2018/2670 E. 2018/5969 K. sayılı ilamı), davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu 30/03/2018 tarihli serbest meslek makbuzunun ise Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/11/2017 tarihli 2017/ 116 E. 2017/ 52 K. sayılı ilamının karar tarihinden sonrasına ait olduğu, bu nedenle karar tarihinden sonra düzenlenen serbest meslek makbuzuna konu miktarın maddi zarar olarak talep edilemeyeceği (bkz. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 30/03/2016 tarihli 2015/4802 E. 2016/5305 K. sayılı ilamı) hususları dikkate alınarak davacının ödediği iddia olunan avukatlık ücreti maddi tazminat kapsamına dahil edilmemiştir.
Davacı ...'ın haksız gözaltı nedeniyle yasal koşulları oluşan maddi ve manevi tazminata hak kazandığı, bu çerçevede mevcut bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmekle yapılan saptamalar doğrultusunda 130,11 TL maddi tazminata,
Davacının ekonomik ve sosyal durumu itibarıyla 2 gün gözaltında kalmasından dolayı kişisel ve ailevi olarak mağduriyet yaşadığı, bu mağduriyetin manevi ızdırap duymasına sebep olduğu, gözaltında geçirdiği süre nedeniyle yaşadığı manevi ızdırabın hak ve nesafet ilkesi doğrultusunda dengelenmesi suretiyle hesaplanacak tazminatın zenginleşmeye neden olmaması gerektiği hususları göz önünde bulundurularak davacı hakkında takdiren 500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/116 Esas, 2017/52 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 05.10.2016 07.10.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama üzerine 01.11.2017 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 09.11.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Davacının günlük işlerde ortalama günlük 500,00 TL kazanabileceğine ve maddi tazminatın bunun üzerinden yapılması gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacının maddi tazminata ilişkin taleplerinin muhtemel zarar kapsamında olduğu değerlendirildiğinden gözaltına alındığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya gözaltında kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere, vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.09.2019 tarihli ve 2019/690 Esas, 2019/497Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41