Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/203

Karar No

2023/4995

Karar Tarihi

14 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/19 E., 2015/674 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/19 Esas, 2015/674 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) nci maddesinin 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 22.650 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.09.2020 tarihli ve 2016/144841 sayılı temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği, olayda müvekkilinin etken davranışının bulunmadığına, cezanın orantılılık ilkesine aykırı şekilde çok miktarda hükmedildiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tayin edilen günlük paraya çevrilme miktarının çok olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü;

1.Yerel mahkemece ''Dosya kapsamındaki sanık beyanları, müşteki beyanları, tanık beyanları, bilirkişi raporları, ATK otopsi raporu, ölüm muayene tutanağı, sabıka ve nüfus kayıtları ile diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; maktul ... sanığa ait iş yerinde çalıştığı, iş yeri sahibi sanık ...'ın işleri nedeniyle iş yerinde olmadığı sırada maktul ...'in iş yerinde bulunan tüpleri kullandığı sırada sızan gazdan dolayı zehirlenerek ölmüş olduğu, İstanbul ATK'nın 04/12/2013 tarihli raporunda belirtildiği üzere maktul ...'in ölüm nedeninin lpg ortamında kalmaya bağlı asfiksi sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, soruşturma aşamasında 05/06/2014 tarihinde alınan bilirkişi raporunda ölüm nedeniyle sanık ...'ın asli kusurlu olduğunun belirtildiği, yargılama aşamasında alınan 28/09/2015 tarihli heyet raporunda sanığın asli kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Sanık savunmasında maktul ...'in ölümü nedeniyle kendisinin kusurlu olmadığını, iş yerinde bulunan malzeme, tüp ve hortumların sağlam olduğunu beyan ederek üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçu nedeniyle kusurlu olmadığı savunmasında bulunmuştur. Sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiştir. Soruşturma aşamasında ve yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ile dosya içinde bulunan tanık beyanları, ATK raporu birlikte değerlendirildiğinde maktul ...'in ölmesinde sanık ...'ın asli kusurlu olduğu ve üzerine atılı suçu işlediği sabit olmuştur. Sanığın ölüm nedeniyle asli kusurlu olması göz önüne alınarak cezanın alt sınırından uzaklaşılarak eylemine uyan TCK'nın 85/1 maddesi uygulanmış, sanığın sabıkasız geçmişi, yargılama sırasındaki tutum ve davranışları nedeniyle TCK'nın 62/1 maddesi uygulanmış, sanık hakkında yasal olarak şartlar oluşmadığından CMK'nın 231/5 ve TCK'nın 51 maddesi uygulanmamıştır. Sanığın tutum ve davranışları, pişmanlığı, sabıkasız geçmişi birlikte değerlendirilerek sanığa verilen cezanın TCK'nın 50/4 maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.''

Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

2.Olay yeri inceleme raporu ve olay yeri krokisi dosyada mevcuttur.

3.Sanık aşamalarda, öleni 6 yıldır tanıdığını, kendisinin yanında çalışmadığını, olay günü iş yerinde çalışırken saat 09:00 sıralarında yanına geldiğini, saat 15:00 civarında Çorlu ilçesine gideceğini, bu sırada müşterilerin gelebileceğini düşündüğünden Fatih'ten emaneten işyerini bıraktığını, iş yerinden çıkarken oksijen tüplerinin kapalı bulunduğunu, oksijen ile hiç çalışmadığını, ölenin nasıl zehirlendiğini bilmediğini, kendisinin kasıtlı olarak tüp çekmiş olabileceğini ileri sürmüştür.

4.İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 04.12.2013 tarih ve 2013/104099 4896 sayılı raporunda;

''...,

3 08/06/2013 tarihinde çalıştığı atölyede baygın olarak bulunup 112 tarafından resüssite edilerek ... Devlet Hastanesi'ne götürüldüğü, ileri yaşam desteğinin sürdürülmesi ve tanı amacıyla ... Hastanesi'nine aynı gün sevk edildiği, fizik muayenede şuur kapalı, nonkoopere, ateş:36, tansiyon: 102/75mmhg, nabız: 125/dk, genel durum kötü, pupiller middilate, IR: / olup yapılan kan gazında karboksihemoglobin 5,7 (0,0 1,5) saptandığı, Beyin BT'de, her iki serebral hemisferde hipoksik ödem ile uyumlu olabilecek sulkuslarda silinme, lateral ventriküllerde daralma ve kortikal gri madde subkortikal ak madde ayrımında kayıp olduğu, EKO'da sol ventrikül segment hareket kusuru(Global hipokinetik EF %35) olduğu, akut solunum yetmezliği, gazlar, dumanlar ve buharların diğer toksik etkisi, akut böbrek yetmezliği, akut ve subakut karaciğer yetmezliği tanıları aldığı, tedavisini takiben 13/06/2013 saat 04:00 sularında arrest olduğu, yapılan yeniden canlandırma işlemlerine rağmen yanıt alınmadığı ve saat 04:40 itibariyle eksitus olarak kabul edildiği, otospsisinde, beyin, beyincik yüzeylerinde sulkuslar silinme, gyruslar düzleşme, unkuslarda ve serebellar temsillerde belirginleşme izlendiği, sağ akciğer 1418g, sol akciğer 1163g, her iki akciğer parlak kırmızı renkte, şiş ve gergin görünümde olup kesitlerinden sıkmaksızın yoğun kanlı köpüklü sıvı çıkışı izlendiği, karaciğer yüzey ve kesitlerinde sarımtrak görünüm olup histopatolojik incelemede, akciğerde yaygın intraalveolar taze kanama, ödem, konjesyon, karaciğerde hafif mikroveziküler yağlanma tesbit edildiği birlikte değerlendirildiğinde; kişinin ölümünün; LPG bulunan ortamda kalmaya bağlı asfiksi sonucu meydana gelmiş olduğu oy birliğiyle mütalaa olunur.''

Denilmektedir.

5.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan 05.06.2014 tarihli makine mühendisi, A sınıfı iş güvenliği uzmanı bilirkişiden alınan raporda, işyerinde tüp olarak oksijen lpg gazlarının kullanıldığı, şaloma sistemi ile kaynak ve veya kesme işleri yapılmakta olduğu, ortaya çıkan gazın, kaynağından aspirasyon sistemiyle emilmek suretiyle ortamdan uzaklaştırılması ve çalışanların bu tehlikeler hakkında bilgilendirilip, bilinçlendirilmesi, denetim altında çalıştırılması gerektiği hususları gözetildiğinde işveren sanığın anılan gereklilikleri yerine getirmekle sorumlu olmasına rağmen aksine davranışlarıyla neticeye asli kusuruyla sebebiyet verdiği bildirilmiştir.

6.Yargılama aşamasında keşif üzerine aldırılan iş güvenliği uzmanı bilirkişi tarafından tanzim edilen 01.04.2015 havale tarihli raporunda, LPG gazıyla yapılan çalışmalarda, çalışanın gazlardan olumsuz etkilenmemesi için oluşan atık gazların ortamdan uzaklaşması amacıyla aspirasyon yapılarak dışarı atılması ve içeriye de temiz hava verilmesi sağlanması, çalışan kişilerin karbon filtreli maske taktırılması, çalışanların bu tehlikeler hakkında bilgilendirilip, bilinçlendirilmesi, denetim altında çalıştırılması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde işveren sanığın uygunsuz hareketleriyle yaralanmaya asli kusuruyla neden olduğu belirtilmiştir.

7.Mahkemece dosyaya kazandırılan 28.09.2015 tarihli iki inşaat yüksek mühendisi ve bir avukat bilirkişi heyetinden oluşan raporda, risk analizi yaptırılmadığı, çalışana eğitim aldırılmadığı, kişisel koruyucu donanım ve koruyucu ekipman temin edilmediği, havalandırma sisteminin bulunmadığı, işyerinde raf sisteminin bulunmadığından kesici aletlerin gaz hortumlarına zarar verme riskinin olduğu değerlendirildiğinde sanığın asli kusurlu etken davranışıyla sonuca meydan verdiği mütaala olunmuştur.

IV. GEREKÇE

A)Resen Gözetilen Temyiz Sebepleri Yönünden

1.Olay tarihinde yürürlükte bulunan 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun (6331 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi gereğince 26.12.2012 tarihinde çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre icra edilen iş kolunun tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; 6331 sayılı Kanun'un 15 inci maddesine göre, tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu almadan işe başlatılamayacakları, 17 nci maddesine göre ise, mesleki eğitim alma zorunluluğu olan tehlikeli sınıfta yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği, Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşlerde Çalıştırılacakların Meslek Eğitimlerine dair Yönetmelik hükümlerine göre de eğitim alma zorunluluğu bulunan metallerin makinede işlenmesi işinde çalışan işçi ...'nin değinilen mevzuat hükümleri gereğince tehlikeli işte çalışabileceğine dair sağlık raporu alınmadığı, icra ettiği faaliyete uygun mesleki eğitimler verilmediği, gaz sızıntısını önlemek için gaz ölçüm cihazı, havalandırma ve alarm sistemi bulundurmadığı, çalışanına kişisel koruyucu donanım sağlamadığı, risk değerlendirmesi yaptırmadığı anlaşılmakla, sanığın asli kusuruyla neticeye sebebiyet verdiği eyleminde 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eksik ceza tayini yapılması isabetsiz bulunmuştur.

2.Sanık hakkında kurulan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi neticesinde, sonuç cezanın 22.800 TL yerine 22.650 TL olarak eksik tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

B)Sanık Müdafiinin Temyiz İtirazları Yönünden

1.Sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alındığında mahkemece hükmedilen ceza tayini ve hapis cezasından çevrilirken günlük takdir edilen miktar yerinde görüldüğünden bu hususta hukuka aykırı bir durum tespit edilmemiştir.

2.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesindeki erteleme hükümlerinin, hükmolunan sonuç cezanın 2 yıl ve altı hapis cezası olması durumunda uygulanabileceği düzenlemesine yer verildiği, işbu dosyada ise 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri gereğince hükmedilen hapis cezasının 2 yıl 1 ay olduğu gözetildiğinde mahkemece anılan hukuki müesseselerinin uygulanmamasında uygunsuzluk bulunmamaktadır.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde A 1 kısmında açıklanan nedenlerle,... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/19 Esas, 2015/674 Karar sayılı kararına yönelik temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı ve nevi açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtaksirletevdiinesüreçv.olgulargerekçesebepleriöldürmebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim