Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/6309
2023/4984
14 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/386 E., 2016/34 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi Onama, Kısmi Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/386 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince ayrı ayrı neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaleti ile birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapis cezasının 910 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirilmesine karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.10.2020 tarihli ve 2016/130043 sayılı, hükmün sanık ... bakımından onanması, sanık ... bakımından bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi;
Sanık ...'nın beraat etmesi gerektiğine, cezanın fazla olduğuna, zararın giderildiğine ve saire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Mahkeme gerekçesinde;
''...Sanıkların meydana gelen kazada asli kusurlu oldukları, iş yerinde gerekli güvenlik önlemlerini almadıkları, müteveffanın ölümünde taksirli olarak asli kusurlu bulundukları bu nedenle meydana gelen zarar sanıkların taksire dayalı kusurlarının ağırlığı dikkate alınarak taksirle ölüme sebebiyet vermeyi düzenleyen kanun maddesinde belirtilen alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle sanıkların mahkumiyetine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Sanık ...'ın söz konusu şirkette sadece resmiyette ortak olduğu, fiilen söz konusu iş yeri ile ilgilenmediği yönündeki beyanlarının sanığın kendisini müsnet suçun cezasından kurtarmaya yönelik olduğu, sanığın söz konusu şirkete ortak olması ve kazanın meydana geldiği iş yerine giderek gerekli güvenlik önlemlerini alınıp alınmadığı konusunda sorumluluğunun bulunması sebebiyle itibar edilmemiş ve bu sanığın da mahkumiyetine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' denilmiştir.
2.Sanık ...; "Sanık ... benim kaynım olur, ben kaynım ile birlikte .... TİC. SAN LTD ŞTİ' nin resmi kayıtlara göre yüzde elli ortağıyım, ancak bu şirketin herhangi bir şekilde alacak ve vereceklerinden haberim yoktur, aktif olarak bu şirkette faaliyet göstermiyorum, esasen şirkat ortağı ... tır, resmi işlerle o ilgilenir, ancak tescilli olarak benim yüzde elli hissem bulunmaktadır. Yani ortaklığım sadece kağıt üzerindedir. Olay tarihinde de müteveffa'nın vefat ettiği mağazada bulunan yük asansöründen ne şekilde mağazada bulunduğundan herhangi bir bilgim yoktur, ben bu kaza olduktan sonra böyle bir asansörün olduğunu duydum. Olayla ilgili suç kastım yoktur. Herhangi bir kusurumda yoktur. Suçsuzum beraatimi talep ediyorum, müştekilerin katılma hususunda takdir mahkemenindir " şeklinde savunmada bulunmuştur.
3.Sanık ...; "Sanık ... benim yengem olur, ben yengem ile birlikte ... TİC. SAN LTD ŞTİ' nin resmi kayıtlara göre yüzde elli ortağıyım, ancak resmi işlerle sadece ben ilgilenirim, yengenim aktif olarak bu şirkette herhangi bir faaliyeti yoktur, iddianamede belirtilen ... mobilya isimli iş yerini ben işletmekteyim. Olay tarihinde müştekilerin çocuğu ile birlikte mağazaya geldiklerini gördüm ancak bu şahıslarla mağazada bulunan elamanımız ilgileniyordu. Ben alt katta bulunuyordum. Bir ses üzerine asansörün bulunduğu yöne gittiğimde yaşı küçük mağdurun asansör boşluğundan düştüğünü gördüm. Çocuğu o şekilde görünce kaldırıp dışarıya çıkardım. O sırada da dışarıda bekleyen babası alarak mağduru hastaneye götürdü. Mağdurun kaza geçirdiği asansörü yük asansörü olarak kullanıyorduk. Mağazada gerekli önlemleri alan ve ikazlarda bulunan iş güvenliği uzmanımızda vardı ancak her nasılsa bu asansörle ilgili gerekli tedbirleri almak gözümüzden kaçmış, hatırladığım kadarıyla ben bu asansörü yaklaşık 3 yıl kadar önce yaptırmıştım, dediğim gibi sadece yük taşımacılığı için kullanıyorduk. Asansörün yıllık ve periyodik bakımlarını yaptırtığıma ilişkin elimde herhangi bir belge yoktur, asansörün sadece yük taşıma amaçlı kullandığımızdan dış kısmında herhangi bir kilit aksamıda yoktu, bahsettiğim gibi müşteriler için kullanmadığımızdan bu hususta herhangi bir işlem yapmadık, olay sebebiyle çok üzgünüm, olaydan kaynaklanan maddi zararı tazmin etmek yönünde mağdurlarla görüşmelerimiz vardır, bu hususta tarafımıza süre verilsin, suçlamayı bu şekilde kabul ederim, beraatimi istiyorum, müştekilerin katılma hususunda takdir mahkemenindir " şeklinde savunmada bulunmuştur.
4.Katılanlar 18/01/2016 havale tarihli dilekçeleri ile sanıklar hakkındaki şikayetlerinden vazgeçmişlerdir.
5.13.01.2015 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda; ilkel şartlarda imal edilmiş 5 duraklı yük taşıma plartformunun, asansör ve bakım ruhsatı olmadığı, bu platformun asansör sınıfına girmediği, 26420 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Asansör Yönetmeliğine uygun olmayan asansörün her insanın kolayca açabileceği ve kapı önlerinde hiç bir şekilde korkuluk ve koruma önlemini barındırmadığı tespit edilmiştir.
6.Soruşturma aşamasında alınan 04/05/2015 tarihinde düzenlenen makine mühendisi iş güvenliği uzmanı, inşaat mühendisi iş güvenliği uzmanı ve kamu yönetimi ve sosyal güvenlik uzmanı tarafından hazırlanan raporda;''... ... Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ortakları olan her iki sanığın etkin ve aktif kilit kapı sensörü edinmemeleri, tehlikeli noktalara erişimi engelleyici önlemler tesis etmemeleri, iş güvenliği uzmanının "yük asansörünün halatları yol üzerinde bırakılmamalı, yük asansörünün periyodik kontrolleri düzenli olarak yapılmalı ve uyarı işaret levhalarının bulundurulması ayrıca acil durum butonunun bulundurulması" gerekliliği yönündeki tavsiye ve önerilerine rağmen düzeltme ve iyileştirmenin yapılmaması ve ayrıca asansörün periyodik kontrollerinin yaptırılmaması ve uygunluluğunun belgelendirilmemesi nedenleriyle %100 kusurlu oldukları '' kanaati bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay günü sanıkların ortağı oldukları ... Mobilya isimli işyerine ailesi ile birlikte alışveriş için giden yaşı küçük ...'ın ilgili işyerinin 4.katındaki reyonda bulundukları esnada aynı katta yük asansörü olarak kullanılan ahşap kapılı ve kapı içi tahta kilit sistemi kırık olan açık vaziyetteki asansör boşluğuna düşerek vefat ettiği tespit edilmiştir.
- Sanık ...'a ilişkin temyiz isteği yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, hükmedilen ceza miktarı bakımından sanık hakkında HAGB uygulanamayacağı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
- Sanık ...'a ilişkin temyiz isteği yönünden;
Sanığın soruşturmanın ilk aşamasından itibaren ilgili şirkette sadece fiili ortak olduğu, yönetim ve işleyişten sorumlu olmadığı beyanı, sanık ...'in de ilgili iş yerinin işleyişinden kendisinin sorumlu olduğu beyanı, dosyada sanık ...'nın savunmasının aksini gösterir delil bulunmadığı bu sebeple sanığa kusur izafe edilemeyeceği gözetilmeden sanığın beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Sanık ... Yönünden;
Gerekçe bölümünde 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/386 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
- Sanık ... Yönünden;
Gerekçe bölümünde 2 nolu bentte açıklanan nedenle Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/386 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:56