Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10744
2023/4948
13 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1946 E., 2020/1212 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Esastan ret
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 06.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve 2313 sayılı yasaya muhalefet suçundan 27.03.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 28.03.2017 tarihinde tutuklandığını, İzmir 6.ACM de yargılanarak 15.02.2018 tarihinde tahliye edildiği ve 26.06.2018 tarihinde beraatine karar verilereke kararın kesinleştiğini, müvekkilinin tutuklama öncesindeki süreçlerde inşaat dekorasyon işleri ile uğraştığını, taşeron olarak aldığı işlerde esnaf olarak kar ettiğini, yevmiyeci olarak gittiği işlerden aylık gelirinin 7.000 8.000 TL gelirinin olduğunu, müvekkilinin tutuklu kaldığı günler çok zor zamanlar geçirdiğini, onurlu ve temiz bir yaşamı olan müvekkilin bu haksız işlem karşısında oldukça üzüldüp, elem ve keder çektiğini, kendisi ile birlikte ailesinin de mağdur olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin haksız olarak gözaltı ve tutuklu kaldığı süre için toplam 100.000 TL maddi, 200.000 TL de manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 27.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davacı müvekkile verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 31.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın 5271 sayılı Kanun 142 inci maddesi gereğince üç aylık süre içerisinde açılması, yasanın aradığı koşulların oluşmadığı, davanın kararın kesinleşme tarihinin tebliğinden itibaren üç içinde tebliğ edilmemesi halinde ise kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılmasının gerektiği, kesinleşme şerhli beraat hükmünün davacıya tebliğ edildiğine ilişkin belgenin taraflarına tebliğ edilmediği bu nedenle davanın öncelikle hak düşürücü süre ve yetki yönünden usulden reddi ile, davacının maddi delil ve belgelerle ispatlanamayan maddi tazminat talebinin hukuka ayrı olduğundan bahisle, Haksız ve yersiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep edilmiştir.
3.İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2018/351 Esas, 2019/143 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.07.2020 tarihli ve 2019/1946 Esas, 2020/1212 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 14.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin ise esastan reddi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
İstinaf merciinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermesi gerektiğine, kararı temyiz ettiğine, ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Dava dilekçesinde talep edilen tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/221 Esas – 2018/274 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 27.03.2017 – 15.02.2018 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.07.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının gelir durumuna ilişkin belge ibraz etmediği, bu nedenle maddi tazminatın net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği belirlenerek, 19.634,25 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminat miktarının fazla olduğundan maddi tazminatın 15.509,23 TL'ye indirilmesi, manevi tazminatın eksik olduğundan 20.000,00 TL'ye yükseltilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 4.256,00 TL olması gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/221 Esas – 2018/274 Karar sayılı dava dosyasında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yargılandığı, 27.03.2017 – 15.02.2018 tarihleri arasında 325 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.07.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 29.634,25 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 35.509,23 TL olarak düzeltilerek esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "15.267,68" TL yerine, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde "15.509,23" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
B. Davacının Temyiz İstemi Yönünden;
1.Hükmedilen Maddi Tazminat Miktarı Yönünden;
Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "15.267,68" TL yerine, bu miktarın üzerinde kalacak şekilde "15.509,23" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunduğu ancak temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmadığından davacı vekilinin maddi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
2.Hükmedilen Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.07.2020 tarihli ve 2019/1946 Esas, 2020/1212 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B 2) bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.07.2020 tarihli ve 2019/1946 Esas, 2020/1212 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:02:51