Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5183
2023/4867
8 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2021/392 esas, 2021/477
SUÇ: Taksirle öldürme
KARAR: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Taksirle ölüme neden olma suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddenin altıncı fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli ve 2017/31 esas, 2018/47 sayılı kararının 12.03.2018 tarihinde kesinleştiğinin kabul edilmesine müteakip anığın denetim süresi içerisinde 03.01.2020 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddenin altıncı fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına cezalandırılmasına ilişkin Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/392 esas, 2021/477 sayılı hükmün, istinaf edilmeksizin 02.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07/05/2023 gün ve 94660652 105 81 20826 2022 Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB 2023/58787 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB 2023/58787 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, tebliğ yapılacak kişinin adreste bulunmaması hâlinde, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebeplerini komşu, yönetici, kapıcı vb. kişilere sorarak araştırması, tespitlerini onların beyanlarını ve imzalarını alarak tebliğ mazbatasına şerh etmesi ya da imzadan imtina etmeleri hâlinde bu durumu tebliğ mazbatasına şerh etmesi gerektiği,
Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen kararın adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince 01/03/2018 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat mazbatasında, komşusundan sorularak sanığın çarşıya gittiğinin öğrenilmesini takiben, beyanda bulunan ve haber bırakılan komşu ismi tespit edilmeksizin tebliğ işlemi tamamlanarak kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de;
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19/09/2018 tarihli ve 2016/12791 esas, 2018/8413 karar sayılı ve 3. Hukuk Dairesinin 11/02/2019 tarihli ve 2017/5224 esas, 2019/901 karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere, beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceği, diğer yandan isimden imtina etmiş olsa dahi daire numarası gibi ayırt edici hiçbir özelliğin de tebliğ mazbatasında belirtilmemiş olduğu, bu haliyle sanığa yapılan tebligatın usulü ile yapılmadığı cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2018 tarihli kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediğinden denetim süresinin de başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresinde işlenmiş bir suçtan da söz edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanması ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde,
2 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 22/6 2.cümle maddesinde yer alan“...bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, her ne kadar mahkemesince anılan düzenleme uyarınca sanık hakkında 1/4 oranında indirim uygulanmış ise de, sanığın eylemini bilinçli taksir ile gerçekleştirdiği hususunu kararda tartışmayarak gerekçesiz şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A.İhbarnamedeki (1) Numaraları Bozma İsteği Yönünden;
1.İncelenen dosyada sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince 01.03.2018 tarihinde muhtara tebliğ edildiği, tebligat mazbatasında, komşusundan sorularak sanığın çarşıya gittiğinin öğrenilmesini takiben, beyanda bulunan ve haber bırakılan komşu ismi tespit edilmeksizin isim ve imzadan imtina ettiği belirtilerek tebliğ işleminin tamamlandığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer bir olaya ilişkin 22/12/2004 gün, 2004/12 765 esas, 2004/730 karar sayılı kararında, beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği, fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığının belirtildiği, anlaşılmakla sanığa yapılan tebliğin usulsüz olduğu bu nedenle Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediğinden denetim süresinin de başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresinde işlenmiş bir suçtan da söz edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanması ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
B.İhbarnamedeki (2) Numaraları Bozma İsteği Yönünden;
Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği bu nedenle denetim süresinin de başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresinde işlenmiş bir suçtan da söz edilemeyeceği gözetilemeden mahkemece açıklanmış mahkumiyet kararına yönelik inceleme yapılamayacağı anlaşıldığından ihbarnamedeki (2) numaralı bozma isteği yerinde görülmemiştir.
III. KARAR
A.İhbarnamedeki (1) Numaralı Kanun Yararına Bozma İsteği Yönünden;
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/392 esas, 2021/477 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
B.İhbarnamedeki (2)Numaralı Kanun Yararına Bozma İsteği Yönünden;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesi yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:05:23