Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7051
2023/4854
8 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1922 E, 2019/998 K
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 05.07.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/247 Esas sayılı dosyasından dolayı tutuklu kaldığını ve beraat ettiği, beraat kararının kesinleştiğini, uğramış olduğu maddi kayıptan dolayı 30.000,00 TL ve manevi olarak 100.000,00 TL tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 26.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2018/209 Esas, 2019/140 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/1922 Esas, 2019/998 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davacı vekilinin temyiz sebepleri;
1.Davacının işten çıkması nedeniyle meydana gelen zararın ve kıdem tazminatının ödenmesi gerektiğine,
2.Davacının el konulan telefonunun iade edilmemesi sebebiyle uğranılan maddi zararın giderilmesi gerektiğine,
3.Davacının avukatına yapmış olduğu harcamaların ödenmesi gerektiğine,
4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
5.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna,İlişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Davacı ...'ın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında yapılan yargılama neticesinde Bursa 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2018 tarihli ve 11.04.2018 kesinleşme tarihli 2017/247 esas, 2018/71 karar sayılı kararı ile beraat ettiği, davacının bu dava çerçevesinde 18.08.2017 23.08.2017 tarihleri arasında 5 gün göz altında aldığı, 23.08.2017 tarihi ile 31.10.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, bilirkişi tarafından 75 gün üzerinden hesaplanan maddi tazminatın davacının çalışmış olduğunda kazancına dair bir belge ibraz etmediği anlaşıldığından asgari ücret üzerinden hesaplanan 3.510,15 TL'nin maddi tazminat olarak tayini lüzumu bulunduğu, dosyaya sunulan ve tazminata konu edilmesi istenen serbest meslek makbuzunun ilgili mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra düzenlenmiş olduğu, tazminat istemine konu edilemeyeceğinin kabulünün gerektiği değerlendirilmekle davacının davasının kısmen kabulü ile, 3.510,15 TL maddi tazminatın gözaltına alma tarihi olan 18.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alma tarihi olan 18.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
''...hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlarda gözetilerek, zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği, dava konusu olayda davacının gözaltına alınması ve tutuklanmasında dosyada tek delilin Bylock kullanıcısı olduğuna yönelik tespit olduğu, yapılan detaylı inceleme sonucunda da bu tespitin hatalı olduğu, davacının morbeyin adlı hesaba ait uygulama sunucusuna bağlantı sağlanarak iradesi dışında Bylock IP'lerine yönlendirildiğinin tespit edildiği, bu durumda göz önüne alındığında mahkemece temel ölçütlere uymayacak şekilde eksik miktarda manevi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle yerinde ise de; belirtilen hukuka aykırılığın yeniden yargılamayı gerektirmeyip 5271 sayılı CMK'nın 303 ve 6100 sayılı HMK'nun 353/1 b maddeleri gereğince düzeltilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından,
Hükmün hükmün manevi tazminata ilişkin paragrafında manevi tazminat miktarı olarak yazılı "5.000 TL " ibaresinin çıkartılması ve yerine " 10.000 TL" ibaresinin yazılmasına
Hükmün vekalet ücretine ilişkin paragrafında yazılı olan "1.056 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "1.621,22 TL" yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, '' karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/247 Esas, 2018/71 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.08.2017 31.10.2017 tarihleri arasında 74 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 03.04.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 11.04.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Davacının işten çıkması nedeniyle meydana gelen zararın ve kıdem tazminatının ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacının tutuklanmadan önce asgari ücretli olarak çalıştığı anlaşılmakta olup davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süre içerisindeki maddi kaybının net asgari ücret üzerinden hesaplanmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davacının kıdem tazminatın 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında hüküm altına alınamayacağı dikkate alındığında, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Davacının el konulan telefonunun iade edilmemesi sebebiyle uğranılan maddi zararın giderilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
CMK'nın 141 j maddesinde; "Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." düzenlenmesi bulunmaktadır.
Davacının dava dilekçesiyle cep telefonuna el konulmasına rağmen iade edilmediğinden bahisle de tazminat talep ettiği, söz konusu cep telefonuna hangi suç kapsamında el konulduğu tespit edildikten sonra tazminat davasına konu silahlı terör örgütüne üye olma suçundan el konulması halinde, davacıya iade edilip edilmediği araştırılarak, iade edilmemesi halinde CMK'nın 141/1 j maddesindeki "zamanında geri verilmeme" hususunda maddi bir zararı olup olmadığı tespit edildikten sonra bu hususta tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hakkında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Davacının avukatına yapmış olduğu harcamaların ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere , vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
5.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen vekâlet ücreti miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2.) paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.05.2019 tarihli ve 2019/1922 Esas, 2019/998 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:05:23