Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6909
2023/4761
6 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1500 E., 2019/1328 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 17.01.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 4 saat haksız yere gözaltında kaldığını, 50.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 17.05.2019 tarihli duruşmada özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2019 tarihli ve 2019/114 Esas, 2019/164 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/1500 Esas, 2019/1328 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Telefona el konulmasından dolayı yeniden alınan telefonun maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, davacının emniyet birimlerince haber verilmesi üzerine ifade vermeye gittiğine,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacının maddi tazminat talebi yönünden;
a)Davacı telefonuna ve diğer metaryallere el konulduğunu, bu nedenle yeni bir telefon almak durumunda kaldığının faturasını sunarak bunu ilişkin maddi tazminat talep etmişse de; Antalya BAM 11.CD Esas No:2019/1121 Karar No:2019/1442 sayılı ilamında: "FETÖ/PDY soruşturması sırasında "bylock" programı yönünden dijital inceleme yapılmak üzere el konulan cep telefonu ve bilgisayaraın dijital inceleme yapılıp dava sonuçlanıncaya kadar iade edilmemesinde hukuka aykırı bir durum bulunmaması, davacının yargılama sürecinde cep telefonu içeriğinin kopyalanarak kendisine verilmesi yönünde bir talebinin bulunmaması, "bylock" programının cep telefonunda yüklü olup olmadığının tespiti amacıyla cep telefonuna el konulmasında zorunluluk bulunması, satın alınan yeni cep telefonu ve bilgisayarın mülkiyetinin de davacı olması ile davacının telefon içeriğini bir süre kullanamamasında idareye yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı da dikkate alındığında; maddi tazminatın reddine ilişkin kararda usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı" kararı gözetilerek dosyaya sunulan davacının yeni telefon aldığına dair faturanın maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceğinden bu talebin reddine karar verilmiştir.
b) Davacı KYOK verildiği halde telefonunun teslim edilmemesi sebebiyle telefonun teslimine yönelik işlemlerde bulunması ve bahse konu soruşturmadaki hukuki süreci devam ettirmek için soruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle vekalet ücretine ilişkin maddi tazminat talep etmişse de bahse konu soruşturmanın 22/10/2018 tarihinde KYOK verilerek sonlandırıldığı davacının KYOK'tan sonra 06/12/2018 tarihinde vekil tayin ettiği Yargıtay 12. CD'nin 08/01/2018 tarih 2017/8182 esas 2018/4 Karar sayılı kararı; "Tazminat davasına esas dosyada, davacı tarafından karar tarihinden önce ödenen ve ispatlanan vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamına dahil edilebileceği" kararı gözetilerek dosyaya vekalet ücretine ilişkin serbest meslek makbuzunun sunulmaması da dikkate alınarak bu talebin reddine karar verilmiştir.
c) Davacı her ne kadar haksız yakalama işlemine maruz kaldığını ve yakalama neticesinde dört saat gözaltında kaldığını belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuşsa da davacının yakalanarak beyanının alınmadığı, kendi rızası ile gelmesiyle beyanının alındığı, ifade süresinde geçen sürenin ise makul bir süre olduğu değerlendirilerek bu talebin reddine karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat talebi yönünden;
Davacının manevi tazminat talebi değerlendirildiğinde; objektif bir kriter olmamakla birlikte,yapılan araştırmalara göre davacının sosyal ve ekonomik durumu, soruşturma konusu suçun niteliği, 28/08/2016 tarihinde başlanılan soruşturmaya dair 22/10/2018 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verilmesi nedeniyle soruşturma süresince davacının içerisinde bulunduğu keder ve üzüntü, çevresinden aldığı yıpratıcı tepkiler, yaşadığı üzüntü nedeniyle sağlığında meydana gelen bozulmalar, soruşturma öncesi kullanılan ilaçların dozunun soruşturma süreciyle birlikte doktor raporlarıyla sabit olmak üzere artış göstermesi, bu sürede çektiği elem ve uğranılan manevi yıpranma, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, zenginleşme sonucu doğurmayacak, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun olarak tayin edilmesi gerektiğinden, davacı yönüyle zenginleşmeye neden olmayacak, davacıda manevi tatmin duygusu yaratacak şekilde takdiren 3.000,00 TL manevi tazminat miktarına hükmedilerek, davacının yakalamaya maruz kalmaması kendisinin giderek ifade vermiş olması nedeniyle manevi tazminatın yakalama tarihinden itibaren değil hakkında verilen KYOK tarihi olan 22/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
''1 Manevi tazminat miktarı belirlenirken, objektif bir kriter olmamakla birlikte hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek sureti ile hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, zenginleşme sonucunu doğurmayacak bir şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayıp, fazla tayini,
2 Hükmedilen manevi tazminatın faiz başlangıç tarihinin talebe aykırı olacak şekilde yanlış gösterilmiş olması, yasaya aykırı görülmüş ise de;
Yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılığın CMK'nın 280/1 a, 6100 Sayılı HMK.nın 353/1 b, 2 maddeleri uyarınca düzeltilmesi olanaklı bulunduğundan,
Hüküm fıkrasının manevi tazminata ilişkin 1. fıkrasının b bendinde yer alan ''3.000 TL manevi tazminatın KYOK tarihi olan 22/10/2018'' ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine ''500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 28/08/2016'' ibaresinin yazılması sureti ile hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,'' karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/4352 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütüldüğü, yapılan soruşturma sonunda 22.10.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemesi Kanununun 280 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353 üncü maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamede tazminat miktarının eksiltilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Telefona el konulmasından dolayı yeniden alınan telefonun maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, davacının emniyet birimlerince haber verilmesi üzerine ifade vermeye gittiğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
Davacının elkonulan cep telefonunun iade edilmesi nedeniyle maddi zarar oluşmadığından ve yeni cep telefonu satın alınması sebebiyle talep edilen bedelin doğrudan zarar olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
Tazminata esas dosya incelendiğinde davacının ifadesinin alınması için 29.08.2016 tarihinde savcılıkça çağrıldığı, davacının da aynı tarihte kendiliğinden ifade vermek için gittiği, davacı hakkında yakalama veya gözaltı tedbirinin uygulanmadığı anlaşıldığından davacının yakalama veya gözaltı tedbirine ilişkin maddi tazminat talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Gerekçe bölümünün birinci paragrafta açıklandığı üzere davacının yakalamadığı veya gözaltına alınmadığı anlaşıldığından davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesi temyiz edene göre bozma nedeni yapılmamış, davacı vekilinin temyiz sebebi reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/1500 Esas, 2019/1328 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:06:45