Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/3516

Karar No

2023/4734

Karar Tarihi

2 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/455 E 2015/655 K

SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık

HÜKÜM: Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/455 Esas, 2015/655 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 52 inci maddesi, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, altıncı ve yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Katılan vekilinin temyiz isteği;

1 Sanıkların vermiş oldukları zararın giderilmediği, bu sebeple erteleme kararının usul ve Yasaya aykırı olduğuna,

2 Diğer temyiz nedenlerine ilişkin.

B.Sanık ... müdafinin temyiz isteği;

1.Eksik inceleme ile karar verildiğine,

2.Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

3.Sanığın dava konusu alanın sit alanı olduğunu bilmediğine,

4.Sanığın suç işleme kastı olmadığına,

5.Açılan su kuyusunun kapatılarak eski hale getirildiğine,

6.Diğer temyiz nedenlerine ilişkin.

C.Sanık ...’ın temyiz isteği;

1.Eksik inceleme ile karar verildiğine,

2.Verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna,

3.Dava konusu alanın sit alanı olduğunu bilmediğine,

4.Suç işleme kastı olmadığına,

5.Açılan su kuyusunun kapatılarak eski hale getirildiğine,

6.Diğer temyiz nedenlerine ilişkin.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Yerel mahkemenin kabulü; "Bilirkişi ... 19.10./2015 tarihli ve 06.07.2015 tarihli raporlarında; Su kuyusu için yapılan sondajın izinsiz yapıldığı ve kullanılmakta olduğu, plaj tesisi içindeki bina nitelikli ahşap yapılar için belediyeden izin alındığının kiralayanlar tarafından ifade edilmesine rağmen dosyasında böyle bir izine rastlanmadığı, dava konusu yerin Koruma Amaçlı İmar Planı alanı içinde olmasından dolayı planların kesin onayından sonra İmar Kanunu 18 inci madde uygulaması neticesi İmar Parsellerinin Belediyece verilecek inşaat ruhsatı neticesi inşaat yapılabileceği, kiralanan parselin dışında, ruhsatsız ve ruhsata bağlanma imkanı olmayan ahşap yapıların aykırı durumda olduğu, aykırılığın yıkılarak giderilebileceği, yapılan işlemlerin izinsiz fiziki ve inşai müdahale kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olduğunu belirtmiştir.

İddia, sanıkların savunmaları, katılanlar vekillerinin beyanları, tanık beyanı, bilirkişi raporları, olay tutanakları ve tüm dosya kapsamı ile; Sanıkların Çeşme ilçesi ... Mahallesi 973 ada 9 ve 10 parseller ile 974 ada 1 parselde kiralama yaparak ortak plaj işletmesi açtıkları, bu işletmeyi yaparken ahşap malzemeden mutfak, ahşap bungalovlar, ahşap tuvalet, ahşap soyunma kabini inşa ettikleri, Çeşme Belediyesince sanıklar hakkında imar kirliliğine sebep olmak suçundan suç duyurusunda bulunulduğu, ayrıca başka bir tarihte sanıkların 973 ada 11 parselde sondaj ile kuyu açtığının İlçe Jandarma komutanlığı tarafından tespit edilmesi ile ayrı bir soruşturma açıldığı, bu dosyadan aldırılan bilirkişi raporunda parsellerin II. derece doğal sit alanı olduğu, sondajın zemine inşai ve fiziki müdahale oluşturduğu, ayrıca kiralanan diğer parsellerde bulunan yapılarında izin alınmadan yapılması sebebi ile fiziki ve inşai müdahale teşkil ettiğinin belirtildiği, dosyaların birleştirildiği, sanıkların alınan beyanlarında bahse konu yerin sit alanı olduğunu bilmediklerini, suç kasıtlarının olmadığını savundukları, oysa tapu kayıtlarında da parselin II. Derece doğal sit alanı olduğunun açıkça görüldüğü, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri belirtildiği anlaşılmakla sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri kanaatine varıldığından sanıklara 2863 sayılı Kanun 65 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırılıktan ceza verilmiş, sanıkların daha önceden kasıtlı suç işledikleri dikkate alınarak sanıklara verilen cezalar hakkında 5271 sayılı Kanun 231 inci madde hükümleri uygulanmamış, sanıkların kişiliği, daha önceden 3 aydan fazla cezayı gerektirir ceza almamış olmaları, bir daha suç işlemeyeceklerine ilişkin mahkememizde olumlu kanaate varılması dikkate alındığında sanıklara verilen hapis cezaları ayrı ayrı ertelenmek suretiyle hüküm kurulmuştur.

B. Sanık ... savunmasında; "Sanık ... savunmasında: Ben bu hususta olaydan hemen sonra beyanda bulunmuştum. Oradaki beyanlarımın okunmasını talep ederim dedi. Okundu, soruldu; Oradaki beyanlarım doğrudur, tekrar ederim. Biz buranın sit alanı olduğunu bilmiyorduk, işletme gereği olarak su ihtiyacı olduğundan kuyu açıldı, DSİ den gelen kişiler izin alınmadan kuyu açılmayacağını söylediklerinden biz o gün hemen kuyuyu kapattık, buranın sit alanı olduğunu bilseydik iddianamede belirtilen faaliyetlerde bulunmazdık, diğer sanık ile ortak bu işe girdik, suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum, beraatimi talep ediyorum, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan kanun maddelerinin uygulanmasını talep ederim dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.

C. Sanık ... savunmasında; "Sanık ... savunmasında: Ben bu araziyi ...'ndan plaj işletmesi yapmak için kiralamıştık. Özel arazi olduğu için su temin etmek amacıyla sondaj yaptırmak istedim. Kıyıya uzak olduğu için sorun olacağını düşünmedim. Herhangi bir izin almadım. Buranın 2. Derecede doğal sit alanı olduğunu şimdi sizden öğreniyorum. ... benim ortağım olur. Fiili olarak birlikte işletiriz. Resmi olarak işleri o yürütmektedir. İZSU bizim işletmeye kadar hizmet vermediğinden 1/4 ücretini yatırarak İZSU ya su talebinde bulunduk, diğer yapılanlar olan iddianamede belirtilen ahşap malzemeden mutfak, ahşap bungalovlar, ahşap tuvalet, ahşap soyunma kabini hepsi demontedir, şuanda hepsi yıkılmıştır, bina niteliğinde değildir, biz buranın 2. derece doğal sit alanı olduğunu bilmiyorduk, çevredeki işletmeler bunları yaptığından biz bunun suç olmadığını düşünerek yaptık, suç işleme kastım yoktur, suçsuzum, beraatimi talep ediyorum, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan kanun maddelerinin uygulanmasını talep ederim dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE

Sanıkların ortak plaj işletmek amacıyla kiralamış oldukları II. Derece doğal sit alanı içerisinde kalan 973 ada 9 ile 974 ada 1 parsel ve hazine adına kayıtlı 973 ada 10 parselde izinsiz olarak ahşap bungalov, mutfak, tuvalet, soyunma kabini yaptırdıkları, 973 ada 11 parsel içerisinde su kuyusu açmak amacıyla sondaj yaptırdıklarının tespit edilmesi üzerine haklarında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, aşamalarda alınan mimar bilirkişi raporlarında sondaj faaliyetinin zemine inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olduğu, ahşap malzemeden ve konteyner tarzında yapılmış olan yapıların bina niteliğinde olduğunun bildirildiği, her ne kadar sanıklar aşamalarda alınan beyanlarında suça konu alanların sit alanı olduğunu bilmediklerini beyan etmiş iseler de ; suça konu alanlara ilişkin tapu kayıtları incelendiğinde 05.05.2006 tarihli "II. Derece doğal sit alanıdır." şerhi bulunduğu, yine 973 ada 10 parselin hazine adına kayıtlı olduğu, ayrıca sanık ...'in 25.03.2014 tarihinde İzmir 3. Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonundan günübirlik tesis yapmak için görüş istediğine ilişkin yazı cevabı da dikkate alındığında sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış, suça konu alanın sit alanı olduğunu bildikleri kabul edilerek mahkemece sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin verilen kararda bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

  1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin, sanık ..., sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Anayasa Mahkemesinin, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede:

  1. Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Çeşme Belediye Başkanlığının, 2863 sayılı Kanuna aykırılıktan açılan davaya katılma hak ve yetkisinin bulunmadığı gözetilmeksizin, ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, isabetli bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/455 Esas, 2015/655 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan (13.) paragraf çıkarılarak yerine “Katılan ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1500 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kanunakarar2863düzeltilerekhukukîtemyiztevdiinev.süreçolgularonanmasınasebeplerigerekçeaykırılıksayılıbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim