Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/7814
2023/4714
2 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/116 2016/334
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/116 Esas, 2016/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.10.2020 tarihli, 2016/338153 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
- Mahkemenin Kabulü
"Yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma, müşteki ve tanık beyanları, yapılan keşif, alınan bilirkişi raporu, görgü tespit tutanağı, olay yeri fotoğrafları, müze müdürlüğünün raporu, ihbar tutanağı, ekonomik ve sosyal durum araştırma belgesi, nüfus ve adli sicil kayıtları ile dosya kapsamında mevcut toplanan tüm deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık hakkında kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı yapmak suçlamasıyla dava açılmış ise de; alınan bilirkişi raporunda suç konusu yerin 18.12.2015 tarihinde Konya Kültür Varlıklarını Koruma Müdürlüğünün 3360 nolu kararı ile 2. derece sit alanı ilan edildiği, iddianamede suç tarihinin 27.04.2015 olduğu, suç tarihi itibariyle suç konusu yerin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında kalmadığı anlaşıldığından atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığından CMK'nın 223/2 a maddesi gereğince beraatine dair hüküm kurulmuştur."
-
Olay günü saat 10.00 sıralarında önleyici kolluk devriyesi görevini ifa eden kolluk kuvvetlerine vatandaşlar tarafından sanık ...'nın evinin bahçesinde kaçak kazı yapıldığı ihbarında bulunulması üzerine durumun bildirildiği Akşehir Müze Müdürlüğü görevlilerinin olay yerine gelerek yaptıkları incelemeler sonunda düzenledikleri 27.04.2015 tarihli raporda, taşınmazın, Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 29.08.2006 tarih ve 1150 sayılı kararı ile tescilli 2. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen Gölçayır Höyüğü'nün hemen dışında kaldığı, kaçak kazının, avlunun kuzey kenarında yer alan briket duvarın yanında platform kurularak caraskal yardımı ile açıldığı, çukurun 6 x 3 metre genişliğinde ve 3,30 cm derinliğinde olduğu, duvarın altından yan parsele yaklaşık 3 metre genişletildiği, çukur içerisinde herhangi bir kültür katmanına rastlanılmadığı, hafriyat toprağında görülen Geç Tunç ve Roma dönemine ait seramik parçalarının tescilli höyükten kayarak geldiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
-
Sanık ..., 27.04.2015 tarihli kolluk beyanında, evinin bahçesinde bulunan tulumbadan yeraltına giden su boruları çürüdüğünden boruları değiştirmek için kazı yaptığını, kazı yaptığı alanın yağmurdan dolayı çöktüğünü, çalışmayı yağmur nedeniyle tamamlayamadığını, bahçe ve kamelya yapmak amacıyla bu işe giriştiğini, taşınmaz kendisine ait olduğundan izin alması gerektiğini düşünemediğini iade etmiş, duruşmada alınan savunmasında da önceki ifadesini tekrar ettiğini belirterek eskiyen su borularını tamir için böyle bir iş yaptığını, suç işleme kastının bulunmadığını beyan etmiştir.
-
Mahkemece icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan 28.03.2016 havale tarihli inşaat bilirkişi raporunda, sanığın savunmasında belirttiği çürüyen su borularının tamiri için olması gereken ebatlardan fazla miktarda kazı yapıldığı, çukurun yağış miktarından ve toprak çökmesinden genişleyebileceği, fen bilirkişi raporunda ise Konya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün birimlerine gönderdiği yazı ekindeki krokiden anlaşılacağı üzere parselin 18.12.2015 tarih ve 3360 sayılı kararı ile tescilli 2. derece arkeolojik sit alanında kaldığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
-
2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinde yer alan, kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapan kişinin, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacağı, ancak, kazı veya sondajın yapıldığı yerin, sit alanı veya bu Kanuna göre korunması gerekli başka bir yer olmaması halinde, verilecek cezanın üçte birinin indirileceği şeklindeki düzenlemeden anlaşılacağı üzere, kazı yapılan yerin sit alanı veya bu Kanuna göre korunması gerekli başka bir yer olmaması durumunun, eylemi suç olmaktan çıkarmayıp, temel cezada indirim sebebi olduğu, somut olayda sanığın, eyleminden sonra tescil edilen 2. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazında izinsiz kazı yaptığının bilirkişi raporları ile sabit olduğunun, sanığın adli sicil kaydında yer alan Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli, 2019/351 Esas, 2020/589 Karar sayılı kararına ilişkin ilam Uyap'tan incelendiğinde, sanığın aynı taşınmazda 10.10.2018 tarihinde 8,5 metre derinliğinde kazı yaptığı, sanığın istikrarlı şekilde devam ettiği bu kazı eylemini de incelemeye esas dosyada olduğu gibi bahçesinde mevcut tulumbanın borularını değiştirmek amacıyla yaptığını beyan ettiği ve kazı neticesinde Roma dönemine tarihlendirilen bir kap ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın kastının kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak olduğu değerlendirilerek atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gözetilmeksizin, "suç konusu yerin 18.12.2015 tarihinde Konya Kültür Varlıklarını Koruma Müdürlüğünün 3360 nolu kararı ile 2. derece sit alanı ilan edildiği, iddianamede suç tarihinin 27.04.2015 olduğu, suç tarihi itibariyle suç konusu yerin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında kalmadığı anlaşıldığından atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı" şeklindeki hatalı değerlendirme ile beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Hazine vekilinin, 27.07.2015 havale tarihli dilekçe ile Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma talebinde bulunduğu ve katılma kararı bu yöndeki dilekçeye istinaden verildiği halde, gerekçeli kararda Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünün katılan olarak gösterilmesi, isabetli görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/116 Esas, 2016/334 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:07