Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5982

Karar No

2023/47

Karar Tarihi

10 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2015/477 Esas, 2016/238 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89/1, 89/2 b, 62, 52/2, 53/6. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2.... 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2016 tarihli ve 2015/477 Esas, 2016/238 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.12.2021 tarihli ve 2019/11946 Esas, 2021/9042 Karar sayılı kararı ile özetle "...5271 sayılı CMK'nın 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenmiş olan " Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7 nci maddesi ve CMK'nın 251 inci maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesi ile bozulmuştur.

3.Mahkemece, Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği, 5271 sayılı CMK'nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan ''Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir'' şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece hükmün gerekçe kısmında basit yargılama usulünün uygulanmaması gerekçelerinin açıklanarak, genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmıştır.

4.... 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarih, 2022/53 Esas ve 2022/212 Karar sayılı karar ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, TCK'nın 89/1. maddesi uyarınca 120 gün karşılığı adli para cezası ile, TCK'nın 89/2 b maddesi uyarınca 1/2 artırılarak 180 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 62. maddesi gereği 1/6 oranında takdiri İndirim uygulanarak 150 gün adli para cezası, TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca da sanığın neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve TCK'nın 53/6. Maddesi uyarınca 6 ay süre ile sürücü belgesinin alınmasına karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.07.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii hükmü temyiz etmiştir.

Adli para cezasını kesin olduğu için temyiz edemediklerini, sürücü belgesinin alt sınırdan uzaklaşılarak alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın idaresindeki otomobil ile saat 16:45 sıralarında, meskun mahalde, iki yönlü yolda seyir halinde iken, olay yeri dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde, sanığın soldaki sokağa dönüş yaptığı sırada, kavşak başından karşıya geçmek için yola giren, katılan yayaya yolun ortasında çarpması neticesinde, katılanın kemik kırığının hayati fonksiyonlarına etkisi ağır (4. derece) olacak şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.

2.Müşteki uzlaşmak istememiştir.

3.Kaza tespit tutanağında, bu kazanın oluşumunda ... sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 53/2. maddesinde düzenlenen sola dönüş kurallarına uygun olarak dönme kuralının ihlal ettiği, yayalara ilk geçiş hakkını vermediğinden kusurlu olduğu şeklinde görüş yazılmıştır.

4.Kovuşturma aşamasında Trafik İhtisas Dairesi uzmanı bilirkişiden alınan 23.02.2016 tarihli Kusur raporunda, otomobil sürücüsü sanığın sola dönüşünü dikkatli bir şekilde yapmadığı, kavşak başından geçen yayalara ilk geçiş hakkını vermesi gerektiği, çarpmadan önce etkili tedbir almaması nedeni ile asli kusurlu; yaralanan yayanın ise araçları kontrol ederek, dikkatli bir şekilde geçiş yapması gerekir iken, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeni ile tali kusurlu olduğu şeklinde görüş vermiştir.

5.Meydana gelen kaza neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan raporda özetle, kişide tarif edilen tibia fibula kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (4) derece nitelikte olduğu, görüşlerini içerir adli muayene raporları dava dosyası içindedir.

6.Sanığın adli sicil kaydı ve resmi nüfus kayıt örneği dava dosyasındadır. Adli sicil kaydında sabıkasının olmadığı görülmüştür.

7.Sanığın 23.07.1990 tarihli B sınıfı sürücü belgesi bulunmaktadır.

IV.GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Mahkemenin bozma ilamına uyarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesi uyarınca yeniden duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu kurulan hükümde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/53 Esas, 2022/212 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

  1. 01.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtevdiinesüreçv.olgularonanmasınasebepleriıvgerekçe

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:46:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim