Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1390

Karar No

2023/4685

Karar Tarihi

2 Kasım 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/1067 E., 2016/278 K.

SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma

HÜKÜM: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik

5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/1067 Esas, 2016/278 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a ) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.04.2021 tarihli, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanın temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü;

1."... katılan ile sanık arasında ticari ilişkiden kaynaklanan bir husumet bulunduğu, bu husumet nedeni ile özellikle, katılanın beraber yaşadığı tanık ve sanık arasında adli vakaya dönüşen bir takım hadiseler yaşandığı bilinmektedir. Ceza muhakemesinin en önemli ilkelerinden biri olan ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi gereğince sadece müştekinin soyut iddiası ve taraflar arasında ki husumet nazara alındığında tanığın itibar edilemeyeceği anlaşılan anlatımları dışında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller kapsamında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından sanığın beraati yönünde karar verilmiştir..." şeklindedir.

2.Sanık savunmasında özetle; "..Suçlamayı kabul etmiyorum. Hakkımda neden bu şekilde iddiada bulunduklarını anlamıyorum. Eskiden beri benimle uğraşılmaktadır. Tanık Süleyman ile müşteki arasında ne gibi bir ilişki olduğunu bilemiyorum..." demiştir.

3.Katılan beyanında özetle; "...Sanık benim sahibi olduğum şirketin çalışanıydı. Ancak bu şirket kriz nedeniyle devredildi. Ben bu aşamada çocuklarımın yanına gittim. Döndüğümde yaşanan bir takım problemler nedeniyle şantiyenin talan edildiğini gördüm. Sanık kullanılmaktadır. Ancak kendi aklı, fikri ve melekeleri vardır. Bana laf atmaya ve rahatsız etmeye hakkı yoktur. Evimden her çıktığımda alay etme, tahrik etme, hakaret, tehdit gibi eylemlere maruz kalmaktayım. Bu sebeple evimi dahi değiştirdim. Çünkü yaşayamadım. Sanıktan şikayetçiyim, cezalandırılmasını talep ederim. Davaya katılmak istiyorum, kendisine iftira atmak için hiçbir nedenim yoktur, bana laf atmasaydı kendisini şikayet etmezdim.." demiştir.

IV. GEREKÇE

Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılanın temyizinin incelenmesinde, 5237 sayılı TCK'nn 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.

Somut olayda, sanık ile katılan arasında husumet olduğu ve aralarındaki bu husumet nedeni ile açılan ve derdest olen birçok dava bulunduğu, sanığın katılanın huzur ve sükununu bozduğuna dair, sanığın mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla; Mahkemenin kabul ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/1067 Esas, 2016/278 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztevdiinev.süreçolgularsükununuonanmasınagerekçesebeplerivehuzurkişilerinbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim