Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1379
2023/4684
2 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/42 E., 2016/298 K.
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Müştekinin 10.05.2016 tarihli duruşmada, davaya katılma talebinde bulunduğu, davaya katılma hususunda bir karar verilmediği anlaşılmakla; suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan müşteki ...'un 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/42 Esas, 2016/298 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.04.2021 tarihli, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.".. yapılan yargılama, sanık savunması, müşteki ve tanık beyanı ve tüm dosya kapsamına göre resmi olarak evli fakat aralarındaki anlaşmazlıktan dolayı ayrı yaşayan sanık ve müşteki arasında meydana gelen olayla ilgili müştekinin kız kardeşi olan ...'in beyanından başka sanığın mahkumiyetine yeter yeter kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak delil elde edilemediğinden atılı suçtan beraatine karar vermek gerekmiştir.
2.Sanık savunmasında özetle; " Hakkımda şikayetçi olan ... benim resim nikahlı eşim olur. Pazar günü eşim beni telefondan arayarak ben artık eve gelmiyorum. Seni mahkemeye vcreceğim şeklinde ithamlarda bulundu. Daha sonra eşimi arayarak neden böyle yaptığını sormak istedim ancak telefonu açmadı.Kendisini telefonu açmayınca durumumuzu konuşmak için bende kardeşi ...'i aradım, ancak o da telefonu açmadı. Eşime ulaşamayınca çocuklarımı ve kendisini merak ettiğim için 27.12.2015 günü babam ve abim de durumu konuşmak için eşimin kaldığı annesinin evine gittik. Ancak kapıyı açmadılar.... '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
3.Müşteki ... 27/12/2015 tarihli Asayiş büro amirliğinde alınan beyanında; " Hakkında şikayette bulunduğum Üzer Umul benim 6 yıllık resmi nikahlı eşim olur. Bu evliliğimizden müşterek iki çocuğumuz vardır. Eşim ... ile şiddetli geçimsizlik yaşamamız ve beni başka birileriyle aldatmasından dolayı bu tarihten bir hafta önce eşimle kalmış olduğum evden ayrıldım ve çocuklarımı da alarak ailemin yanında kalmaya başladım. Aynı zamanda boşanma davası açtım. Evden ayrıldıktan sonra eşimle görüşmüyordum, sürekli telefonlarımı arıyordu. Fakat ben açmıyordum en sonunda da telefonumu kapattım. Kapattıktan sonra da ablam ...'i aramaya başladılar. O da bu durumdan rahatsız oluyordu. Eşimle hiç bir şekilde irtibata geçmediğim için bugün kapının zili çaldı. Ailemin evi bodrum kat olduğundan cama vurdular. Bana hitaben bir şeyler mırıldandı ama ne dediğini anlayamadım, bir süre bekledikten sonra evin önünden ayrıldılar. Eşimin benî rahatsız etmesini istemiyorum. Mahkeme uygun görürse eşimin kalmış olduğum eve yaklaşmaması ve uzaklaştırma karan vermesini istiyorum. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.
4.Tanık ... 27/12/2015 tarihli Asayiş büro amirliğinde alınan beyanında; " .. Bu tarihten yaklaşık bir hafta önce kız kardeşim, eşi ... ile anlaşamadığını aralarında sorunların olduğunu söyleyerek ikamet adresimize geldi ve bizimle birlikte kalmaya başladı. Kız kardeşime eşi ile aralarında ne probleminin olduğunu sorduğumda, eşinin ailesinin kendsilerine karıştığını ve eşinin kendisini aldattığını söyledi. Yaklaşık bir haftadan beri kardeşim ... bizimle kaldığı için eşiyle görüşmüyordu. Hatta kardeşim telefonlara bakmıyordu, bu yünden eniştem ... beni arıyordu kardeşimle görüşmek istediğini söylüyordu. Ben kardeşime görüşüp görüşmeyeceğini sorduğumda görüşmek istemediğini söylüyordu. Bugün yani 27.12.2015 günü saat: 18:00 sıralarında evde bulunduğumuz esnada kapının zili çaldı. Ben bu sırada odamda uyuyordum. Kalkıp kapıya bakmak işedim. Kapıdakinin eniştem ... olduğunu anlayınca kapıyı açmadım. Daha sonra evimiz bodrum kat olduğu için evin camına vuruldu. Bu sırada eniştem birşeyler fısıldıyordu. Fakat ne dediğini anlamadık. Bir süre binanın önünde bekledikten sonra ayrıldılar. Bizde kardeşim ile birlikte şikayette bulunmak üzere Büronuza geldik." şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılanın temyizinin incelenmesinde, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, ısrar ögesinin ve sırf huzur ve sükunu bozma saikinin bulunmaması nedeniyle unsurları oluşmayan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkemece sanığın beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/42 Esas, 2016/298 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:07