Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1389
2023/4683
2 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/427 E., 2016/133 K.
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/427 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a ) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen12.04.2021 tarihli, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiği, aynı gün toplam 7 tane mesaj attığı ve suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1."... sanık ile katılana arasında boşanma davası olduğu, 15.09.2015 tarihinde sanığın kullandığı ... nolu hattan katılanın kullandığı hatta 05.10.2015 tarihli tutanakta tespit edilen 21:02, 21:05, 21:06, 21:08, 21:13, 22:07, 22:08 saatli mesajları gönderdiği, bu durumun sanığın ikrarı ile de sabit olduğu, her ne kadar sanık hakkında iş bu mesajları göndermesi nedeniyle kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçun oluşabilmesi için sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla ve ısrarla hukuka aykırı bir davranışta bulunulması gerektiği, sanığın göndermiş olduğu mesaj içerikleri incelendiğinde, sanığın amacının katılanın huzur ve sükununu bozmaya yönelik olduğu hususunda kanaate varılamadığı ayrıca sadece 7 adet mesaj göndermesinin sanığın ısrarla hareket ettiğinin göstergesi olmadığı, her ne kadar katılan ve vekili sanığın sürekli telefonla arayarak ve mesaj çekerek rahatsız ettiğini iddia etmiş ise de, TİB kaydında sanığın sürekli arama veya mesaj çekme durumunun olmadığının görüldüğü, unsurları oluşmayan suçtan beraatine dair aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur..." şeklindedir.
2.Sanık savunmasında; "...üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum benim eşime mesaj çektim doğrudur ancak bunu rahatsızlık vermek amaçlı yapmıyorum. Çocuğumu görmek amaçlı olarak mesajları attığım doğrudur. Eğer ben rahatsız etmek isteseydim eşimin işte olduğu vakitler veya uygunsuz zamanlarda mesaj atarak rahatsız ederdim, suçlamaları kabul etmiyorum, zaten eşimde bana yönelik mesajlar göndermektedir ..." şeklinde savunmada bulunmuştur.
3.Katılan beyanında; ".. sanık benim eşim olur kendisi ile boşanma davamız halen devam etmektedir. Sanık sürekli olarak hem telefonla arayarak hem de mesaj çekerek beni rahatsız etmektedir. iddianameye konu mesajları da sanık olay günü bana çekmiştir. Sanığa bir çok kez bana mesaj çekmemesini bana telefonla aramamasını istememe rağmen sanık beni telefonla aramaya beni rahatsız etmeye devam etmiştir. Amacı benim huzurumu bozmaktır. Sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum.." demiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde, 5237 sayılı TCK'nn 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Sanığın boşanma sürecinde olduğu eşine, aynı gün içerisinde çekmiş olduğu 7 adet mesajın içeriklerinde ortak çocuklarından bahsettiği anlaşılmakla, sanığın eyleminde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun yasal unsuru olan ısrar şartının gerçekleşmemesi nedeniyle yerel mahkemenin beraate ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/427 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:07