Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5150
2023/4638
1 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/372 E., 2016/158 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli 2015/372 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 3 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.09.2020 tarihli ve 2016/276360 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.11/08/2015 günü saat 19.15 sıralarında sanık sürücü ... idaresindeki .... plakalı otomobil ile Pınarkent istikametinden Denizli istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalli Uydukent kavşağına gelerek kendisine hitap eden kırmızı fasılalı ışıkta Uydukent istikametine dönüş yaptığı esnada, Denizli istikametinden Pınarkent istikametine doğru seyir halinde olan ve kendisine hitap eden sarı fasılalı ışıkta kavşağa giren sürücü idaresindeki ...... plakalı motosikletin seyir şeridini kapatarak çarpışmaları sonucu motosiklette bulunan ... ve ...' ün ölümüyle neticelenen olay meydana gelmiştir.
-
Kaza tespit tutanağına göre, sanık 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar" kuralını ihlal ederek, ilk geçiş hakkını vermeyerek birinci derecede kusurlu olduğu, diğer sürücünün aynı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak" kuralını ihlal ederek tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.
-
Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 25.03.2016 tarihli raporuna göre, sanık sürücü ... idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşağa gelerek dönüşünden önce kendisine hitap eden "DUR" anlamındaki fasılalı yanan kırmızı ışığı dikkate alarak durması, istikametine göre sağ tarafından kavşağa yaklaşan motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, belirtilen hususlara riayet etmeyip, kontrolsüz şekilde kavşağa girdiği, bu davranışıyla kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmış olup; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle olayda asli derecede kusurlu olduğu belirlenmiştir.
-
Yapılan otopsi raporuna göre, ölen ...’un ölümünün trafik kazası ile husulü mümkün uzun kemik kırık ve çıkıkları ile birlikte multikot kırıklarının yol açtığı hemopnömotoraks nedeni ile olduğu tespit edilmiştir.
-
Meydana gelen trafik kazasında hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanan ...' ün tedaviye rağmen hayatını kaybettiği ve yapılan otopsi sonucu kişinin ölümünün şahsın trafik kazası ile husulü mümkün kafa tası ve alt ekstremite kemik kırıkları ile müterafik subtural subaraknoid kanama nedeniyle olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, asli kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması, oluş ve dosya kapsamına uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, asli kusurlu olarak iki kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında temel cezanın 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinin, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.5237 sayılıKanun'un 53 üncü maddesinin altıncı maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un üçüncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sürücü belgesinin asgari hadden çok fazla uzaklaşmak suretiyle 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bozma sebebi sayılmıştır.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50 nci maddesinin dördündü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan uzun süreli hapis cezasının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, adli para cezasına çevrilebileceği belirtildiği, tam kusurlu olduğu tespit ve kabul edilen sanık hakkında hükmolunan uzun süreli hapis cezasının, Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca adli para cezasına çevrilmemesinde “Sanığa verilen hapis cezasının süresi" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ve bozma sebebi sayılmıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli 2015/372 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:09:29