Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4426

Karar No

2023/4605

Karar Tarihi

31 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/408 E., 2021/3282 K.

SUÇ: Taksirle yaralama

HÜKÜM: Kamu davasının düşmesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2017/294 Esas, 2020/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı fıkrasının son bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi gereğince neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2020/408 Esas, 2021/3282 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.12.2022 tarihli ve 2022/16096 sayılı temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında kamu davasının düşmesi kararının hukuka aykırı olduğuna ve kasten yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.İlk Derece Mahkemesince ''Tüm dosya kapsamı ve deliller ayrı ayrı incelenip bir bütün olarak değerlendirildiğinde,

Her ne kadar sanık ...'nin katılanlar ... ve ...'e karşı tehdit ve hakaret suçunu işlediğinden bahisle ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalarda atılı suçlamaları kabul etmeyişi, aşamalarda dinlenilen tanık Sümeyye'nin olaya ilişkin herhangi bir bilgisinin olmayışı, katılanların beyanı dışında tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarını işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine,

Sanık ...'nin katılan ...'e karşı yaralama suçu yönünden her ne kadar sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; katılanın beyanı, katılanın alınan kati raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu diğer sanık ile iştirak halinde işlediği anlaşılmakla, takdiren alt sınırdan ve adli para cezası seçilerek cezalandırılmasına, duruşmadaki tutum ve davranışları ve pişmanlık gösterişi dikkate alınarak TCK 62.maddesinin uygulanmasına, sanık hakkında daha önceden CMK 231 maddesinin uygulanmış olduğu, sanığın yeniden suç işlediği, sanığın bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkememize kanaat gelmemesi nedeniyle hakkında CMK 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanık hakkında takdir edilen netice cezanın adli para cezası olması nedeniyle hakkında TCK 50 ve 51.maddelerinin uygulanmasına ayrı ayrı yer olmadığına,

Sanık ...'nin katılan ...'e karşı yaralama suçu yönünden her ne kadar sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; katılanın beyanı, katılanın alınan kati raporu, ATK'dan alınan rapora göre katılanın yaşamını tehlikeye sokan durum ile sanığın eylemi arasında nedensellik bağının olduğunun belirtildiği ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu diğer sanık ile iştirak halinde işlediği anlaşılmakla, takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, katılanda yaşamını tehlikeye sokan durum oluştuğundan TCK 87/1 d. ve TCK 87/1 d.son.maddelerinin uygulanmasına, duruşmadaki tutum ve davranışları ve pişmanlık gösterişi dikkate alınarak TCK 62.maddesinin uygulanmasına, verilen ceza miktarı gözetilerek TCK 50, 51 ve CMK 231.maddelerinin ayrı ayrı uygulanmamasına,

Sanık ...'ın katılan ...'e karşı yaralama suçu yönünden her ne kadar sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; katılanın beyanı, katılanın alınan kati raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu diğer sanık ile iştirak halinde işlediği anlaşılmakla, takdiren alt sınırdan ve adli para cezası seçilerek cezalandırılmasına, duruşmadaki tutum ve davranışları ve pişmanlık gösterişi dikkate alınarak TCK 62.maddesinin uygulanmasına, sanığın talep edişi, şartlarının oluşması ve mahkememizce sabıkasız oluşu ve pişmanlığı gözetilerek CMK 231.maddesinin uygulanmasına,

Sanık ...'ın katılan ...'e karşı yaralama suçu yönünden her ne kadar sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; katılanın beyanı, katılanın alınan kati raporu, ATK'dan alınan rapora göre katılanın yaşamını tehlikeye sokan durum ile sanığın eylemi arasında nedensellik bağının olduğunun belirtildiği ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu diğer sanık ile iştirak halinde işlediği anlaşılmakla, takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, katılanda yaşamını tehlikeye sokan durum oluştuğundan TCK 87/1 d. ve TCK 87/1 d.son.maddelerinin uygulanmasına, duruşmadaki tutum ve davranışları ve pişmanlık gösterişi dikkate alınarak TCK 62.maddesinin uygulanmasına, verilen ceza miktarı gözetilerek TCK 50, 51 ve CMK 231.maddelerinin ayrı ayrı uygulanmamasına karar verilmiş ve belirtilen gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

2.Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi 23.11.2015 tarih ve saat:17.47'de tanzim olunan genel adli geçici muayene raporuna göre katılanın darp nedeniyle başvurduğu, göğüs ve sırt ağrısı şikayeti olduğu, sol skapulada hassasiyet, sol göz altında çizik, sol omuzda 2x1 cmlik kızarıklık, takiplerinde troponin artışı sebebiyle kardoloji servisine sevk edildiği bildirilmiştir.

3.Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 30.01.2019 tarih ve 1339 sayılı raporunda,

''...

Dosya içerisindeki mevcut tıbbi belgelere göre dava konusu olay tarihinden önce kendisinde kronik kalp damar hastalığı bulunduğu anlaşılan ve dava konusu olay tarihi 23.11.2015 tarihinde yaralanan kişideki yumuşak doku lezyonlarının;

1)Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,

2)Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU,

3)Vücutta kemik kırığına sebep olmadığı,

Ancak, kişi üzerindeki etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olan yaralanmaya maruz kalan kişide netice sebebiyle ağırlaşan bir durum oluştuğu, olayın efor ve stresiyle kendinde mevcut kalp damar hastalığının akut hale geçerek myokard infarktüsü geçirmesine neden olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla dava konusu olayla geçirdiği myokard infarktüsü arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu cihetle, geçirdiği myokard infarktüsünün kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişide dava konusu olay tarihinden önce mevcut olan kronik kalp damar hastalığının olaya bağlı myokard infarktüsü geçirmesinde kolaylaştırıcı bir etken olarak rol oynadığı oy birliği ile mütalaa olunur.''

Denilmektedir.

4.Sanık 14.04.2016 tarihli 1 nolu celsede hakkında şikayetten vazgeçme olması durumunda bunu kabul edeceğini dile getirmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

1.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsiz bulunmuş, duruşma açılarak yeniden yargılama yapılmıştır.

2.Bölge Adliye Mahkemesince ''Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'ye yönelik kasten yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik sanıklar müdafinin istinaf isteminin duruşmalı incelenmesinde;

İddia, savunma, soruşturma, ilk derece mahkemesi ve istinaf aşamasında yapılan kovuşturma sonucunda toplanan delillere göre;

Sanık ... ile babası olan sanık ...'in birlikte hayvan ticareti ile uğraştıkları, ...'ye satıp teslim ettikleri büyük baş hayvanların bedelinden ödenmeyen kısmı istemek amacıyla olay günü 23/11/2015 tarihinde sanıklar Ali ve ...'in, ...'nin yanına gittikleri; aralarında konuşurlarken ...'nin babası olan katılan ...'nin de yanlarına geldiği, alacak miktarı ve ödenme zamanı ile ilgili hususlarda taraflar arasında tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüşmesi ile sanık ...'in katılan ...'ye, sanık ...'in de ...'ye elleriyle vurmak suretiyle yaraladıkları, araya girenlerin tarafları ayırdığı,

Ambulansla hastane götürülen katılan ... hakkında olay günü düzenlenen raporda; göğüs ağrısı ve sırt ağrısı şikayeti olduğu, sol skapulada hassasiyet, sol göz altında çizik, sol omuzda 2x1 cm'lik kızarıklık, takiplerinde troponin artışı saptandığı için kardioloji servisi olan merkeze sevk edildiği; hastanın akut miyokart infarktüsü tanısıyla koroner yoğun bakıma yatırıldığı, antiiskemik ve antiagregan tedavisi başlandığı, sağ ve sol koroner anjiyo yapıldığı; 30/01/2019 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan rapora göre; dava konusu olay nedeniyle kişi üzerindeki etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olan yaralanmaya maruz kalan kişide netice sebebiyle ağırlaşan bir durum oluştuğu, olayın efor ve stresiyle kendinde mevcut kalp damar hastalığının akut hale geçerek myokard infarktüsü geçirmesine neden olduğu, dava konusu olayla geçirdiği myokard infarktüsü arasında illiyet bağı bulunduğu cihetle, geçirdiği myokard infarktüsünün kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu saptanmıştır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda subjektif sorumluluk esası kabul edilmiş olup “Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç” başlıklı 23. maddede bu durum “Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi hâlinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir.” şeklinde açıklanmıştır.

Failin, kastedilenden daha ağır ve başka bir neticenin gerçekleşebileceğini öngördüğü, buna rağmen eylemine devam ederek sonlandırdığı durumlarda, olası kastla hareket ettiğinin kabulü ile gerçekleşen ağır ve başka sonuçtan dolayı doğrudan sorumluluğu cihetine gidilecektir. Ancak böyle bir kastın bulunmadığı, kast taksir kombinasyonunun bulunduğu, temel suç tipinin kasıtlı, ağır ve başka neticenin ise taksirli olduğu durumda failin sorumluluğunu belirleyebilmek açısından, kasten işlenen temel suç ile ağır netice arasında öncelikle illiyet bağının varlığı aranacaktır. Nedensellik bağının, meydana gelen netice açısından varlığı zorunlu ise de bu durum tek başına yeterli olmayıp neticenin ayrıca faile yüklenip yüklenemeyeceği de değerlendirilmelidir. Bu kapsamda ağır neticenin objektif olarak faile yüklenebilirliği, bu ağır ve başka neticenin temel suç tipinin işlenmesine bağlı, ona bitişik, ona özgü olan özel tehlikenin gerçekleşmesi ve doğrudan sonucu olması halinde mümkündür. Örneğin göze yapılan darbe sonucu görme kaybına neden olunması halinde failin görme kaybının gerçekleşebileceğini öngördüğü kabul edilerek gerçekleşen ağır sonuçtan sorumlu tutulacaktır. Ancak failin gerçekleşen ağır ve başka netice bakımından olası kastı olmamakla birlikte bu ağır ve başka neticenin gerçekleşebileceğini öngörebildiği hallerde failin, bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından TCK'nin 23. maddesi gereği taksiri aranacaktır. Taksirle sorumluluk bakımından neticenin objektif olarak öngörülebilir olması yeterlidir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01/03/2016 tarih ve 2013/495 esas, 2016/97 sayılı kararı da bu yöndedir.

Buna göre yukarıda anlatıldığı şekilde kabul edilen olayda sanık ... hakkında ...'yi kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında katılan ...'deki kalp rahatsızlığının sanık ... tarafından önceden bilinmemesi nedeniyle eyleminin TCK'nın 89/1 2 e maddesinde belirtilen taksirle yaralama suçu kapsamında kaldığı ve ...'nin sanık ... hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla CMK'nın 223/8 maddesi gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.''

Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

3.Katılan ... istinaf kovuşturmasında 22.10.2021 tarihli 1 nolu celsede alınan beyanında, kendisine saldıranın sanık ... olduğunu, sanığın oğlu ...'ın da oğlu ...'e saldırdığını, olaydan önce kalp rahatsızlığı olduğundan haberinin olmadığını, sanık ... hakkında şikayetinin devam ettiğini, sanığın oğlu ...'dan şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE

5237 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi hükmüyle, hukuk sistemimizdeki netice sebebiyle ağırlaşmış suçlar açısından kusursuz (objektif) sorumluluk terk edilmiş, bir fiilin, kast edilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için, bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerektiği belirtilerek kusura dayalı sorumluluk olması sağlanmıştır. Bu itibarla kasten yaralama sonucunda kişinin öngörmediği ağır bir neticenin (olayımızda kalp krizi sonucu yaşamın tehlikeye girmesi) meydana gelmesi durumunda, failin aynı Kanun'un 87 nci madde hükümleri uyarınca cezalandırılabilmesi için, bu netice açısından en azından taksirinin varlığı ve ilk yaralanmanın 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddenin birinci maddesi kapsamında olması gereklidir. Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi 23.11.2015 tarih ve saat 17:47'de tanzim olunan genel adli geçici muayene raporunda ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 30.01.2019 tarih ve 1339 sayılı raporunda ilk yaralanmanın 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddenin birinci maddesi kapsamında değil, aynı Kanun'un ikinci kapsamında sayılan basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanma düzeyinde olduğunun bildirildiği ve sanığın kalp hastalığı önceden bildiğine dair dosyada herhangi bir emare olmadığı dolayısıyla bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gözetildiğinde üzerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince şikayete tabi olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde bir isabetsizlik yer almamaktadır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2020/408 Esas, 2021/3282 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîredditaksirlev.istemininyaralamatevdiinesüreçonanmasınasebeplerigerekçeolgularesastanolmadığıolduğu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:10:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim