Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4442
2023/4604
31 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/2463 E., 2023/517 K.
SUÇ: Taksirle yaralama
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ortaca 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli, 2018/459 Esas, 2021/291 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve 5237 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince sanığın koruma ve denetim altına alınmasına karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2021/2463 Esas, 2023/517 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, katılan ... vekilinin, katılanlar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince neticeten 9000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.05.2023 tarihli ve 2023/49695 sayılı temyiz istemlerinin esastan reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, müvekkilinin olayın gerçekleşmesinde etken davranışının bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Mahkemece ''...Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; sanık ...'nun katılanlar ... ve . .. ile katılan sanık ...'a karşı üzerine atılı "Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" suçunu işlediği, Türk Ceza Kanunu'nun 89/4 maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarının oluştuğu, katılanların aşamalarca değişmeyen ve tanık anlatımları ile uyumlu beyanları ve dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur durumunun tespitine ilişkin rapor ile anlaşılmış ise de; dosyada mevcut Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği'nin 09/11/2020 tarih ve 52777206/3255 sayılı sağlık kurulu raporunun içeriğine göre sanığın isnat edilen suç yönünden alınan tıbbi öykü ve yapılan ruhsal durum muayenesi sonucu, kişide "Hafif Derecede Zeka Geriliği" denilen akıl zayıflığının bulunduğu, kişinin işlediği fille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu, TCK'nun 32/2 kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğu belirtilmiş olmakla, sanık hakkında işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin olmadığı ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azaldığı anlaşıldığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/3 a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, sanık hakkında TCK.nın 57/1 maddesi uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına, sanık hakkındaki güvenlik tedbirinin toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalkıncaya kadar veya önemli ölçüde azalıncaya kadar devamına karar verilmiştir...''
2.Kolluk güçlerince tanzim olunan 01.06.2017 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sürücü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan;
''a)Kavşaklara yaklaşırken,... hızlarını azaltmak
...''
Kuralına uymadığından bahisle kusurlu olduğu, sanığın ise aynı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre;
''Kavşaklarda aşağıdaki kurallar uygulanır.
a) Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş
hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.
..''
Kuralına uymadığından bahisle kusurlu olduğu belirtilmiştir.
3.Katılanların dosyada mevcut kati adli muayene raporlarına göre Serap Uslu'nun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, ...'un yaşamı tehlikeye girecek ve vücudunda 4. dereceden kırık oluşacak, ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı bildirilmiştir.
4.Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamış, katılanların zarar giderimi gerçekleştirilmemiştir.
5.Yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından sunulan 05.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda,
A) Müşteki sanık sürücü ... idaresindeki otomobil ile meskun mahalde seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi, kavşağa yaklaştığında hızını uygun düzeye düşürmesi, sağ ilerisinde karşıya geçmek için yola doğru yönelen sanık sürücü idaresindeki motosikleti gördüğünde aracını kaplama üzerinde tutacak şekilde tedbir almaya çalışması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş olup motosiklete çarpmamak için tedbir almak isterken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile tali kusurludur.
B) Sanık sürücü ... idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken olay mahalline gelip sağa yöneldikten sonra sola manevra ile karşıya geçmek için sağ şeride giriş yaptığı sırada sol tarafından gelmekte olan müşteki sanık sürücünün seyir durumunu bozarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği olayda, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurludur.
Biçiminde kusur dağılımı yapılmıştır.
6.Sanık sürücü ... 28.02.2019 tarihinde mahkemede verdiği ifadesinde; "...Ben Tigem'in yanında kırmızı ışıkta bekliyordum. Bir aracın yolunda ilerlemekteyken aniden kaymaya başladığını gördüm. Sonra panikleyerek ... durağa çarptı.. Bana kimse çarpmadı. Ben de kimseye çarpmadım. Ben olay boyunca kırmızı ışıkta beklemeye devam ettim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmem. Beraatıma karar verilsin. Benim psikolojik servisinden alınmış herhangi bir raporum yoktur…" şeklinde beyanda bulunmuştur.
7.Muğla Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığında çalışan üç doktor bilirkişi tarafından hazırlanan 09.11.2020 tarihli raporda, ''...sanık ...'nun alınan tıbbi öykü ve yapılan ruhsal durum muayenesi sonucu kişide "Hafif Derecede Zeka Geriliği" denilen akıl zayıflığının bulunduğu, kişinin işlediği fille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu, TCK'nun 32/2 kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğunun, ayrıca kişinin hapis cezası alması durumunda infazın ertelenmesi hususunda yeniden sağlık durumunun değerlendirilmesinin uygun olacağı...'' saptanmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsiz bulunmuş, duruşma açılarak yeniden yargılama yapılmıştır.
- Bölge Adliye Mahkemesince ''Olay günü saat 16:00 sıralarında, istinaf dışı katılan sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Ortaca İlçesi Gazi Bulvarı istikametinden Kenan Evren Bulvarını takiben Havalimanı istikametine seyir halindeyken Tigem Işıklı Kavşağına geldiğinde istikametine göre sağından Tigem girişi tarafından Kenan Evren Bulvarına çıkmak için sağ şeride doğru giriş yapan sanık ...'nun sevk ve idaresindeki 48 E 0910 plaka sayılı motosiklete çarpmamak için manevra yaptığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkıp yolun sağ tarafında bulunan otobüs durağında beklemekte olan ..., ..., ... ve ...'ya çarpması sonucu yaralanmaları ile sonuçlanan olayda,
Sol tarafından gelmekte olan katılan sanık ...'ın seyir durumunu bozarak dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan ve hafif derecede zekâ geriliği bulunan sanık ... hakkında hakkında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Adaştırma Hastanesi Başhekimliği tarafından düzenlenen 09.11.2020 tarihli ve 52777206/3255 sayılı sağlık kurulu raporuna göre; akıl zayıflığı bulunan sanığın işlediği fille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğu, TCK'nun 32/2 kapsamında değerlendirilmesinin uygun olduğunun belirtilmesi karşısında,
TCK'nın 32/1. fıkrasında yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine 25 yıl, müebbet hapis cezası yerine 20 yıl hapis ceza verileceği, diğer hallerde verilecek cezanın altıda birden fazla olmamak üzere indirilebileceği, mahkum olunan cezanın süresi aynı olmak koşuluyla verilen cezanın kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabileceğine ilişkin hüküm içeren TCK'nın 32/2. maddesinin uygulanması gerekirken, TCK'nın 32/1 ve CMK'nın 223/3 a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuştur.
Dairemizce, duruşma açılarak yeniden yapılan açık yargılama sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçe ve ölçütlere göre, sanığın sübuta erdiği kabul edilen atılı suçtan dolayı mahkumiyetine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.''
Biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.Sanık istinaf mahkemesinde ''Dava konusu suç nedeniyle yargılandım ve hakkımda ceza verilmesine yer olmadığına kararı verildi, katılan vekillerinin istinaf dilekçesindeki aleyhe olan hususları kabul etmiyorum, benim psikolojik rahatsızlığım vardır, bununla ilgili raporlar dosyada vardır, daha önce vermiş olduğum savunmalarımı aynen tekrar ederim, olay tarihinde Dalaman ilçesinde bulunan TİGEM'in yanında kırmızı ışıkta sevk ve idaremdeki motosikletle bekliyordum, o sırada bir aracın yolunda ilerlemekteyken aniden kaymaya başladığını gördüm, sonra bu ... otobüs durağa çarptı, bana çarpmadı, ben de kimseye çarpmadım, olay boyunca kırmızı ışıkta beklemeye devam ettim, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum, öncelikle beraatimi talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda tüm lehe kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ederim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, kabul edilen olay ve olgularda isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin bu husustaki temyiz sebebi reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2021/2463 Esas, 2023/517 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:10:12