Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1904

Karar No

2023/4599

Karar Tarihi

31 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/477 E., 2016/618 K.

SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma

HÜKÜM: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin yalnızca kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu hakkında verilen beraat hükmüne ilişkin olduğu yapılan incelemede yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2015/477 Esas, 2016/618 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraatine karar verilmiştir.

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2021 tarih, 2016/355870 sayılı tebliğnamesi ile sanık tarafından katılana 24.04.2015 tarihinde gönderilen mesajların suç teşkil ettiği halde beraat kararı verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, huzur ve sükun bozma suçunun oluştuğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Mahkeme gerekçesinde "Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından, müşteki ve sanığın bir süre arkadaşlık yaptıkları, sanığın savunmasına göre müşteki ...'ten 5000 TL alacağı bulunduğu, bu parayı ödemesini istediği, bu nedenle müşteki ...'in kolluk beyanında belirttiği gibi 2300 TL'ye altın bileziğini bozdurup yanındaki 1700 TL ile birlikte 4000 TL olarak sanığa para verdiği anlaşılmış olup sanık tüm aşamalarda müşteki ...'i rahatsız etmediğini sadece alacağını istediğini savunduğu, ilişkisini başkalarına söyleyerek şikayetçiyi zor durumda bırakacağına dair şantaj olabilecek bir şey söylemediğini, ...'in kardeşi olan Bayram'ı da telefon konuşması sırasında tehdit etmediğini savunmuş olup savunmalarının aksine atılı suçları işlediğine dair yeterli, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı, şikayetçi ...'in herhangi bir şikayette bulunmaksızın kendi rızasıyla kuyumcuya altın bozdurarak sanığa para vermiş olmasının da sanığın savunmalarının doğru olduğunu gösterdiği, şikayetçilerin iddialarının aralarındaki borç alacak ilişkisi ve anlaşmazlığı nedenine dayandığı kanaatine varılmış, tüm suçlardan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği vicdani kanısına varılmış aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. " denilmiştir.

2.Sanık savunmasında "Benim ... ile daha önceden 2.5 sene bir birlikteliğiz vardı. Benim ondan daha önceden 5000 TL alacağım vardı, paramı vermesini istedim. Daha sonra Antalya'da Güllük Caddesinin orada annesi ile beraber gelip bana elden 4000 TL paramı verdiler. Halen de kendisinden 4000 TL alacağım vardır. Ben kesinlikle ne müştekinin annesi, ne ağabeyi ne de kendisini tehdit etmedim, müştekinin abisi olan Bayram ile sadece telefonda kısa bir görüşmemiz oldu. O kendisi bana telefonda "kız kardeşimin peşini bırak" dedi. Ben de "bırakamıyorum, seviyorum onu" dedim. Ben kesinlikle ...'e "paramı vermezsen aramızdaki ilişkiyi ailene anlatırım" gibi bir cümle kullanmadım, suçlamaları kabul etmiyorum, suçsuzum." şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.Katılan ... "Yaklaşık 9 ay Kadar önce şuan bende kayıtlı olmayan bir telefondan aranmıştım. Ben cevap verdiğim zaman ismini söylemeyen bir erkek şahış yanlış arama diyerek telefonu kapatmıştı. Ancak daha sonra o dönemde bu erkek şahış beni sürekli arayarak benimle konuşmak istediğini, arkadaşlık kurmak istediğini, kendisiyle cep telefonundan konuşmaz isem "numaramı televizyonlara altyazı olarak vereceğini" söyledi. Ben ilk başlarda kendisi ile görüşmedim ancak korktuğum için telefonla bu şahısla görüşmeye başladım. Görüşmeye başladığımızda bu erkek şahıs bana ... olduğunu ve Ankara ilinde ikamet ettiğini, Ağrı/Patnos'lu olduğunu ve benimle ci şekilde görüşmek istediğini belirtmişti. Ben de evlenebileceğimizi ümit ederek ... ile telefonla görüşmeye başladım. Yaklaşık 8 ay kadar önce ... Ankara'dan Anlalya'ya benim yanıma gelmek istediğini ancak parasının olmadığını , otobüs ile otel ödemeleri için benden borç istemişti ben de kendisine her gelişinde 400 500 TL borç para veriyordum. ... bu şekilde 8 ayda toplam 13 15 kez yanıma geldi ve her gelişinde borç para verdim. Ben tamamen iyiniyetim in kurbanı oldum ve kendisine inandığım için, güvendiğim için bu paraları borç olarak vermiştim. Ancak daha sonra yaklaşık 2 ay kadar önce ... isimli şahsın benimle ciddi bir ilişki içerisinde olmadığını, benimle evlenmek niyetinde olmadığını anladım ve bu ilişkiyi bitirdim. Ancak ben ... ile ilişkiyi bitirdiğimi ve kendisi ile birdaha görüşmek İstemediğimi söylememe tağmen, kullanmış olduğu 0535 071 16 76 numaralı telefonundan beni sürekli arayarak, aramızdaki bu ilişkiyi aileme, abilerime ve etrafıma söyleyip beni rezil edeceğini, rezil olmamam için kendisine 5.000 TL para vermem gerektiğini sürekli söylemeye başladı. Ben doğulu olduğumdan dolayı ailemin bu konuyu duyup olayın daha da büyümesinden endişe ettiğim için konuyu anneme anlattım. Annem bana para mara verme sakın dedi. Ancak ... isimli şahıs beni sürekli arayarak beni tehdit etmeye devam edince ben çaresiz bir şekilde ...'e tamam parayı vereceğim, yakamdan düş dedim. ... de bana parayı verirsen, birdaha yüzümü görmeyeceksin dedi. Ben ...'e bileziğimi bozduracağımı ve parayı kuyumcudan çıkınca kendisine vereceğimi söyledim. ... bana telefonda "yoksa polise mi gittin, beni mi yakalatacaksın" diyerek tedirgin olduğunu belirtmişti. Ancak ben kendisine, senden kurtulmak istiyorum, gel al parayı demem üzerine, Güllük Caddesinde bulunan ancak ismini şu an hatırlayamadığım bir kuyumcuya giderek benim altın bileziğimi 2,300 TL'ye bozdurdum. üzerimde ayrıca 1.700 TL de vardı ve toplam 4.000 TL'yi kuyumcunun kapısının önünde ...'e verdim. Tüm bu para verine olayları olduğunda annem ... de yanımdaydı, birdaha beni rahatsız etmeyeceğini, tehdit etmeyeceğini söyleyerek, parayı alıp yanımdan uzaklaştı. Ancak 10 gündür ... beni yine aramaya başladı ve yine aynı tehditlerde bulunarak benden tek neye Ben çaresizlik içetisinde ... ile aramızdaki konunun bir kızmımı aileme ve kardeşlerime anlattım. Ancak detaylı bilmiyorlar. Rahmir “isimli şahıs ben telefonlarına cevap vermeyince bu kez arkadaşım ...'yı ve erkek kardeşlerimi arayarak “... ya benimle evlenecek, ya rezil edeceğim, yada sizin çocukları kaçırıp size zarar yereceğim” şeklinde tehditlerde bulundu. Son olarak ben kardeşimle birlikte polis merkezine gelirken, yani 24/04/2015 günü saat 15:00 sıralarında sürekli aramaya başladı. Erkek kardeşim yanımda olduğu için telefonu o açtı ancak ... bu kez de hakaret içerikli mesajlar yollamaya başladı. Ben artık kendi can güvenliğimi geçtim, ailemin can güvenliğinden de endişe etmeye başladım. ... simli şahsın benden uzaklaştırılmasını istiyorum, can güvenliğimden endişe ediyorum, korunmak istiyorum, yukarıda beyan etmiş olduğum ikamet adresimde ailemin yanında kalacağım. Bana şantaj yaparak tehdit yoluyla benden para alan ve tekrar almaya çalışan ... isimli şahıstan sikayetciyim. Olaya ilişkin tanıklarım arkadaşım ..., annem ve erkek kardeşlerimdir." şeklinde beyanda bulunmuştur.

4.Sanık tarafından katılan ...'e 24.04.2015 tarihi saat 15:05'ten itibaren 25.04.2015 tarihi saat 14.46'ya kadar 13 adet mesaj gönderildiği, mesaj içeriklerinden sanığın katılanı aynı zamanda aradığı ancak katılanın aramalara cevap vermediği anlaşılmış ve bu mesajlar kolluk görevlileri tarafından tutanak altına alınmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanığın 24.04.2015 tarihi saat 15:05' ten itibaren 25.04.2015 tarihi saat 14.46'ya kadar katılan ...'e 13 adet mesaj gönderdiği ve bu zaman dilimi içerisinde de defalarca aradığı ancak katılanın aramalara cevap vermediğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminde katılanı psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız etme saikiyle hareket edildiğinin kabulü gerektiği, başka bir deyişle bu fiilin 5237 sayılı Kanunun 123 üncü maddesiyle korunan hukuki yararın ihlali niteliğinde olduğu, dolayısıyla kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluştuğu gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2015/477 Esas, 2016/618 Karar sayılı kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,31.10.2023 tarihinde karar verildi

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztevdiinesüreçv.olgularsükununusebeplerigerekçevehuzurbozulmasınakişilerinbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:10:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim