Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4494

Karar No

2023/4569

Karar Tarihi

31 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/2262 E., 2023/185 K.

SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma

HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2020/172 Esas, 2021/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

  2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2021/2262 Esas ve 2023/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilere 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

  3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 17.05.2023 tarihli tebliğnamesiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği görüşü ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde "... Sanık avukat ...'ün alacaklı vekili sıfatıyla, müşteki hakkında yürüttüğü icra takibi sırasında müştekiyi, müşteki adına kayıtlı fakat müştekinin şirketinde çalışan personelin kullanımında olan ..., ..., ... ve ... sayılı telefon numaraları ile müştekinin eski eşi ... ile çalışanı Muhammet Kavartkurt'u 06/11/2018 ile 04/03/2019 tarihleri arasında sık sık aramak ve mesaj göndermek suretiyle rahatsız ettiği, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddia edilen olayda,

Sanığın savunmasında; Türk Telekom gibi kurumların icra dosyalarını takip ettiğini, ofiste yaklaşık 250 kişinin çalıştığını, icra takibi yapıldığı takdirde takip masrafları nedeniyle borç arttığından bilgilendirme amacıyla ilgili kurum tarafından kendilerine bildirilen telefon numaralarının arandığını, kendisi ve çalışanlarım herhangi bir şekilde suç işleme kastıyla hareket etmediklerini beyan ettiği, atılı suçlamayı kabul etmediği,

Her ne kadar sanık hakkında kişilerin huzur ve sükûnunu bozmak suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanık savunması, müşteki beyanı, tanık beyanları, son soruşturma kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; borçlunun borcundan haberdar edilmesi amacıyla icra takibinin neticeleri hakkında yapılan bildirimlerin Avukatlık Kanunu kapsamında yapılabileceği, yapılan aramanın sırf katılanın huzur ve sükununu bozmak maksadıyla yapılmış sayılmayacağı, TCK'nun 123/1 maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozmak suçunun oluşabilmesi için kanunun tabiri ile bir kimseye sırf huzur ve sükûnu bozmak maksadı ile ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasının gerekli olduğu, özel olarak rahatsız etme kastının arandığı, soruşturmaya konu olan aramalar, mesajların sayısı ve gönderildiği zaman aralığı ile gönderiliş amacı dikkate alındığında; sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden yüklenen suçtan CMK nun 223/2 e maddesi gereğince beraatine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

  1. Sanık "Türk Telekom gibi kurumların icra dosyalarını takip ediyorum, daha öncesinde bu konuyla ilgili istanbul Anadolu 3. Ağır ceza mahkemesinde verdiğim savunma dilekçemi tekrar ediyorum, borçlular ilgili haciz yaptığımız zmana, masrafları ile birlikte borç miktarı çok fazla artmaktadır. Kurum Bizden çok zorda kalmadıkça borçluların ikametlerinde ya da iş yerlerinde haciz yapmamızı istememektedir. Borçluları arayan tahsilat merkezindeki personellerdri. 250 personel çalışıyor. TCK'nın 123. Maddesindeki suçun işlenebilmesi için özel kast gerekmektedir. Ancak dosyada bu unsur oluşmamıştır. Borçlular borcundan kurtulmak amacıyla bu şekilde şikayette bulunurlar ..." şeklinde beyanda bulunmuştur.

  2. Katılan "... borçtan kaçma söz konusu değildir, gün içerisinde sahibi olduğum şirketteki müdürler aranarak benim borcum olduğu ve o borcu biz almasını biliriz şekilde tehditler yapılmaktaydı. Eski eşimi dahi aramışlardır. Eski eşimin telefon numarası bende dahi yoktur, aynı şekilde kız kardeşimi aramışlardır, bu konuyla ilgili kız kardeşimi ve diğer çalışanlarımın dinlenmesini isterim, ayrıca bizi aradıkları zaman konuşmaların kayıt altında olduğunu söylemişlerdi. Bunların istenilmesini talep ediyorum, ayrıca benim herhangi bir borcum olmamasına rağmen türk telekom ile olan sözleşmeyi istedim. Ama vermediler, bizi aradıklarında benim türk telekoma ait bir kapalı olan bir hattım olduğunu, buna dair borcum olduğunu söylüyorlar, ben de sözleşmeyi istememe rağmen sözleşmeyi vermediler, ben bu sözleşmeyi karşı tarafın sunmasını istiyorum. Beni arayan kişiler Ekol Hukuk Bürosundan arıyorlardı" şeklinde beyanda bulunmuştur.

  3. Tanık .... "Müştekinin firmasında muhasebeci olarak çalışmaktayım. Avukatlık bürosu tarafından aranarak müştekinin borcunun olduğu söylenilerek firma sürekli aranıyordu. Gece gündüz sürekli olarak tciz ediliyorduk. Borcunun olduğuna dair belge ve ödeme yapmak için hesap numarası istiyorduk ancak hesap numarası göndermiyorlardı. Borç olduğuna dair de belge göndermiyorlardı. Benim olayla ilgili bilgim bundan ibarettir. Şirket telefonunu arıyorlardı. Hat şirketin adına kayıtlıydı. Şirketin sahibi de ...'tir. Ben müştekinin ablasıyım" şeklinde, tanık .... ise "Müştekinin firmasında satış müdürlüğü yapmaktayım. Şirket hatlarında müştekinin borcunun olduğu söylenerek şirket aranıyordu. Borcu ödemezse haciz yapılacağı, gerekli işlemlerin yapılacağı söyleniliyordu. Bizde bu konuyu müşteki ile görüşmesi gerektiğini, aradıkları hattın şirket hattı olduğunu söylüyorduk. Birkaç kez bu şekilde arama oldu." şeklinde beyanda bulunmuştur.

  4. Sanık tarafından gönderilen mesajları içerir ekran görüntüsü fotoğrafları dosya içerisinde yer almaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi yerine (a) bendi olarak değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Avukat olan sanığın bürosunda çalışanlar tarafından, katılanın borcu olduğundan bahisle icra takibi gerekçesiyle katılana, katılan adına kayıtlı olan şirket çalışanlarının kullanımında olan numaralara ve katılanın eski eşine ait telefona ısrarla mesaj gönderildiği ve aramalar yapıldığı iddiasının doğruluğunun araştırılması bakımından suç tarihlerini kapsayan arama, aranma, mesaj alma, mesaj gönderme bilgilerini gösterir HTS kayıtları getirtilip, kanıtlar bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2021/2262 Esas ve 2023/185 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztevdiinev.süreçolgularsükununusebeplerigerekçebozulmasınahuzurkişilerinbozmave

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:10:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim