Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2347
2023/4517
30 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/4636 E., 2022/47 K.
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.06.2019 tarihli ve 2017/317 Esas, 2019/340 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2019/4636 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.02.2023 tarihli ve 2022/74940 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suçu işlediğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1."Müştekinin şikayet dilekçesinde belirtildiği 7 adet mesaj, Cumhuriyet Savcısı tarafından bizzat telefondan kontrol edilmiş ve içerikleri doğrulanmış olduğundan şikayet dilekçesinde yazan mesajların doğruluğuna itibar edilerek, mesaj içeriklerinin tehdit hakaret içermediği, var olan bir borca ilişkin icra süreci hakkında bilgilendirmeden ibaret olduğu kanaatine varılmıştır. Müşteki hem mahkememizdeki ifadelerinde borcumu ödedim diyerek tevilli ikrarında hem de icra dairelerinden getirtilen dosya kapsamları incelenerek müştekinin borçlu olduğunun sabit olduğu, aynı borç nedeniyle iki adet biri ilamsız biri kambiyo senetlerine dair takip başlatıldığı görülmüştür. Yargıtay yerleşik uygulamalarında kişilerin huzur ve sukünu bozma suçunun oluşabilmesi için icra takibi kesinleştikten sonra mesaj ve arama ile istikrarlı bir eylem aramakta olup, icra takibi kesinleşmeden önce atılan bilgi içerikli mesajların sadece bilgilendirme içeriği olduğunun kabulünün gerektiğini belirtmiştir. Tüm bu bilgi, belge ve deliller ışığında, her ne kadar sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan avukat sıfatıyla mahkememizde kamu davası açılmış ise de dosyadaki iki icra takibi olduğu ve sanığın beyanlarını doğrular şekilde alışverişten kaynaklı 940 TL'lik alışveriş nedeniyle önce genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, daha sonra ise asıl borca itiraz nedeniyle dosyadaki takip talebinden de anlaşılacağı üzere sıralı senetlerle ilgili olarak 26.04.2016 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığı, katılan mahkememizdeki savunmasında ve daha önceki beyanında borcu ödeyin şeklinde tehditli mesajlar geldiğini ve rahatsız edildiğini beyan ettiği, bu sözlerin tehdit suçuna mahal vermediği gibi kanunun aradığı sırf rahatsız etmek amacıyla yapılmayıp bilgi ve borcun ödenmesine temin amacıyla olduğu, aynı zamanda Adalet Bakanlığı'nın belirttiği gibi icra takibi durmasına rağmen mesajların devam ettiğinin belirtildiği, oysa ki kambiyo senetlerine özgü takibin daha sonra yapıldığı, ilk icra takibinin 10.09.2015 tarihinde yapıldığı, bu sebeple yeni bir icra takibinin söz konusu olması ve yasal bir engelin olmaması ve sanığın suç kastı ile hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." biçimindeki gerekçe ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
-
Sanık savunmasında, "İstanbul Avcılar'da kendi adıma bir hukuk bürom vardır. İcra takip işi yapıyoruz. Alacağı tahsil etme hususunda görevlendirdiğimiz kişiler biraz fazladır. Ofisteki tüm hatlar benim adıma kayıtlıdır. Suç tarihi itibariyle 40 50 civarında bir kişi çalışmaktaydı. Ben ne kendim ne de bir başkaına suç işleyin diye talimat vermiş değilim. Bizim borçlu ile en başından itibaren yapmış olduğumuz konuşmalar müvekkilimizin alacağını tahsil etmektir. Müşteki ilamsız takipte itiraz ederek süreci uzatmıştır. Bizde bunun üzerine Küçükçekmece 3. İcra Dairesinin 2016/5655 sayılı dosyasında kambiyo alacak tahsili yaptık. Bunun üzerine müşteki borcu ödemiştir. Biz de buna binaen 1.000,00 TL değerinde bir indirim yapmıştık. Ben kimsenin huzur ve sükununu bozma gibi bir eğilimim olmadı. Öncelikle beraatime, olmadığı takdirde lehimde olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini isterim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Katılan aşamalarındaki beyanında, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
-
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde, beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
-
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2019/4636 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararında katılan vekilinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:10:47