Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/12176

Karar No

2023/4473

Karar Tarihi

26 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/624 E., 2016/421 K.

SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık

HÜKÜM: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/624 Esas, 2016/421 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.12.2020 tarihli ve 2016/316347 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Katılan vekilinin temyiz isteği;

Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,

Diğer temyiz sebeplerine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;

1."Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; her ne kadar sanıkların kültür varlığını görmelerine rağmen süresi içerisinde idareye bildirmeyerek üzerlerine atılı suçu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları amacıyla mahkememize kamu davaları açılmış olsa da; sanıklar ..., ... ile ... nin aksi ispatlanamayan savunmalarına göre bu durumu inşaat çalışması sırasında farketmedikleri, bilahare, toprak kayması sonucu suça konu eserin ortaya çıktığında ise, artık, tamamen yan taraftaki binanın kendilerinin üzerine yıkılmaması için ne tür emniyet tedbirleri alabileceklerine yönelik çalışmalar yaptıkları, bu sırada, ihbar edildikleri; sanık kepçe operatörü ...'ın ise, çalışması sırasında eseri fark etmediğini ve sonrasında, zaten, işi bittiğinden, olay yerinden ayrıldığını beyan ettiği, inşaat mühendisi bilirkişi raporunun da savunmaları doğrular nitelikte olduğu anlaşıldığında, sonuç olarak, sanıklar hakkında, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir.

2.Sanık ... savunmasında; "Ben kendime ait olan, daha doğrusu yeni aldığım arsaya bina yapmak için diğer sanıklarla anlaştım, bizim temelimiz açılırken yan bina bizim üzerimize doğru geldiğinden telaş ettik, ne olduğunu anlayamadık, söz konusu tarihi eserin ortaya çıktığını bile farkedemeden, sırf yan bina üzerimize yatıyor ne yapacağımız yönünde telaşa düştüğümüzden belediyeye koştururken söz konusu lahit ihbar edilmiş, ben bu lahiti farketsem ve bina eğilme durumu olmasa durumu hemen idareye bildirirdim, suç kastım yoktur, ayrıca bu tarihi eser benim arsamda değil, yol altında çıkmıştır, yani benim kendi arazimdeki bir tarihi eseri bulup idareye bildirmemem söz konusu olamaz, suç kastım yoktur, beraatime karar verilmesini talep ediyorum, zira biz çalışma yaparken toprak kayıyordu, bu kaymalardan birinde bu lahitin bir köşesi dışarı çıkmış, bizim bu köşeyi görüp tarihi eseri farketmemiz söz konusu olamaz, uzman değilim, zaten toprak kayması ve yan bina üzerimize yıkılıyor diye belediye görevlilerini de çağırdık, onlar da inceleme yaptı, o şekilde ortada apaçık bir tarihi eser olsa, onlar da farkederdi, yine biz bu durumda kendimizi zor duruma sokacağımızı bile bile belediye görevlilerini çağırmazdık dedi.Sanığın kollukta vermiş olduğu 20/09/2015 tarihli ifadesi okundu; Soruldu; Doğrudur bana aittir, aynen tekrar ederim." demiştir.

3.Sanık ... ... savunmasında, "Ben yapı denetim şirketinden müdürüm, bizim şirketimiz binanın temelinden bitimine kadar denetim yapar, biz o tarihte sırf temel kazılırken yan binanın bizim temelimize doğru kaymasından duyduğumuz endişe ve tedirginlikle bu olumsuz durumu ortadan kaldırmak için uğraştık, bu süreçte toprak kaymaları sonucu suça konu lahitin bir kısmı ortaya çıkmış, görmedik, görseydik bu durumu idareye bildirirdik, suç kastımız yoktur, beraatime karar verilmesini talep ediyorum dedi. Sanığın kollukta vermiş olduğu 20/09/2015 tarihli ifadesi okundu; Soruldu; Doğrudur bana aittir, aynen tekrar ederim." demiştir.

4.Sanık ... savunmasında; "Ben suça konu yerde yapılacak binanın temel kazı işlemleri yapılması için kepçe ile çalışma yaptım, harfiyatı bitirdik, yandaki binanın altına perde desteği yapılıyordu, biz 3 sokak ötede başka bir bina yıkımına gittik, bir kaç gün geçti, sanık ... bizi telefonla aradı ve polislerin geldiğini, olay yerinde bir lahit olduğunu söyledi, bizi de çağırmışlar, biz temel kazısı yaparken böyle bir şey görmedik, bizden sonra toprak kayması olmuş, herhalde lahit üstteki toprağın altında boşluk yapmış, üstteki toprak kopmuş ve bu şekilde lahitin bir parçası dışarı çıkmış, ben çalışma yaparken bu durumu farketmedim, suç kastım yoktur, beraatime karar verilmesini talep ediyorum, yine daha sonra Kültür Tabiat Varlıkları görevlilerinin talebi üzerine yine biz olay yerine geldik, onların gözetiminde lahiti açığa çıkardık, öncesinde sadece köşesi görülebilecek durumdaymış, onu da ben görmedim dedi. Sanığın kollukta vermiş olduğu 20/09/2015 tarihli ifadesi okundu; Soruldu; Doğrudur bana aittir, aynen tekrar ederim." demiştir.

5.Sanık ... İşçi savunmasında; "Ben sanık ...'in arsasındaki binanın yapımı için çalışmak üzere sanık ... ile anlaştım, sanık ...'ın iş makinesi ile temel kazıldı, bu sırada ben koruma perdesi yaptım, fakat bir kaç gün sonra toprak kayması oldu, ben bu sırada lahiti yada köşesini görmedim, yan taraftaki bina bize doğru kaydığından biz tamamen bu duruma odaklandık, toprak kayması sonucu dediğim gibi lahitin bir kısmı ortaya çıkmışsa bile ben görmedim, suçu kabul etmiyorum, beraatime karar verilmesini talep ediyorum dedi. Sanığın kollukta vermiş olduğu 20/09/2015 tarihli ifadesi okundu; Soruldu; Doğrudur bana aittir, aynen tekrar ederim." demiştir.

IV. GEREKÇE

1.Olay günü kolluk ekiplerince muhbir ile yapılan görüşmede, inşaat temel çalışmasında tarihi eser niteliğinde lahitlerin çıktığı, lahitlerden birinin inşaat temelinin kuzey tarafında gözle görülür halde durduğu, temel içerisinde 3 lahitin daha olduğu, ayrıca hafriyat toprağının altında yine temelden çıkan 2 adet lahit gizlendiğini beyan ettiği, kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, hafriyat toprağının içerisinde görünür halde beyaz renkli blok taş olduğu, ihbar edilen diğer 2 lahitin toprak miktarı nedeniyle görülmediği, inşaat temelinin köşesinde Bağdat caddesine bakan köşede büyük kısmı hala toprak altında olan lahit olduğu değerlendirilen mermer nesne olduğunun tespit edildiği, Müze Müdürlüğü uzmanlarınca yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda; hafriyatta bir köşesi dışarda görünür halde kapaksız 1 adet lahit mezar olduğu, 4 işçiye mezar içerisindeki toprağın kaldırtılması sonucu önceden bir köşesi görünür halde olan lahitin dört köşesinin de açığa çıktığı, mezarın bir kısa yüzünde Grekçe yazıt olduğu, kazı sırasında 1 adet kırık kandil, 1 adet kırık gözyaşı şişesi çıktığının belirtildiği, sanıkların aşamalardaki beyanlarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, inşaatın temel çalışmaları sırasında 1 adet taş blok çıktığını bunun tarihi eser olduğunu anlamadıklarını, yol bağlantılı taş blok olduğunu düşündüklerini, kenara koyduklarını, daha sonra inşaatta toprak kayması olduğunu, toprak kayması sonucu lahitin bir köşesinin açığa çıktığını ancak bunun lahit olduğunu anlamadıklarını, yine taş blok zannettiklerini, kayma olması ve yan binada çökme tehlikesi olması nedeniyle tedbir almaya çalıştıklarını beyan ettikleri, Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından düzenlenen raporda da dava konusu parselin bitişiğindeki 4 katlı binanın dava konusu parsele doğru açıldığı, bu durumun can ve mal tehlikesine neden olduğunun, bir köşesi görünür haldeki lahitin Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından 4 işçiye açtırılması sonucunda tüm köşelerinin görünür hale geldiğinin belirtildiği dosya kapsamında, sanıkların inşaat temel çalışması sırasında blok halindeki taşı ve bir köşesi yine blok şeklinde görülen toprağa gömülü haldeki lahitin tarihi eser olduğunu fark ettiklerine ve üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, savunmalarının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanıkların beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiş olup, katılan vekilinin bu yöndeki temyiz itirazının reddi reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

2.İddianame konusu edilen, dava konusu 1 adet lahit ve lahit içerisinden çıkartılan 1 adet kandil ve 1 adet göz yaşı şişesinin, 2863 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi gereğince Müze Müdürlüğüne teslimine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin gösterilmemesi, mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

4.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, (2) nolu bent dışında kararda hukuka aykırılık görülmemiş olup, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/624 Esas, 2016/421 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükme son bent olarak; “İddianame konusu edilen, dava konusu 1 adet lahit ile lahit içerisinden çıkartılan 1 adet kandil ve 1 adet göz yaşı şişesinin, 2863 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi gereğince Müze Müdürlüğüne teslimine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kanuna2863karardüzeltilerekhukukîtemyiztevdiinesüreçv.olgularonanmasınagerekçesebepleriaykırılıksayılıbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:14

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim