Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/697
2023/4431
26 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/525 E., 2016/114 K.
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çanakkale 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/525 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma ve basit tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beraat kararı verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05.03.2021 tarihli hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; her iki suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1."..katılanın Çanakkale Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde diş doktoru olduğu, olay günü hastanede hastasını muayene ettiği sırada sanığın, odasına girerek "bakar mısınız" diye seslendiği, katılanın "bana mı soruyorsunuz" demesi üzerine sanığın "ortama soruyorum, herkese soruyorum, eşimin protezini almaya geldim" dediği, katılanın kendi hastası olmadığını söylediği, sanığın bunun üzerine odadan çıktığı bir süre sonra tekrar geldiği, katılana "sen kim oluyorsun da bana mı soruyorsun diyorsun" dediği, en son gelişinde de hemşireye "bana bu doktorun ismini söyle, onu şikayet edeceğim" dediği anlaşılmıştır. Sanığın davranışının katılanın huzur ve sükununu bozma kastıyla gerçekleşmediği, zira eşine ait protezleri almak istediğini beyan ettiği, talebine muhatap bulamadığı için doktorun bulunduğu odaya bir kaç kez girdiği, katılanı şikayet etmek istediğini belirtmesinin tehdit olarak kabul edilemeyeceği, doktorun sesinin yükselmesi nedeniyle bu sözleri söyleme ihtimalinin bulunduğu anlaşıldığından her iki suçtan da beraatine karar verilmiştir." şeklinde hüküm kurulmuştur,
2.Sanık savunmasında "... olay tarihinde de sabah saatlerinde ben eşimi diş hastanesine götürmüştüm, protezinde problem vardı, protezinin onarılması için diş hastanesine teslim ettik, öğleden sonra eşim rahatsız olduğu için diş hastanesine ben gittim, eşimle gittiğimizde gördüğüm odaya girdim ve içeride sanığın iki tane stajyer bayan vardı, ayrıca iki tane de doktor masası vardı, ben bu kişilere eşimin protezlerini almaya geldiğimi söyledim, o sırada müşteki olan doktorla göz göze geldik, bana yüksek sesle bağırarak "kime soruyorsun" dedi, ben de eşimin protezlerini almak istetiğimi söyleyince beni diğer kişilere yönlendirdi, ama ben bu şekilde yüksek sesle bağırılmasından dolayı rahatsız oldum, başhekime gidip şikayet etmeyi bile düşündüm, hemşireler eşimin protezini bana getirdiler, bu şekilde tavrı kendime yediremediğim için tekrar aynı odanın kapısını çaldım, "bana niçin bu şekilde yüksek sesle konuştunuz" dedim, o sırada müşteki butona bastı, güvenliği çağırın dedi ve bütün bu hareketleri yaparak bağırarak konuşuyordu, ben ona seni sürdüreceğim demedim, tehdit etmedim, suçlamaları kabul etmem dedi, beraatimi isterim." şeklinde savunma yapmıştır.
3.Katılan beyanında " ... olay tarihinde ben poliklinikte hasta bakıyordum, benim bulunduğum odada iki tane doktor bir hemşire çalışmaktayız, sanık ben muayene yaptığım sırada odanın kapısını açtı ve ben eşimin protezlerini almaya geldim, bakar mısınız dedi, ben de kapı ile uzak olduğum için bağırarak bana mı sordunuz dedim, o zaman ortaya söyledim, benim eşimin protezleri hala gelmedi dedi ve koridorda da sesleri yükseliyordu, ben de içeride hasta muayene ederken bu sesleri duyuyordum, bilahare beyefendinin alması gereken protezler kendisine teslim edilmiş, yaklaşık 20 dakika sonra sanık yeniden gelerek "hemşireye benim adımı sorarak onun adını bana vereceksiniz onu ben şikayet edeceğim" dedi, ayrıca bu sözleri söylerken parmağını da sallıyordu, ben de güvenliği çağırmak zorunda kaldım, kendisinden şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum." demiştir.
IV. GEREKÇE
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, sanığın davranışının katılanın huzur ve sükununu bozma kastıyla gerçekleşmediği, zira eşine ait protezleri almak istediğini beyan ettiği, talebine muhatap bulamadığı için doktorun bulunduğu odaya bir kaç kez girdiği, katılanı şikayet etmek istediğini belirtmesinin tehdit olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, Mahkemece sanığın beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Çanakkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/525 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:14