Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/650
2023/4428
26 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/759 E., 2016/38 K.
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/759 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.02.2021 tarihli hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluştuğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1."Katılanın oturduğu evin sanık ... tarafından kiralandığı ve bu evde katılanın yaşadığı, sanık savunmasına göre taraflar arasında duygusal bir birliktelik olduğu, ancak bu hususun katılan tarafından kabul edilmediği ve bu bağlamda başka bir olaydan dolayı katılanın sanık hakkındaki şikayetini geri almasını söylemek için sanığın suç tarihinde katılanın yaşadığı eve gittiği ve hatta kapısını da çaldığı ve şikayetini geri almasını istediği, bunun haricinde herhangi bir katılanın huzur ve sükununu bozmaya yönelik bir eylemde bulunmadığı, bu bağlamda bu hususun sanığın tüm aşamalardaki savunmasıyla ve katılanın " ifadeni geri çek, çekmezsen polis zoruyla seni evden dışarıya atarım" şeklinde kendisine söylediği yönündeki beyanıyla da sabit olduğu göz önüne alındığında; atılı suça ilişkin kanuni düzenlemede "Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı baska bir davranışta bulunulması " hâlinden bahsedildiği, oysa atılı suça ilişkin iddianın tehdit kapsamında kalmayan bir kez kapı zilinin çalınmasından ve başka bir şikayete ilişkin olaydan dolayı şikayetten vazgeçilmesinin talep edilmesinden ibaret bir eylem olduğu, bu bağlamda ısrarlı bir kapı çalınma ve başka bi eylemin bulunmadığı anlaşılmakla, unsurları yönü itibari ile oluşmayan atılı eylemden sanığın beraatine karar vermek gerekmiştir. " şeklinde hüküm kurulmuştur.
2.Sanık savunmasında "... olay günü müşteki ile birlikte yaşadığımız eve kontratın benim üzerime olması nedeniyle geldim, kapıyı çaldım, açmayınca da apartmandan aşağıya indim, yolun karşısında beklemeye başladım, bu sırada Polis geldi, Müşteki aramış, kapısını ısrarla defalarca çalmış, rahatsızlık vermişte değilim, beraatimi isterim, hakkımda şikayetten vazgeçme olursa bunu kabul ederim” şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde, 5271 sayılı TCK'nın 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında yer alan eylemde, huzur ve sükûnu bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından beraat kararı verilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/759 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:14