Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1710
2023/4383
25 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/149 E., 2016/13 K.
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Eruh Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli 2015/149 E. 2016/13 K. sayılı kararı ile sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.03.2021 havale tarihli ve 2016/290584 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile 18. Ceza Dairesine tevdi olunmuştur.
3.Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.02.2023 tarihli 2021/18421 Esas 2023/2225 Karar sayılı kararı ile dosyanın 12. Ceza Dairesine devredilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın Temyiz Sebepleri
Kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna, dava yüzünden aile düzeni huzur ve aile bütünlüğünün bozulduğuna, sanık hakkında verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü:
"Bilindiği üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" başlıklı 123. maddesi; "Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir." hükmünü amir olup bu suçun oluşabilmesi için telefon edilmesi ya da hukuka aykırı başka davranışta bulunulması fiilinin ısrarlı olması, peş peşe, üst üste tekrarlanması gerekir.
Hareketler ısrarla yapılmadığı zaman kişiler bu hareketlerden rahatsız olsalar, huzur ve sükunları bozulsa bile suç oluşmaz. Kanun telefonla rahatsız edilmeyi değil, telefon edilmesini aradığından kısa mesajlar bu kapsamda değerlendirilemez. Kısa mesajların içeriğine göre tehdit, hakaret veya şantaj suçları oluşabilir. (Notlu Atıflı Türk Ceza Kanunu Öz Kitap 14. Baskı Mustafa Albayrak, Yargıtay Üyesi, Sayfa 733)
Görülmekte olan davada, sanığın müştekilerden ...'ın şahsi telefonunu 1 kez aradığı, başkaca aramasının ve ısrarının söz konusu olmadığı görülmektedir. Dosya arasında bulunan ve kağıda baskısı yapılan, mobil uygulamadan gönderilen mesajların bu suçun oluşması için yeterli olmadığı gibi müşteki İbrahim'i rahatsız etmediği, karşılıklı olarak mesajlaştıkları anlaşıldığından sanığın atılı suçtan beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindedir.
2.Sanığın savunması "Ben bu konuyla ilgili daha önceden ifade vermiştim o ifademi tekrar ederim, müştekiler benim uzaktan akrabalarım olur eşimin asker olması nedeniyle Eruh'ta bulunuyorduk, müştekiler de Eruh'ta oturuyordu, biz evlendikten sonra Eruh'a gittim, eşimle bu sıralarda aramızda ailevi nedenlerden dolayı problemlerimiz vardı, eşim telefonunda whatsap giriş çıkışlarına baktığımda müşteki ... ile aynı olmasından eşimle ... arasında birşeyler olabileceğini düşündüm çünkü eşimle aramız bozuktu ve benden uzak duruyordu, aradan 1 ay kadar zaman geçti ben sürekli ikisinin whatsap son görünmeleri aynı zamandı ve birbirlerine çok yakınlardı, ben ... nin eşi İbrahim'i iş yerinden aradım, eşim ile ... arasında şüphelendiğimi söyledim, müşteki İbrahim bana telefonda bağırdı telefonu kapattı, İbrahim bana aynı gün mesaj attı özür diledi, ben sana yavaş yavaş inanmaya başladım bu konuyu araştıracağım dedim, biz İbrahim ile bir kaç kere mesajlaştık ve iddianamede yazılan mesajları yazdım, çünkü beni kendine güvendirdi ve bana sürekli eşi ile ilgili sorular soruyordu ...'yi sen nasıl tanırdın, şeklinde sorular sordu ve ben de iddianamede yazılan mesajları gönderdim, ben kimsenin huzurunu bozmak için bu mesajları çekmedim, eşim ile aramız bozuk olduğu için eşim twitırda sürekli sözler yayınlıyordu, beni bu şekilde düşünmeye sevk etti ben de şüphelerimi müşteki İbrahim'e söylemek zorunda kaldım, sadece şüphelendiğim için ibrahim'e mesajlar çektim, kesinlikle aralarında birşey var demedim, kimsenin huzurunu bozmak istemedim ailemi kurtarmak istedim, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, şuan eşimle ayrılma aşamasındayım, eşim ... ile ...'nin 27/08/2015 30/09/2015 tarihleri arasında whatsap görüşme kayıtlarından da tespit edilmesini istiyorum Eşim ...'in kullanmış olduğu numara ... nin kullanmış olduğu numara ...'tür, tespit edilmesini istiyorum, hakkımda ceza verilecek olursa, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygunlamasını istiyorum" şeklindedir.
3.Katılan ...'ın beyanı "31/08/2015 günü nöbetçi olarak görev yaptığım Eruh İlçe Jandarma Komutanlığı santralini bir bayanın arayarak benimle görüşmek istediğini söylediler. Ben de telefona baktım, kendisinin ... olduğunu ve benle görüşmek istediğini söyledi. Ben kendisini sadece düğünümüze geldiği için bir kez görmüştüm ve kendisi eşimin uzaktan akrabası olur. Sanığa telefon numarasını vermesini, daha sonra kendisini arayacağımı söyledim. Telefon numarasını aldıktan sonra aradığımda bana, eşim olan ...'ın, kendi eşi ... ile beni aldattığını söyledi. Ben de söylediklerinin çok ciddi şeyler olduğunu, bana delil göstermesini söyledim. Kendisi de bana whatsapp yazışmaları olduğunu, eşimin son yazışma tarihi ile kendi eşinin son yazışma tarihlerinin hemen hemen aynı olduğunu söyledi. Benle işbirliği yapmak istedğini ve "foyalarını ortaya çıkaralım" şeklinde sözler söyledi. Telefonu kapattıktan sonra eşimle bu hususu görüştüm, kendisi de nöroloji biriminde tedavi gören bir kişi olduğu için olaya tepki gösterdi, ben de bu olayı çözeceğimi kendisine söyledim. Cumhuriyet savcılığına şikayetim esnasında dosya arasında bulunan sms mesajlarım savcılıkça bilgisayara telefonumun bağlanması suretiyle yazılı çıktı şeklinde alınarak dosya arasına konulmuştur. Daha sonra da kendisini engellediğim için beni arayamadı. Bir şekilde yolunu bulup bana aramızda geçenleri eşime neden söylediğimi sordu, eşimin telefonu benim üzerime kayıtlı olup olayların açığa çıkmasını istiyorum. Sanıktan şikayetçiyim, davaya katılma talebim bulunmaktadır" şeklindedir.
- Katılan ... 'ın beyanı "Sanık ... benim uzaktan akrabam olur. Bayramlarda ve diğer özel günlerde beni arayarak halimi hatrımı sorar. Aramızda olağan görüşmeler cereyan eder. Davaya konu edilen olayla ilgili olarak beni hiç aramadı. Eşimin bahsetmesi ile benim bu olaylardan haberim oldu. Sanığın eşi ... ile iddia edildiği gibi aramızda herhangi bir yakınlaşma bulunmamaktadır. Her türlü araştırma yapılmasını talep ediyorum, sanıktan şikayetçiyim, katılma talebim vardır" şeklindedir.
IV. GEREKÇE
Katılanın Temyiz Sebepleri ve Tebliğname Yönünden;
1.5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde, sanığın katılanın iş yerini arayarak kendi eşi ile sanığın eşinin whatsapp adlı cep telefonu uygulamasına giriş çıkış saatlerinin aynı olduğunu, aralarında bir şey olduğundan şüphelendiğini söylemesi üzerine katılanın sanığın telefon numarasını aldığı ve katılan ile bu konu hakkında mesajlaştıkları olayda, dosyaya katılan tarafından sunulan 26 adet ekran görüntüsünden tarafların karşılıklı mesajlaştığının anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığından beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış olup tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Sanık hakkında verilen beraat hükmünde, 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken suçun sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş olup bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Eruh Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016
tarihli 2015/149 E. 2016/13 K. sayılı kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) nolu bendinde yer alan "sanığın bu suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile CMK 223/2 e maddesi uyarınca sanığın beraatine" ibaresi yerine "unsurları oluşmayan suçtan sanığın 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince BERAATİNE," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:52