Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/8624

Karar No

2023/4374

Karar Tarihi

25 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/218 Esas 2016/10 Karar

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜM: Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli 2015/218 Esas 2016/10 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 3 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.10.2020 tarihli ve 2016/112967 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanığın temyiz isteminin kazada kusurunun olmadığı ve kazanın meydana gelmesinde alkolün etkisinin olmadığını, yolda şişe parçalarının tekerleğini patlatması sonucu kazanın meydana geldiğine, beraatine karar verilmesine ilişkindir.

  1. Katılanlar vekilinin temyiz isteminin sanığın 1.15 promil alkollü şekilde kazanın meydana gelmesinde olası kastla cezalandırılması yerine bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.25.01.2015 günü, saat 19.15 sıralarında sanık sürücü ...'ın yönetimindeki... plaka sayılı otomobil ile Aydın istikametinden Denizli istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybedip bölünmüş yolun karşı yol platformuna geçerek karşı yönden gelmekte olan katılan sürücü ...'un yönetimindeki 09 NN 251 plaka sayılı kamyonet ile çarpışması sonucunda ölüm ve yaralanma ile neticelenen dava konusu kaza meydana gelmiştir.

  1. Sanığın kaza akabinde yapılan ölçüme göre 1.15 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.

  2. Kaza tespit tutanağına göre, sanık ...'ın sürücü kusurlarından alkollü ... kullanma, ikiden fazla şeritli taşıt yollarında karşıdan gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne geçmek kurallarını ihlal ettiğinden olayın oluşunda kusurlu olduğu belirtilmiştir.

4.Soruşturma aşamasında keşif üzerine alınan 08.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda sanık ...'ın savunmalarının aksine kaza anında olay yerinde lastik ve jant izlerinin olmadığı, lastiğin kazadan hemen önce patlamadığı alkolün etkisiyle sanığın direksiyon hakimiyetini kaybettiği, tam orta refüje çıkmak üzereyken frene bastığı ancak o andan sonra aracın hakimiyetini tekrar elde edemediği, aracın yoldan ilk çıkışı ve orta refüj bordör taşlarına ilk teması arasında 69 metre olduğu hususları değerlendirildiğinde, lastik patlaması nedeniyle kazanın meydana gelmesi olasılığının olmadığının, sanığın 2918 sayılı Kanun'un 48 inci maddesine aykırı şekilde 1.15 promil alkollü şekilde ... kullanması, aynı Kanun'un 84 üncü maddesinin (b) ve (c) bentleri uyarınca bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şeride girme kuralını ihlal ettiği, yine 2918 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca dönemeçlere girerken hızlarını azaltmak kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu belirlenmiştir.

  1. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 16.10.2015 tarihli raporda sanık sürücü ...'ın yönetimindeki otomobil ile yola gereken dikkate vermemiş, seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürmeyip direksiyon hakimiyetine özen göstermemiş, sevk ve idare hatası ile refüjü aşıp olayın meydana gelmesine sebebiyet vermiş, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli ve tam kusurlu olduğu, diğer sürücü ...'un kusursuz olduğu belirlenmiştir.

  2. Yapılan otopsi raporuna göre; kişinin trafik kazası ile mümkün göğüs içi kanama ve kafa içi kanama nedeniyle öldüğü tespit edilmiştir.

7.Denizli Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 30.07. 2015 tarihli raporda katılan ...'un yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde olmadığı, vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikle olduğu tespit edilmiştir.

  1. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında öğlen 14:30 sıralarında alkol aldığını, yola 19:30 gibi çıktığını, olay mahalline geldiğinde sollamaya çıktığında, sol ön lastiğinin patlaması üzerine kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE

1.Olay günü, gece vakti, meskun mahal dışı, iki şeritli tek yönlü, virajlı, asfalt Devlet karayolunda, kaza akabinde yapılan ölçümde 1.15 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında, sollamaya çıktığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı istikametten gelen kamyon ile çarpışması neticesinde bir kişinin hayatını kaybetmesi, bir katılanın kemik kırığı ve hayatı tehlike geçirecek şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, alkollü şekilde ... kullanarak bilinçli taksirle hareket eden sanığın asli kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik tespit edilmemiş ve sanık müdafiinin kusura ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

  1. Öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde bilinçli taksir söz konusu olacaktır. Diğer bir deyişle, failin neticeyi istememekle beraber neticenin meydana gelmesinin muhtemel olduğunu bilmesine rağmen duruma kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle muhtemel neticeyi kabullenmesi durumunda olası kast, failin neticeyi öngörmesine rağmen becerisine, şansına, tecrübesine ya da başka bir etkene güvenip neticenin meydana gelmeyeceğine inanarak gerektiğinde muhtemel neticenin gerçekleşmemesi için gerekli önlemleri de almak suretiyle hareketini sürdürmesi hâlinde ise bilinçli taksir söz konusu olacaktır.

  2. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; sanığın kazadan sonra yapılan alkol ölçümünde 1,15 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere ve Dairemizin yerleşik içtihatları göz önünde bulundurularak sanığın kaza esnasında 1.00 promil üstünde alkollü olduğu anlaşıldığından, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiş olan bilinçli taksir kapsamında olduğu kaldığı ve kusurlu olan sanık hakkında cezasında 1/3 oranında arttırım yapılmasında, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, bu yönüyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli 2015/218 Esas 2016/10 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztaksirletevdiinesüreçv.olgularonanmasınasebepleriöldürmegerekçe

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:12:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim