Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2079

Karar No

2023/4332

Karar Tarihi

24 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/607 E., 2016/218 K.

SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma

HÜKÜM: Her iki sanık hakkında; Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/607 Esas, 2016/218 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, sanık ... hakkında ise tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

  2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.02.2021 tarihli Tebliğname ile hükmün onanması görüşüyle Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Suç tarihinde katılanlar ... ve ...'in saat 19:00 sıraları...mahallesi, 23. Cadde üzerinde kaldırımdan yürüyerek eve gittikleri sırada sanık ...'un kullandığı otomobil ile yanında yolcu olarak bulunan diğer sanık ...'le olduğu halde katılanların yanından geçerken yavaşça geçip dikkatli bir şekilde katılanlara baktıkları, biraz ileri gidip u dönüşü yaptıktan sonra tekrar katılanların yanına geldikleri, bu sırada katılanların ellerine taş aldıkları, katılan ...'ın otomobile doğru taş fırlattığı, bunun üzerine sanıkların otomobili durdurup katılanların yanına gelirken katılan ...'ın caddenin öbür tarafına geçtiği, sanıkların katılan ...'ın yanına gelerek neden taş atıyorsun diye sordukları, Keziban'ın da siz neden bize bakıyorsunuz diye söylediği, bunun üzerine siz de bu şekilde giyinmeseydiniz diye cevap verdikleri, ayrıca otomobili kullanan sanık ...'un da katılan ...'a hitaben seni buraya gömerim diye söyleyip tehdit ettiği, bu şekilde sanık ...'un katılan ...'a yönelik seni buraya gömerim diye söyleyip hayatına yönelik zarar vereceğinden bahisle tehdit suçunu işlediği sanıklara iftira atmasını gerektirecek her hangi bir neden bulunmayan ve aşamalarda bir biriyle uyumlu olan ve bu nedenle itibar edilen katılan ...'ın anlatımları ile sabit olduğundan, sanık ...'in suç ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek tehdit suçundan aşağıdaki şekilde hükümlülüğüne karar vermek gerektiği, her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında katılanlara yönelik bakmak suretiyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işledikleri iddiasıyla cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşabilmesi amacıyla eylemin az çok belirli bir süre kişileri rahatsız edecek boyutta devam ettirilmesi gerektiği ve bu nedenle yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından, sanıkların üzerine atılı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerektiği sonuç ve vicdani kanısına varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

  2. Sanık ... kolluk beyanında "13.07.2015 günü saat: 19.40 sıralarında ... aracım ile ... seyir halindeydim, Aracın sağ ön koltuğunda arkadaşım ... isimli arkadaşım vardı. Denizden dönüyorduk. Arkadaşım ... ile yolda yaya olarak yürüyen bayanlar bir birleri ile bakışmışlar. Bu sırada bayan şahıs ... ile onları geçtiğimizde araca taş attı. Ancak taş arabaya değmedi. Durduk kilolu bayana neden aracıma taş attın deyince bana arkadaşın bana baktığı için attım dedi. Arkadaşım ... bayan şahsa 'bakamayız mı' dedi. Bayan şahısda 'hayır bakamazsın' dedi. Aramızda geçen tüm konuşma bu kadardı. Daha sonra biz aracımıza bindik ve ordan ayrıldık. Bayan şahsın idda ettiği gibi konuşmalar sırasında 'Seni buraya gömeriz' gibi bir laf kesinlikle söylemedim. Ayrıca sözlü ve ya elle sarkıntılıkda bulunmadım, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.", mahkeme beyanında "Olay günü ben kullanmış olduğum... plaka sayılı aracımla yanım da arkadaşım ... de olduğu halde denizden geliyorduk, eve gidiyorduk, bu sırada sevgilimin annesi beni telefonla aradı, sevgilimin evden kaçtığını söyledi, biz de olayın meydana geldiği uzun bir cadde vardı, bu cadde üzerinde sevgilimi bulmak amacı ile araçla yavaş bir şekilde hareket edip sağa sola bakıyorduk, bu sırada bizim aracımızın arkasında taş atıldı, biz de aracımızdan indik, ben bayana neden taş attığını söyledim, o da siz bana baktınız, o nedenle taş attım diye söyledi, halbuki biz kendisine bakmadık, orada sevgilimi arıyorduk, bilerek ve kasıtlı olarak bayanları takip etmedik, kimseyi tehdit de etmedim, hakkımdaki suçlamayı kabul etmiyorum." demiştir.

  3. Sanık ... kolluk beyanında "13.07.2015 günü saat: 19.40 sıralarında arkadaşım ...'un kullanmış olduğu 07 HJ 641 plakalı ... ile seyir halindeydik. Aracın sağ ön koltuğunda ben oturuyordum. Denizden dönüyorduk. Yolda yaya olarak yürüyen biri kilolu diğeri zayıf olan iki bayan şahısla ile bakıştık. Bu sırada kilolu olan bayan şahıs ... ile onları geçtimizde araca taş attı. Ancak taş arabaya değmedi. Durduk arkadaşım ... ile araçtan indik ve bayan şahısların yanına gittik. Sahil bayan şahsa 'aracıma neden taş attın' deyince bayan beni göstererek arkadaşın bana baktığı için attım dedi. Ben bayan şahsa 'Ben bir kere baktım' dedim. Bayan şahısda 'bakamazsın' dedi. Aramızda geçen tüm konuşma bu kadardı. Arkadaşım ve ben bayan şahsa 'Seni buraya gömeriz' gibi bir söz kullanmadık. Olay daha da büyümesin diye biz aracımıza bindik ve ordan ayrıldık. Bayan şahsın idda ettiği gibi konuşmalar sırasında 'Seni buraya gömeriz' gibi bir laf kesinlikle söylemedik. Ayrıca sözlü ve ya elle sarkıntılıkta bulunmadım, yalnızca bayan şahıs ile bakıştık." mahkeme beyanında "Olay günü arkadaşım ...'un kullandığı otomobil de ben de yolcu olarak bulunuyordum, denizden çıkıp eve gidiyorduk, bu sırada ...'un sevgilisinin annesi telefonla arayıp sevgilisinin evden kaçtığını, teyzesinin yanına gitmiş olabileceğini söyledi, Sahil de sevgilisini telefon ile aradı, ora da bir tane Bim Market vardı, sevgilisi de marketin yanında olduğunu söylemiş, biz de Sahil'in sevgilisini arıyorduk, arabayla geçerken kaldırım da iki tane bayan gördük, birisi kiloluydu, ben bu bayanı Sahil'in sevgilisine benzettiğim için o mu diye baktım, ancak onun olmadığını anladım, biz caddeden tekrar dönüp geldik, bu sırada arkamızdan taş attılar, Sahil de ileriden tekrar dönüp kızların yanına geldi, ben Sahil'e dönme dedim, ancak yine de dönüp geldi, Sahil kızlara neden taş atıyorsunuz, diye söyledi, kilolu olan bayan da beni gösterip bu bana baktı, dedi, ben de bir defa baktım diye söyledim, bu sırada zayıf olan bayan zaten yolun öbür tarafına geçmişti, Sahil de arabadan inince kilolu olan bayanla ağız münakaşası yaptılar, ancak biz bayanlara herhangi bir şekilde küfürlü ve tehditli bir söz söylemedik, hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum." demiştir.

  4. Katılan ... beyanında "Olay günü kuzenim ... ile denize gitmiştik, denizden çıkıp eve gittiğimiz sırada sanıkların bulunduğu otomobilin önünden geçtik, biz yolumuza devam ederken otomobil bizi takip ederek yanımızdan geçti, yanımızdan geçerken de bize tuhaf tuhaf baktılar, biraz ileride yavaşlayıp tekrar hareket ettiler, ileri gidip U dönüşü yaparak tekrar bizden tarafa geldiler, ben de yerden bir taş alıp otomobile doğru fırlattım, ancak otomobile isabet etmedi, otomobil ileriden dönüp tekrar bizim yanımıza gelerek durdu, bu sırada kuzenim ... korkup yolun karşı tarafına geçti, otomobildeki kişiler otomobilden inip benim yanıma gelerek neden taş atıyorsun diye sordular, ben de siz neden bize bakıyorsunuz diye sordum, bunun üzerine onlar da siz de bu şekilde giyinmeseydiniz diye söylediler, otomobili kullanan kişi de bana seni buraya gömerim, diye söyledi, bu sırada ... telefonla babasını aramış, evleri de hemen yakın olduğu için ...'ın babası da yanımıza geldi, bu sırada otomobil yanımızdan gitmişti, ... da otomobilin plakasını almıştı, biz de Fatih Polis Merkezine gidip ifademizi vererek şikayetçi olduk, beni rahatsız ettikleri ve tehdit ettikleri için sanıklar hakkında şikayetçiyim, davaya da müdahil olmak istiyorum" demiştir.

  5. Temyiz dışı katılan ...'in beyanının katılan ...'un beyanı ile benzer olduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE

5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun maddi unsurunun, sırf huzur ve sükununu bozmak amacıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasından ibaret olduğu gözetildiğinde, somut olayda sanıkların seyir halinde bulundukları otomobil ile, kaldırımda yürüyen katılan Kezban ve temyiz dışı katılan ...'ın yanından iki kez geçtiği ve katılan Kezban'ın sanıkların aracına taş fırlatması üzerine sanıkların araçtan inerek katılan Kezban ile konuştukları olayda, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun tanımında yer alan ısrar unsurunun oluşmadığı kabulü ile mahkemece sanıkların bu suçtan beraatlerine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/607 Esas, 2016/218 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztevdiinev.süreçolgularsükununuonanmasınasebeplerigerekçevehuzurkişilerinbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:14:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim