Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/242

Karar No

2023/4192

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/365 Esas 2016/434 Karar

SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık

HÜKÜMLER: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2015/365 Esas, 2016/434 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

  1. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.01.2021 tarihli ve 2016/364666 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği;

Mahkemece verilen kararın ilgili Yasa hükümlerince isabetsiz olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Yerel Mahkemenin Kabulü

1."Yapılan keşif, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Datça ilçesi, ... köyü, ... Tatil Sitesi G Mahallesi 767 numaralı taşınmaz üzerinde, onarım ve tadilat işlerinin yapıldığı tespit edildiği, tapu kaydı incelemesinde taşınmaz üzerinde şerhin bulunmadığı, kolluk marifetiyle yapılan araştırmada taşınmazın sit alanında kaldığına dair herhangi bir ilanın cami hoparlöründen ve muhtarlık askı ilan panosundan yapılmadığının tespit edildiği, sanıkların savunmasında sit alanında olduğunu bilmediği yönündeki beyanlarının tüm deliller ışığında mahkememizce itibar edilmiş ve bu suretle sanıkların üzerine atılı suçu işlemesinde kastı bulunmadığı tam vicdani kanaatine varılarak sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."

  1. Sanık ... savunmasında;"Ben daha önce jandarmada ifade vermiştim. O ifadem doğrudur, aynen tekrar ederim. Beni ... bey evin çatısının ve su tesisatlarının eskimiş olması nedeni ile değiştirilmesi gerektiğini belirterek, usta olarak yapmamı istedi. Bende herhangi bir ekleme çıkartma yapmadan, aynı şekilde eski haline getirdim. Kesinlikle büyütme, ekleme olmamıştır. Buranın sit alanında kaldığına dair de bir bilgim yoktur. Tarafıma tebligat yada ilan gelmemiştir. Ben sadece benden isteneni yaptım, benim buranın sit alanında kaldığını bilmem de mümkün değildir. Çünkü ben burada inşaat işçisi olarak çalışmaktayım "demiştir.

  2. Sanık ... savunmasında; "Benim daha önce kollukta vermiş olduğum ifadem vardır. Bunu tekrar ederim. Benim ... Sitesinde babadan kalma bir evim vardır. Burada çatı ve elektrik su tesisatını eskimiş olması ve çam ağaçlarının vermiş olduğu hasarlar nedeni ile halihazırda kapalı olan çatının aktarımı yapılmış, elektrik su tesisatlarının da onarımı yapılmıştır. Kesinlikle genişletme ve büyütme işlemi yapılmamıştır. Ben buranın sit alanı olduğunu hiç duymadım. Hiç bana ilan veya bir tebligat yapılmadı. Ben ...'e bu tadilatları yaptırması için talimat verdim. Kolluğun gelip tutanak tuttuğu sırada ben olay yerinde değildim. Bana bu tutanaklardan bir ay sonra haber geldi. Bende gelerek kolluktaki ifademi verdim. Burası iki kız kardeşime, ben olmak üzere veraseten bize intikal etmiştir. Daimi kullandığımız yer değildir. Yazın kısa süreli olarak kullandığımız bir yerdir. Kesinlikle suç işleme kastım yoktur. Suçsuzum beraatimi talep ediyorum dedi. " demiştir.

  3. Mahkemece mahallinde 15.12.2015 tarihinde keşif icra edilmiş olup, keşif neticesinde alınan fen bilirkişisi raporu ile dava konusu yerin II. derece doğal sit alanında kaldığı tespit edilmiştir. Mimar bilirkişi raporunda, yapılan tadilatlar, eklentiler ve iç mekanlardaki değişikliklerle birlikte dış cepheleri orjinal projesine aykırı olarak büyük oranda değişiklik yapılarak kullanıma hazır hale getirildiği, yapılan imalatlarla ilgili olarak gerekli izinlerin alınmadığı, projelendirmelerin yapılmadığı, yapılan imalat ve eklentilerin basit onarım olmadığı, esaslı tadilat olduğu,. 2863 sayılı Kanuna muhalefet edildiği belirtilmiştir.

5.Dosya arasında bulunan 01.05.1996 tarihli tutanak incelendiğinde dava konusu yerin sit alanı olarak tesciline dair kurul kararının ... köyünde ve Datça Belediye Başkanlığında mutad vasıtalarla ilan edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanıklar Hakkında Kurulan Hüküm Açısından;

2863 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanun'un amacına da ters düşeceği;

Dolayısıyla, sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;

Diğer yandan, taşınmaz bir varlığın korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmesinin ya da bir bölgenin, doğal, tarihi ve kültürel özellikleri nedeniyle sit alanı olarak belirlenmesinin, taşınmazın veya bölgenin özel bir statüye tabi tutulması gerektiği ve taşınmaz üzerinde ya da bölge içerisinde keyfi uygulamalarda bulunulamayacağı anlamına geldiği, bu bakımdan kural olarak, 6498 sayılı Kanun değişikliği sonrası tebliğ yayım internette duyuru; anılan değişiklik öncesi ise şerh ilan yöntemleri ile taşınmazın ya da bölgenin tescilinden ilgililerin haberdar olmalarının sağlanacağı;

Bununla birlikte, Türk Medeni Kanunu'nda yer alan “iyi niyet” kuralının genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilip, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinde düzenlenen suç tiplerine yönelik sübut değerlendirmesinde de dikkate alınmasının zorunlu olduğu, başka bir deyişle, 6498 sayılı Kanun değişikliği öncesinde yapılan tescil işlemleri yönünden, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh bulunmayıp, tescil kararı mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmemiş olsa dahi, failin, taşınmazın ya da bölgenin tescilinden haberdar olduğuna dair beyanının göz ardı edilemeyeceği, zira, maliki olduğu veya kullandığı taşınmazın korunması gerekli nitelik taşıdığını ya da sit özelliğiyle bölgesel bazda koruma altına alınan bir alanda bulunduğunu bilen kişinin, taşınmaz üzerinde dilediği zaman dilediği şekil ve kapsamda uygulama yapamayacağını, taşınmazın ya da bölgenin özel statüsünün mümkün kıldığı ölçüde, kamu kurumlarınca yürütülecek izin prosedürü çerçevesinde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabileceğini de bilmesi gerektiği, yapı ya da bölge bazında tescil kararından haberdar olduğu halde, ilgili kurumlara başvurarak, gerçekleştirmeyi düşündüğü inşai uygulamaya yönelik izin almayıp keyfi hareket eden kişinin iyi niyetinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla, taşınmazın ya da bölgenin niteliğini bilerek izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunan ya da başlangıçta bilmeyip, kamu görevlilerince düzenlenen zabıt ve tutanaklar ile durumu öğrendiği halde müdahalesine devam eden failin, hukuki koruma altına alınamayacağı;

1 Bu kapsamda somut olay sanık ... yönünden değerlendirildiğinde; Dava konusu, II. Derece doğal sit alanı içerisinde kalan taşınmazda 10.02.2015 tarihinde kolluk görevlilerinin yapmış olduğu devriye esnasında fiziki ve inşai müdahale yapıldığının tespit edildiği, inşaatta çalışan işçilerin jandarmayı görmeleri üzerine olay yerinden kaçtıklarının tutanak altına alındığı, iş bu tutanağın evin önünde çalışan işçi .,... tarafından da imzalandığı, tutanağın ekinde bulunan fotoğraflar incelendiğinde söz konusu taşınmazın inşaat halinde olduğunun görüldüğü, 10.06.2015 tarihli yapı tatil zaptı incelendiğinde ise; taşınmazın zemin katında 6.12 metre uzunluğunda 0,98 metre eninde büyütüldüğü, mevcut zemin kat balkona 1,60 metre eninde 2,05 metre uzunluğunda kaçak ilave yapıldığı, ayrıca zemin katta iç avlunun üzeri açık olması gerekirken 4,62 metre uzunluğunda 3,85 metre eninde alanı kapatarak kaçak salon yapıldığı, birinci katında 2,12 metre uzunluğunda 0,98 metre eninde kapalı çıkmaya ilaveten kapalı alanın büyütüldüğü giriş cephesinde kapalı çıkmanın 1,30 metre uzunluğunda 0,98 metre eninde büyütüldüğü iç avlu duvarının açık olması gerekirken pencere ile kapatıldığı ve kaçak tadilatların tamamlanmış olduğunun tespiti karşısında; jandarma tarafından tutanak tutulmasına rağmen inşaata devam edilerek bitirildiği anlaşılmakla; her ne kadar mahkemece sanığın suça konu alanın sit alanı olduğunu bilmediğinden bahisle hakkında beraat kararı verilmiş ise de; 10.02.2015 tarihli tutanağa rağmen inşaata devam edildiği, yapı sahibinin haberi ve bilgisi olmadan işçiler tarafından inşaata devam edilmesinin mümkün olmayacağı, mahkemece sanığın tutanaktan haberi olup olmadığı hususu araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

2.Sanık ... hakkında somut olay değerlendirildiğinde; her ne kadar mahkemece dava konusu yerin sit alanı olarak tesciline dair kurul kararının ilan edilmediğinden bahisle sanığın beraatine karar verilmiş ise de; dava konusu yerin sit alanı olarak tesciline dair kurul kararının ... köyünde ve Datça Belediye Başkanlığında mutad vasıtalarla ilan edildiği, sanığın uzun yıllardır Datça ilçesinde yaşadığı, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında söz konusu tadilatları kendisinin yaptığını beyan ettiği, diğer sanığın da beyanlarında evdeki tadilatlar için sanık ... ile anlaştığını beyan ettiği, söz konusu tadilatların 10.02.2015 tarihli jandarma görevlilerince tutulan tutanaktan sonra da devam ettiği, aynı zamanda sanık ...'ın yine ... Sitesinde müteahhit olarak 27.12.2013 tarihinde gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yargılandığı, bu hali ile sanığın dava konusu yerin sit alanı olduğunu bildiği konusunda tereddüt kalmadığı anlaşılmakla, sanığın 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (1 2) bendinde açıklanan nedenle Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2015/365 Esas, 2016/434 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kanunakarar2863temyizhukukîtevdiinesüreçv.olgulargerekçesebepleriaykırılıksayılıbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim