Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4864

Karar No

2023/4160

Karar Tarihi

18 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/634 E., 2023/1151 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanığın temyizden feragat dilekçesi yönünden; tutuklu olarak bulunduğu cezaevi kanalıyla gönderdiği 11.05.2023 tarihli dilekçesinde temyiz hakkından feragat ettiğini ifade eden sanık ile sanığın vekâletnameli müdafii tarafından kanunî süresi içinde hükmün temyiz edilmediği anlaşılmıştır.

Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılan ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/292 Esas, 2023/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

  2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/634 Esas, 2023/1151 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

  3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; yorgun ve aşırı derece uykusuz olan sanığın, direksiyon başında uyuklamasından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybederek, üç kişinin ölümüne sebep olması karşısında, bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılması gerekirken, suçun nitelendirmesinde yanılgıya düşülerek, sanık hakkında basit taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması nedeniyle katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren 12.06.2023 tarihli ve 2023/68059 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar vekillerinin temyiz sebepleri; sanık sübut bulan eylemi bilinçli taksirle işlemesine rağmen suçun basit taksirle işlendiği kabul edilip, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, sanık hakkında yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasının isabetsiz olduğuna ve vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

  1. İlk Derece Mahkemesince, 25.08.2022 tanzim tarihli ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı ve tutanakta yer alan kaza yeri krokisi, kaza anını gösteren kamera sisteminin bulunmadığına dair kolluk görevlilerince düzenlenen 25.08.2022 tarihli tutanak, sanık sürücünün alkollü olup olmadığını tespite yönelik 25.08.2022 tarihli alkol raporu ile alkol tespit tutanağı, ölenlerin ölüm sebepleri ile ilgili 25.08.2022 ve 26.08.2022 tarihli ölü muayene tutanakları başta olmak üzere dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;

Alkolsüz ve ehliyetli 36 yaşındaki sanık sürücü ...'ın, yönetimindeki kamyonet ile 25.08.2022 tarihinde saat 11.00 sıralarında, açık havada, gündüz vakti, azami hız limitinin 82 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri içinde, bölünmüş, platform genişliği 14,50 metre olan dört şeritli, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, yatay güzergâhı düz, düşey güzergâhı eğimsiz, görüşe engel bir durumun ve yol sorunun bulunmadığı caddede seyir hâlindeyken, uyuklamasından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybederek, seyir istikametine göre sağ kaldırıma çıkıp, otobüs durağına ve durakta bekleyen yayalar Keziban, ... ve ...'a aracının ön kısımlarıyla çarparak, 30 40 metre ileride duruşa geçmesi neticesinde adı geçen yayaların öldüğü, aracın hızı ve fren izi uzunluğuna ilişkin herhangi bir belirleme yapılmadığı, olayın başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçlarının bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir.

  1. Katılanlar ..., ..., ...; ölen ...'ın eşi olan şikâyetçi ...'in, ölen ...'ın oğlu olan şikâyetçi ...'in ve ölenler ... ve ...'ın kızı olan şikâyetçi ...'in taleplerine uygun olarak davaya katılmalarına karar verilmiş, katılanlar ... ve ... kazanın oluş şekline ilişkin görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığını beyan etmişler, kaza esnasında durakta olan katılan ... ise; "Olay anı itibariyle ben eşim Keziban ile birlikte kazanın olduğu durakta otobüs bekliyorduk. Yaklaşık 10 dakika bekledikten sonra bir aracın uçarak durağa doğru geldiğini fark etmem üzerine ben sırtımı dönerek kendimi korumaya çalıştım. ... bana çarpmadı. Gelen ... benim eşim ile birlikte durakta bulunan diğer kişiler çarptı ben kaza nedeniyle yaralanmadım. Eşim ile kaza yerinde bir müddet konuştum, ambulans gelerek kendisini hastaneye kaldırdı, hastanede vefat etti. Kaza anı itibariyle hava pırıl pırıl açıktı, görüş mesafesi vardı. Maktul eşim ile ben üst geçidin altında yol ile aramızda 1 metre olacak şekilde durakta bekliyorduk... Kazaya karışan ... bulunduğumuz durağa doğru geldiği esnada araca bakıyor olmam sebebiyle şoförün ... direksiyonunu çevirdiğini gördüm. Ancak bu çevirme bilinçli bir çevirme miydi yoksa sanığın savunmasında belirttiği üzere baygınlıktan kaynaklanan hareket miydi tam hatırlamıyorum. Kazanın gerçekleşmesinden sonra sanığın kazaya karışan ... içerisinde görmedim. Kaza gerçekleşmeden önce fren sesi de duymadım..." biçiminde anlatımda bulunmuştur.

  2. Sanık ... soruşturma evresinde müdafi hazır bulundurularak kolluk tarafından alınan 25.08.2022 tarihli ilk ifadesinde; "... İşim gereği dün yani 25.08.2022 günü saat: 03.30 sıralarında Bolu Gerede ilçesinde 41 AJS 043 plaka sayılı aracım ile tek başıma yola çıktım. Kızılcahamam ilçesinde bir miktar uyuyarak tekrar saat: 08.30 sıralarında Ankara iline gelmek için yola çıktım. Çamlıca Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerinde ilerlemekteydim. 129. sokak kesişimine geldiğim esnada burada Fatih sultan Mehmet bulvarı üzerinde bulunan üst geçit yanındaki durak hizasına geldiğim esnada yorgunluk sebebiyle olsa gerek bir an bilincimi kaybederek uyku haline girdiğimi düşünüyorum. Gözümü açtığımda kafa tarafımdan şiddetli bir ağrı ile uyandım. Aracım kaldırım kenarında bulun otobüs durağına çarpmıştı. Yerde yatan 2 yaralı şahısı görünce araçtan yaralı bir şekilde inip hemen kendilerine müdahele etmek istedim. Bu esnada sivil, silahlı biri yanıma gelerek 'Burada arbede çıkabilir. İlerde sağdan dön orda polis tabelasını görünce hemen sağa dön polise teslim ol' dedi. Bende şahsı dinleyerek aracımı olay yerinde bırakarak polis noktasında teslim oldum. Daha sonra burada görevli polisler beni tekrar olay yerine getirdi. Gelen ambulans ile hastaneye sevk edildim... Olay kazadan ibarettir. Yaşanan olaydan dolayı çok pişmanım ve üzgünüm..." ve müdafi hazır bulundurularak alınan 26.08.2022 tarihli sorgusunda; "... Ben inşaat işinde çalışırım. Bu nedenle yorgundum. Ancak, ben bayıldım mı, uyudum mu bilmiyorum. Pişmanım. Ben bu konu ile ilgili olarak emniyette detaylı olarak ifade vermiştim, o ifademi savunmam olarak tekrar ederim..." şeklinde savunmada bulunmuş; kovuşturma evresinde ise 24.08.2022 tarihinde sabah saat 10.00 gibi Kocaeli'nden Ankara'ya bir ... satın almak için geldiğini, Sincan'da satışı yapan kişi ile görüşüp, araca baktığını ve ona kapora bırakıp satıcıyla bir sonraki gün noterde satış işlemlerini yapmak üzere anlaştıklarını, yapımı devam eden inşaat işi nedeniyle aynı gün Bolu'dan Gerede'ye, Gerede'den Düzce'ye, Düzce'den de eşi ve çocuklarının yanına Kocaeli'ye döndüğünü, işlerini hallettikten sonra gece tekrar yola çıkıp Ankara'ya geldiğini, Ankara'da hemşehrisi ve meslektaşı olan arkadaşının evinde misafir olarak kalıp sabah onu Kızılay'a bıraktıktan sonra Sincan'a doğru giderken kaza olduğunu, kaza esnasında uykusuz olmadığını, kazanın o an bayılmasından dolayı meydana geldiğini, daha önce bu nedenle hastaneye gittiğinde baygınlık geçirecek herhangi bir hastalığının bulunmadığının söylendiğini; ayrıca Gerede'den Ankara'ya saat 15.30'da hareket ettiğini ifade etmiş olmasına rağmen kollukta bu zaman diliminin saat 03.30 olarak yanlış yazılmış olduğunu, geceyi Ankara'da hemşehrisi olan arkadaşının evinde geçirdiğini, pişman olduğunu beyanla üzerine atılı suçlamayı kovuşturma evresindeki savunmasında açıkladığı hâliyle kabul etmiştir.

  3. Kusur durumuna ilişkin olarak 25.08.2022 tanzim tarihli ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağında; sanığın, sevk ve idaresindeki kamyonet ile kaza mahalindeki samimi beyanında Fatih Sultan Mehmet Bulvarı üzerinden seyirle Sincan istikametine giderken 129 Sokak kavşağını geçince bir an bilinmeyen bir sebeple aracının kontrolünü kaybederek sağ manevra ile sağ kaldırıma çıkarak aracının ön kısımlarıyla EGO 20638 nolu otobüs durağı ile durakta bekleyen ..., ... ve ... 'a çarparak 30 40 metre ileride duruşa geçtiği trafik kazasında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52 nci maddesine aykırı olarak hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu, ölen yayaların kazaya etken kural ihlâllerinin bulunmadığı belirtilmiştir.

  4. İlk Derece Mahkemesince, kusur durumuna ilişkin 25.08.2022 tanzim tarihli ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağına itibar edilip, kazanın oluşumunda sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, üç kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

  1. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı inceleme yapılmıştır.

  2. Sanık, 03.05.2023 tarihli duruşmada; "... Daha önceki savunmalarımı tekrar ederim, bu savunmalarım doğrudur, bu savunmalarımda benim uykusuz olduğum intibası oluşmuştur, halbuki o gece ben Ankara'ya geldim, Batıkent tarafında ...isimli arkadaşımın evinde kaldım, onu Kızılay'a bıraktım ben de Kızılay'dan Sincan'a araba satışını almaya gittiğim esnada kaza oldu. Anlık bir bilinç kaybına maruz kaldığım için gerçekleşti... kesinlikle uykusuz ve yorgun değildim... Keşke ben ölseydim de bu olaylar yaşanmasaydı..." şeklinde savunmada bulunmuştur.

  3. Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunması gerekirken İlk Derece Mahkemesince temel cezanın 8 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinin ve sanığın sürücü belgesinin 2 yıl 6 ay süre ile geri alınmasının orantılılık ilkesine aykırı düştüğü ve hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

  4. Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kurulan mahkûmiyet hükmünde, "Suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın kusur durumu" biçimindeki gerekçelerle temel ceza alt sınırdan uzaklaşılıp 10 yıl hapis cezası olarak belirlenmiş, "Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri" biçimindeki gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren (1/6) oranında indirim yapılarak, sonuç ceza 8 yıl 4 ay hapis cezası olarak tayin edilmiş, sanığın sürücü belgesinin takdîren 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsî hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş süreler 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığa hükmolunan hapis cezasından indirilmiş, müdafii tarafından mahkûmiyet hükmü kurulması hâlinde lehine olan kanun maddelerinin uygulanması talep edilen sanık hakkında hükmedilen sonuç ceza gözetildiğinde kişiselleştirme kurumları olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin yasal engelden dolayı uygulanamayacağı sonucuna varılmış, "Suçun işleniş şekli ve meydana gelen zarar" biçimindeki gerekçelerle hapis cezasının adlî para cezası seçenek yaptırımına çevrilmemesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Suç Vasfına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

  1. Gerek öğreti gerek yerleşmiş yargısal kararlarda yer alan kabullere göre gerçekleşmesi muhakkak görünen neticenin sanık tarafından bilinmesi ve istenmesi hâlinde doğrudan kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği durumda bilinçli taksir, öngörülebilir neticenin özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle öngörülmediği hâllerde ise basit taksir söz konusu olacaktır.

  2. Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında (A 1) paragrafında ayrıntılı olarak açıklanan somut olayda; sanığın, soruşturma evresinde müdafi hazır bulundurularak alınan ifade ve sorgusundaki ikrarı, savunmasından da anlaşılacağı üzere 24.08.2022 tarihinden kazanın gerçekleştiği 25.08.2022 tarihine kadar yönetimindeki araçla katettiği mesafe ve bu süreçte yeterince dinlenmemiş olması, kaza yerinde görüşe engel bir durumun ve yol sorunun bulunmaması, kazaya etki eden herhangi bir ... aksamı ya da kazanın oluşumunda sanıktan başka bir kişinin kusurunun olmaması, çarpma öncesi sanık tarafından fren tedbirine başvurulmaması, açıklanan bu hususlar birlikte dikkate alındığında, aşırı yorgun ve uykusuz olan sanığın, direksiyon başına geçip, yönetimindeki kamyoneti sürmeye devam ettiği, sürüşle ilgili becerilerinde azalma olduğu ve bu hâli ile yaralama ya da ölüme neden olabileceğini öngördüğü hâlde önceki tecrübelerinin olumsuz neticelenmemesine, şoförlük yeteneklerine, özellikle de şansına güvendiği, böyle bir zanla objektif dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, direksiyon başında uyuklamasından dolayı idaresindeki aracın hakimiyetini kaybedip, tam kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucunda üç kişinin ölümüne sebep olduğu, gerçekleşmesini istemediği ancak öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmayan sanığın üç kişinin ölümüne neden olma eyleminde bilinçli taksirle hareket ettiği gözetilmeksizin, sanığa hükmolunan cezada 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması ve sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, sanığın basit taksirle öldürme suçundan yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğü ve sanığa eksik ceza tayin edildiği anlaşıldığından, katılanlar vekillerinin suç vasfına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmüş, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmuştur.

B. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden

  1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

  2. Ancak, soruşturma evresinde bir örneği dosyaya eklenen sanığa ait sürücü belgesine göre sanığın, (B), (B1), (F), (M) sınıfı ehliyetinin bulunması ve yargılamaya konu trafik kazasını yönetimindeki kamyonet ile yapması nedeniyle Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Sürücü Belgelerinin Sınıfları" başlıklı 75 inci maddesi uyarınca kamyonet kullanacaklara verilen (B) sınıfı ile sınırlı olarak sürücü belgesinin geri alınması gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasının amacına aykırı şekilde sanığa ait sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılanlar vekillerinin diğer temyiz sebepleri bu kapsamda yerinde görülmüş, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinin (2.) paragraflarında açıklanan nedenlerle katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/634 Esas, 2023/1151 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztaksirletevdiinev.süreçolgularsebepleriöldürmegerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim