Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/7706
2023/4152
18 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/341 E., 2015/235 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziosmanpaşa 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli 2015/341 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.10.2020 tarih 2016/74147 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin, karar celsesinde sanığın son savunmaları alındıktan sonra vekil olarak savunma hakkının kendisine verilmediği bu sebeple usulen kararın bozulması gerektiğine, kazaya sebebiyet verenin diğer motosiklet sürücü olduğu ve çok hızlı şekilde ve fren tedbirine başvurmayarak asli kusurlu olduğu, kusur raporlarının hatalı olduğuna, sanık hakkında verilen cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.31.10.2013 günü 15:50 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ,... plaka sayılı motosiklet ile Haracci istikametinden Eski Edirne Asfaltı caddesini takiben Arnavutköy istikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline geldiğinde karşı yönden gelen ve orta refüj aralığından (Barbaros Hayrettin paşa caddesine girmek adına) sola doğrultu değiştirerek önünü kapatan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonete çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.
- Kaza tespit tutanağı ile sanık sürücü ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sola dönüş kurallarına riayet etmemek kuralını ihlal ederek kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
3.Mahkemece keşif üzerine trafik bilirkişisinden alınan rapor ile; sürücü ...'nun sola dönüş kurallarını ihlal ederek 2918 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin (b) bendi uyarınca ve karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranarak aynı Kanunun 67 nci maddesinin (a) bendini ihlal ettiği anlaşılarak asli kusurlu olduğu, diğer sürücü ...'ın ise idaresindeki motosiklet ile seyrederken, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayarak ve hızını, kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak 2918 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin (a) ve (b) bentlerini ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
-
05.10.2015 tarihli Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre; Sanık sürücü sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay mahalline geldiğinde, orta refüj aralığından yolun karşısına geçmek üzere yola girmeden evvel; orta refüj aralığından ana yola girmeden evvel, refüj aralığında durması, sağ taraftan gelen ... trafiğini gerektiği şekilde kontrol ettikten sonra ana yola girerek seyrini sürdürmesi gerekmekte iken bu hususlara riayet etmemiş, mevcut hızı ile mahale yaklaşmış, seyir yönüne göre sağ taraftan ana yolu takiben yaklaşan ve ilk geçiş hakkına sahip motosiklete rağmen, refüj aralığından ana yola girmiş, bu tavrı ile motosikletin önünü kapatarak çarpışmanın oluşmasına sebebiyet vermiş olmakla asli kusurlu olduğu, müteveffa sürücü sevk ve idaresindeki motosiklet ile olay mahalline gelmeden evvel, her ne kadar ilk geçiş hakkına sahip ise de karşı yönden gelen ve orta refüj aralığından sola doğrultu değiştirerek önünü kapatan kamyoneti görüş alanını gerektiği şekilde kontrol etmemesi nedeniyle zamanında fark edemeyip tedbirsizce çarpmış olmakla tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
-
Kaza neticesinde motosiklet sürücü ... hayatını kaybetmiş ve motosiklette yolcu konumunda olan mağdur ... yaralanmıştır. Dosya kapsamında mağdur ...'ün yaralanmasına ilişkin raporun geçici olduğu yaralanmasının niteliğinin belli olmadığı anlaşılmıştır.
-
Kaza neticesinde yaralanan mağdur ...'ün soruşturma aşamasında alınan beyanında yolcu olduğu motosiklet sürücüsü arkadaşından şikayetçi olmadığını beyan ettiği, sanıktan şikayetçi olup olmadığına ilişkin herhangi bir beyanının bulunmadığı, mahkemede alınan beyanında bu hususu belirterek sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılma talebinin bulunduğunu belirtmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunun, Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun “Delillerin tartışılması” başlıklı 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında; “Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca katılmış olduğu takdirde son söz mutlaka sanığa verilerek duruşma bitirilecektir. Ceza muhakemesinde sanığın en önemli haklarından biri de savunma hakkı olup, hazır bulunduğu oturumda son söz sanığa verilmeden hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Açıklanan gerekçelerle yargılamanın sanık ile sanık müdafisinin bulunduğu 02.12.2015 tarihli oturumunda, katılan vekili sanık ile sanık müdafine bilirkişi raporuna ilişkin diyeceklerinin sorulmasından sonra 5271 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına uyarınca hazır bulunan sanığa son sözünün sorularak sanık hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemekle, hükümde bu yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Dosya kapsamında sanığın asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olduğu, her ne kadar mağdur ...'ün yaralanmasının niteliği dosya kapsamında belli değilse de yaralanması nedeniyle şikayetçi olması dikkate alındığında, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrasından hüküm kurulması gerekirken, aynı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasından hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmuş ve bozma sebebi yapılmıştır.
4.5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tanıkların dinlendiği, mahkemece kovuşturma aşamasında dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verdiği tanık beyanının alınmamasının sonuca etkili görülmediği, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) ve (4) numaralı bentlerle açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli, 2015/341 Esas, 2015/235 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:16:59