Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/128
2023/4125
18 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/872 E., 2022/1959 K.
SUÇ: Taksirle yaralama
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak yeniden kurulan mahkûmiyet ve beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret düzeltilerek onama
Sanık ... müdafiinin 07.07.2022 tarihli süre tutum dilekçesinde sanık ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminde bulunduğu, ayrıntılı temyiz dilekçesinde de mahkûmiyet kararına yönelik temyiz sebeplerine yer verildiğinin anlaşılması karşısında, temyiz eden olarak bu dilekçede istinaf aşamasında hakkında beraat kararı verilen sanık ... ismine yazım hatası olarak sehven yer verilmiş olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2017/398 Esas, 2021/1000 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı, sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/1959 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ile katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucu; 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı, sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.01.2023 havale tarihli ve 2022/127491 sayılı, "Ret Temyiz Talebinin Esastan Reddi ile Hükmün Düzeltilerek Onanması" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; kusur tespitine, eksik incelemeye, müvekkilinin kusursuz olmasından dolayı hükmolunan adli para cezasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, müvekkilinin beraatine, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
B. Katılan vekilinin temyiz isteği; tarafsız tanıklar da dahil olmak üzere tüm dosya tanıklarının aracın sürücüsünün bir bayan şahıs olduğunu gördüklerini net bir şekilde ifade etmeleri karşısında verdiği numaralarla sahi mahkemeyi yanıltmaya çalışan sanık ... hakkında belirlenen ceza alt sınırdan uzaklaşılmak sureti ile tayin edilmesi gerektiğine, sanık ... hakkında verilen karar cezanın düşük belirlenmesi nedeniyle usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının yersiz olduğuna, sanık hakkında hükmolunan cezanın para cezasına çevrilmesinin hatalı olduğuna, sanık hakkında takdir olunacak cezanın hapis cezası olarak belirlenmesinde zorunluluk olduğuna, sanık hakkında 1 gün karşılığının 20 TL olarak belirlenmesi hatalı olduğuna, zira sanığın ekonomik durumu yeterince araştırılmamış olup ekonomik durumunun elvermesi ölçüsünde ceza yargılamasının ıslah edici niteliğinin de göz önünde bulundurulması gerekmekte olduğuna, sanık ... hakkında her ne kadar mahkemece beraat kararı verilmiş ise de Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin sanık ... hakkında vermiş olduğu beraat kararının hatalı olduğuna, katılanlar vekili olarak istinaf mahkemesi vekalet ücreti tayin edilmemiş olması hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2017/398 Esas, 2021/1000 Karar sayılı kararı ile;
"...Mahkememizce yapılan yargılamada sanıkların savunmalarının alındığı, sanık ...'nın sözkonusu kazayı kendisinin yaptığını, kusurunun olmadığını beyan ettiği, sanık ...'nin ise üzerine atılı suçu kabul etmediğini, kaza anında aracı eşi Mustafa'nın kullanmakta olduğunu, kendisinin de onun yanında oturmakta olduğunu beyan ettiği, müştekilerin ise sanıklardan davacı ve şikayetçi olduğunu, davaya katılmak istediklerini beyan ettikleri, suçtan zarar görme ihtimaline binaen müştekilerin davaya katılmalarına karar verildiği, Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/122 Esas 2020/119 Karar sayılı birleşen dosyasının dosya içinde bulunduğu, dosya içerisinde bulunan 17/10/2016 tarihli kaza tespit tutanağında, sürücü ... 2918 sayılı K.T.K 57/1 B(Bölünmüş yola çıkan araçları bu yoldan geçen araçlar ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar) maddesini ihlal ettiği, sürücü ...'in ise, aynı kanunun 52/1 A(aracın hızını kavşaklara, yaklaşırken azaltmamak) maddesini ihlal ettiği (Tali) kanaatinin bildirildiği, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 17/10/2016 tarih ve A161781710 protokol sayılı Genel Adli Muayene Raporunda, katılan ... yönünden alında 1'er cm'lik 4 adet kesi olduğu, katılanın yaralanmasında hayati tehlikesinin olmadığı, kemik fraktürü olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğunun belirtildiği, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 17/10/2016 tarih ve A161781711 protokol sayılı Genel Adli Muayene Raporunda, katılan ... yönünden, sağ göz altında 2 cm'lik kesi, sağ el bileğinde yüzeysel sıyrık olduğu, sağ ulnada deplase fraktür mevcut olduğu, katılanın yaralanmasında hayati tehlikesinin olmadığı, kemik fraktürü olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğunun belirtildiği, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 18/05/2017 tarih ve 2017/5011 sayılı uzlaştırma raporunda taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığının belirtildiği, dosya içerisinde bulunan 18/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda, ...19 plakalı kamyonet sürücüsü ... bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nın 84. Maddesinni asli kusurlardan kon No :8' denk gelen madde 57/1 b/d (Kavşaklarda ilk geçiş önceliğine uymamak ve bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara geçiş hakkı vermek zorundadırlar) kuralını ihlal ettiğinden birinci derecede kusurlu olduğu, tescilsiz motosiklet sürücüsü ... ise bu kazada yine aynı kanunun tali kusurlardan madde 52/1 a (Araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) maddesini ihlal ettiğinden ikinci derecede kusurlu olduğunun bildirildiği, dosya içerisinde bulunan 13/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda, sanık ...'ın kullanmış olduğu 0 535 322 83 23 nolu hatta ait HTS kayıtlarının çıktısının alındığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 15/05/2018 tarihli raporunda, sanık sürücü ...'ın asli derecede kusurlu olduğu, müşteki sürücü ...'in tali derecede kusurlu olduğu kanaatini bildirildiği, Konya Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 21/06/2021 tarih ve 2017/2096 sayılı raporunda, katılan ... yönünden, Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, Vücuttaki kemik kırıklarının ve çıkıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2 3) ve Ağır (4 5 6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan sağ ulna deplase kemik kırığının; hayat fonksiyonlarını orta (2/6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu kanaatini bildirildiği, dosya içerisinde bulunan 19/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda, 0 545 421 82 76 nolu numaranın ve 0 531 276 08 30 numaralı hatlarının sinyal verdiği baz istasyonlarının çıkartıldığı, olay hakkında görgüsü ve bilgisi olan tanığın beyanlarının mahkememizce alındığı, sanıklara ait hts kayıtlarının dosyaya getirtildiği, 112 telefon kayıtlarının celp edildiği, kaza anında 112 acil servis konuşma kayıtlarının mahkememizce dinlenildiği, yapılan dinlemede 112 acil ile kaza anında sanık ...'nın konuştuğunun anlaşıldığı, hts kayıtlarında sanık ... ile sanık ... arasında kaza anı ve hemen sonrasında herhangi bir telefon görüşme kaydının bulunmadığının görüldüğü, dosyanın tekemmül ettiği, alınan beyanlara ve toplanılan delillere göre ; Her ne kadar sanık ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, taraf beyanları, dosya kapsamı, HTS ve bilirkişi raporu ve duruşmada dinlenilen CD içeriği göz önüne alındığında, sanığın olay tarihinde aracı kullanan kişi olmadığı, aracı eşi Mustafa'nın kullandığı, sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, mevcut deliller ile anlaşılmakla, müsnet suçtan sanık ...'nin beraatine karar verilmesi yoluna gidilmiş, öte yandan sanık ...'nın sevk ve idaresindeki araçla katılan ... Reşit'in kullandığı motorla çarpışması sonucunda, katılan ... Reşit ve katılan ...'nin yaralanması ile sonuçlanan kazada sanığın kural ihlalinde bulunduğu, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği subuta erdiğinden..." gerekçeleri ile sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı, sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 23/05/2017 tarih 2016/54985 soruşturma numaralı iddianamesiyle sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...'e yönelik taksirle yaralamaya neden olma suçundan Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı, Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/398 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada "Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/54985 soruşturma numaralı dosyasında şüpheli ... hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasına ilişkin ihbarda bulunulmasına" karar verildiği, ihbar üzerine Konya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/348 Değişik İş sayılı kararı ile şüpheli ... hakkında verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırıldığı, bunun üzerine Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/2020 tarih 2019/10097 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...'e yönelik taksirle yaralamaya neden olma suçundan Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/122 Esas sayılı dosyası ile 2017/398 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilerek yargılamaya 2017/398 Esas sayılı dosya üzerinden devam edildiği anlaşılmaktadır.
-
Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 17/10/2016 tarih ve A161781710 protokol sayılı Genel Adli Muayene Raporunda, katılan ... yönünden alında 1'er cm'lik 4 adet kesi olduğu, katılanın yaralanmasında hayati tehlikesinin olmadığı, kemik fraktürü olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğunun belirtildiği, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 17/10/2016 tarih ve A161781711 protokol sayılı Genel Adli Muayene Raporunda ve Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğüne ait 21.06.2017 tarihli raporda; katılan ... yönünden, sağ ulnada deplase orta (2/6) derecede fraktür mevcut olduğu, yaralanmasında hayati tehlikesinin olmadığı, kemik fraktürü olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğunun belirtildiği görülmektedir.
-
Dosya içerisinde bulunan 17/10/2016 tarihli kaza tespit tutanağında, "sürücü ... 2918 sayılı K.T.K 57/1 B(Bölünmüş yola çıkan araçları bu yoldan geçen araçlar ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar) maddesini ihlal ettiği, sürücü ...'in ise, aynı kanunun 52/1 A(aracın hızını kavşaklara, yaklaşırken azaltmamak) maddesini ihlal ettiği (Tali)" kanaatinin belirtildiği; yargılama aşamasında alınan 18/06/2017 tarihli bilirkişi raporunda da, "...19 plakalı kamyonet sürücüsü ... bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK'nın 84. maddesini asli kusurlardan kod No:8' e denk gelen madde 57/1 b/4 (Kavşaklarda ilk geçiş önceliğine uymamak ve bölünmüş yola çıkan sürücüler bu yoldan geçen araçlara geçiş hakkı vermek zorundadırlar) kuralını ihlal ettiğinden birinci derecede kusurlu olduğu, tescilsiz motosiklet sürücüsü ... ise bu kazada yine aynı kanunun tali kusurlardan madde 52/1 a (Araçların hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) maddesini ihlal ettiğinden ikinci derecede kusurlu olduğu" görüşünün bildirildiği,
5.İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 15/05/2018 tarihli raporunda;
"...Mevcut verilere göre;
A) Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay mahalli kontrolsüz kavşakta geçişini; istikametine göre sol tarafından devamlı çift çizgiyle bölünmüş yolu takiben gelip, düz devam etmek suretiyle kavşağı geçmek isteyen müşteki sürücü idaresindeki motosikletin hızını ve konumunu dikkate alarak yapması gerekirken bu hususa riayet etmediği, ilk geçiş hakkını bu motosiklete vermeden kontrolsüzce kavşağa girmesi ve gidiş yönünü kapatması neticesi meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurludur.
B) Müşteki sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile gece vakti meskun mahalde, kavşağa yaklaşırken aracının teknik özelliklerini de dikkate alarak kontrollü ve her an tedbir alabilecek vaziyette müteyakkız seyretmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, istikametine göre sağ tarafından gelmekte olan sanık sürücü idaresindeki kamyoneti uyarıp, etkin fren tedbiri almadığı olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali derecede kusurludur..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
6.Sanık ...'ın atılı suçlamaları kabul ettiği, sanık ...'ın ise atılı suçlamaları kabul etmediği ve yargılama aşamasında alınan ifadelerinde;
Sanık ...'ın, "Ben daha önce ifade verdim, ifademin okunmasını talep ediyorum dedi. Sanığa kollukta alınan ifadesi okunup soruldu: Doğrudur bana aittir aynen tekrar ederim, olay anlattığım gibi olmuştur. Olay günü, saat 20:00 sıralarında, üzerime kayıtlı ...19 plakalı aracım ile, Alem Sokağın girişinden Abdurreşit Caddesine çıktım, çıkmadan durdum, sağımı solumu kontrol ettim. Abdurreşit Caddesini geçip karşı sokağa girdim. Dışarıda sadece arabamın arka çamurluğu kalmıştı. Motosiklet soldan geliyormuş. Benim arka sol çamurluk tarafıma çarptı. Işığı yanmıyordu. Hava hafif kararmıştı, aşırı karanlık yoktu, yağış yoktu. Bu şekilde benim aracıma motosiklet arkadan gelerek çarpmıştır. Daha sonra polisi ve ambulansı aradım. Ambulans gelip hastaneye götürdü. Olay bu şekilde meydana geldi. C. Savcılığınca uzlaştırmacı görevlendirildi, ancak uzlaşma sağlayamadık. Karşı tarafla uzlaşmak isterim. Şikayetten vazgeçme olduğu takdirde, şikayetten vazgeçmeyi kabul ederim. Eğer mahkeme hakkımda ceza verecek olur ise hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ediyorum" şeklinde beyanda bulunduğu,
Sanık ...'ın, "Ben daha önce ifade verdim, o ifadem doğrudur aynen tekrar ederim, ... benim eşimdir, olay günü evden bir arkadaşa gezmeye gidiyorduk aracı eşim kullanıyordu bende aracın sağ ön koltuğunda oturuyordum araçta başka kimse yoktu , ara sokaktan ana caddeye çıktığımızda ... gelip gitmediğini eşim kontrol etti, ... gelmediğini gördüğü için karşıya geçmek için hareket etti, ana yola çıktık ana yolu geçtik ara sokağa girdiğimiz anda sol taraftan gelen ışığı olmayan motosiklet aracımızın sol çamurluğuna çarptı, biz durduk motosiklet üzerinde 2 kişilerdi, çarpmadan sonra ikisi de yere düşmüştü, eşim hemen telefon ile ambulans ve polisi aradı, eşim ile bende dışarıya çıkmıştım, iki kişi yerde yatıyordu, çevreden gelenler oldu, ambulans ve polis gelene kadar ben dışarıda bekledim, onlar gelene kadar arabaya hiç binmedim, daha sonra yaralananların akrabaları geldi sulh olalım dediler, bu kaza anında aracı süren kişi eşimdi, eşim 0535 322 83 23 nolu telefonu kullanır, kaza anında eşim bu telefonu kullanıyordu, eşimin kendi adına kayıtlı başka bir telefonu daha vardır, eşimin diğer telefon numarasını bilmiyorum, ben eşimin günlük olarak adına kayıtlı ve kullandığı 0535 322 83 23 nolu telefonu ile görüşme yaparım onunla sürekli bu telefon ile görüşürüm, diğer bir numarası var ancak arayıp aramadığımı bilmiyorum, onun diğer numarasını da bilmem, kaza günü ben eşimin yanında olduğum için eşim ile bu numaradan kaza öncesi ve sonrasında kaza günü hiç görüşme yapmadım, benim kullanmış olduğum telefon numarası 0531 276 08 30'dur, ben bu telefon numaramı uzun yıllardır hiç değiştirmedim aynı telefonu uzun yıllardır kullanırım, eşim ile de bu telefon numaram ile görüşürüm, bana sormuş olduğunuz 0545 421 82 76 nolu telefon numarasının kime ait olduğunu bilmiyorum. Ben eşimi biraz önce ifademde söylemiş olduğum gibi genellikle kendim telefon numaram olan 0531 276 08 30 nolu telefondan onun numarası olan 0535 322 83 23 nolu telefondan ararım, kendisini ikinci numarasından aradığımı hatırlamıyorum, genellikle aramam, ikinci numarasını da numara olarak bilmiyorum, eşim şu anda bile halen 0535 322 83 23 nolu telefonu kullanır, bildiğim kadarıyla 0545 421 82 76 nolu telefonu kapattırmıştı, dosyada bana okumuş olduğunuz tanıkların beyanları kesinlikle yalandır kabul etmiyorum, aracı kesinlikle ben kullanmıyordum, kaza yapan kişi ben değildim kaza olduğunda aracı kullanan kişi eşim Mustafa Altınbıçaktı benim ehliyetim bile yoktur, hayatımda araba sürmediğim gibi bisiklet dahi sürmedim, suçsuzum, beraatime karar verilsin ancak mahkemenizde aksi kanaat olması durumunda hakkımda ceza verilecek olur ise hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ediyorum, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine muvafakat ediyorum, duruşmalardan vareste tutulmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir.
- Tanıklar Ş.E., H.A.E., A.E., M.E.U., M.A.'nın anlatımları, kaza yeri krokisi, kaza tespit tutanağı, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 18/05/2017 tarih ve 2017/5011 sayılı uzlaştırma raporu, Genel Adli Muayene Raporları, HTS kayıtları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
8.Suçtan doğrudan zarar gören katılanlar ... ile ...'in her aşamada sanıklardan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve Mahkemece 10.10.2017, 25.01.2018 ve 15.09.2020 tarihlerinde katılma kararları verildiği, olay tarihinde reşit olduğu anlaşılan katılan ...'in babası ... hakkında ise suçtan doğrudan zarar gören sıfatı olmamasına rağmen Mahkemece hakkında katılma kararı verildiği, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
- Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/1959 Karar sayılı kararı ile;
"...Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23/05/2017 tarih 2016/54985 soruşturma numaralı iddianamesiyle sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...'e yönelik taksirle yaralamaya neden olma suçundan Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı, Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/398 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamanın 13/02/2019 tarihli 7. Celsesinde "Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/54985 soruşturma numaralı dosyasında şüpheli ... hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasına ilişkin ihbarda bulunulmasına" karar verildiği, ihbar üzerine Konya 5. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2019/348 Değişik İş sayılı kararı ile şüpheli ... hakkında verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırıldığı, bunun üzerine Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/2020 tarih 2019/10097 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...'e yönelik taksirle yaralamaya neden olma suçundan Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı, Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/122 Esas sayılı dosyası ile 2017/398 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verilerek yargılamaya 2017/398 Esas sayılı dosya üzerinden devam edildiği, İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde olay günü kazaya karışan ...19 plaka sayılı aracı sanık ...'nın kullandığı kabul edilerek , sanık ... hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan TCK'nın 89/4, 62/1,50/1 a maddeleri uyarınca neticeten 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına , sanık ... hakkında ise yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeni ile CMK'nın 223/2.b maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş ise de; Katılanların aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarında olay günü kazaya karışan gümüş renkli doblo marka aracı kapalı bir bayanın kullandığını beyan etmeleri, kazadan sonra hemen olay yerine giden tanıklar ... ve ...'ın gerek soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma aşamasındaki beyanlarında kaza yapan aracın sol kapısından yani sürücü kısmından başörtülü , üzerinde pardesü olan bayan şahsın indiğini, aracın içinde araçtan inen bayan şahıstan başka kimse olmadığını, kazadan on beş yirmi dakika sonra bayanın yakınlarının başka bir araçla olay yerine geldiklerini, sonradan gelen erkeklerden bir tanesinin aracı ben kullanıyordum dediğini beyan etmeleri karşısında olay günü kazaya karışan ...19 plakalı aracı sanık ...'ın kullandığı anlaşılmış olup;
Olay günü sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ...19 plakalı ... ile Altınçanak Sokağı takiben Kaymak Sokak yönüne seyir halindeyken olay mahalli Abdulreşit Caddesi kavşağına geldiği sırada aracının arka sol kısımlarına, istikametine göre sol tarafından yer işaretlemeleri ile bölünmüş olan Abdulreşit Caddesini takiben olay mahalli kavşağına gelen katılan ...'in sevk ve idaresinde olan tescilsiz plakalı motosikletinin ön kısımlarıyla çarpması sonucu meydana gelen kazada katılan ...'nin BTM ile giderilebilir nitelikte , katılan ... Reşit'in ise BTM ile giderilemez, vücudunda hayati fonksiyonlarını orta (2/6) derece etki edecek kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanmasına neden olduğu somut olayda,
Dosya kapsamında bulunan kusur tespitine ilişkin kaza tespit tespit tutanağı ve bilirkişi raporlarında meydana gelen kazada ...19 plakalı aracı kullanan şahsın ASLİ derecede, motosikleti kullanan şahsın ise TALİ düzeyde kusurlu olduğunun belirlendiği, Söz konusu KTT ve bilirkişi raporlarının oluşa ve dosya kapsamına uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, ancak ilk derece mahkemesince olay günü kaza yapan aracı sanık ...'ın kullandığına yönelik kabulünün katılanların beyanları ve bu beyanları doğrular nitelikteki tanıkların beyanları dikkate alındığında usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla katılan ... Reşit vekili ve sanık ... müdafinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesinin sanık ... yönünden kurulan beraat hükmü ile sanık ... yönünden kurulan mahkumiyet hükmünün tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına,
Sanık ...'ın üzerine atılı taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği anlaşıldığından meydana gelen olaydaki kusur durumu , katılanların yaralanmalarının niteliği göz önüne alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle takdiren ve teşdiden 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 62. Maddesi uyarınca lehine takdiri indirim uygulanarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 50/1 a maddesi uyarınca hapis cezası adli para cezasına çevrilerek neticeten sanığın 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık ...'ın üzerine atılı Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına neden olma suçunundan açılan kamu davasında yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle..." gerekçeleri ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii ile katılan vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucu; 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi kararları kaldırılarak sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı, sanık ... hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından yapılan duruşmada;
Sanık ...'ın, "Ben daha önce vermiş olduğum savunmamı aynen tekrar ediyorum. eklemek istediğim bir husus yoktur. beraatime karar verilmesini talep ediyorum.",
Sanık ...'ın, "Ben daha önce vermiş olduğum savunmamı aynen tekrar ediyorum. Aracı ben kullanıyordum. eklemek istediğim bir husus yoktur. beraatime karar verilmesini talep ediyorum. Benim avukatım ...'dur. Ancak avukatımın yokluğunda da yargılamaya devam edilmesini talep ediyorum." şeklinde beyanda bulundukları görülmektedir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin oluş ve kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Sanıkların, kovuşturma evresinde, aynı müdafii tarafından savunulduğu anlaşılmakta ise de, aynı suçtan yargılanan sanıkların, birbirlerini suçlayıcı ya da çıkar çatışması sonucunu doğurucu farklı savunmalarda bulunmamaları, sanıklar müdafii tarafından da birisinin lehine, diğerinin aleyhine olacak biçimde savunmada zafiyete sebebiyet verilmemesi karşısında, aralarında menfaat çatışması olmadığı anlaşılan sanıkların aynı müdafiinin hukuki yardımından yararlanmalarının savunma hakkının sınırlanması niteliğinde olmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
A. Tebliğname Görüşü Yönünden;
Tebliğnamede; "...Sanıklar müdafinin 07/07/2022 tarihli süre tutum dilekçesinde sanık ... hakkında verilen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararına yönelik somut bir temyiz nedeni gösterilmediği, yine 13/07/2022 tarihli temyiz dilekçesinde ise, dilekçe başlığında sanık ...'ın ismine yer vererek metin kısmında sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkin nedenler ileri sürüldüğü buna mukabil zaten Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık ... hakkında beraat hükmü tesis edildiği, dilekçe içeriğinde beraat hükmüne yönelik temyiz nedeni göstermediği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 294. ve 295/1. maddeleri uyarınca her iki temyiz dilekçesinde sanıklar hakkındaki hükümlere yönelik temyiz sebepleri gösterilmediğinden, temyiz istemlerinin CMK’nın 298. maddesi gereğince..." gerekçeleri ile reddini öneren görüşe; sanıklar ..., ... müdafinin 07.07.2022 tarihli süre tutum dilekçesinde sanık ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteminde bulunduğu, ayrıntılı temyiz dilekçesinde de mahkûmiyet kararına yönelik temyiz sebeplerine yer verildiğinin anlaşılması karşısında, temyiz eden olarak bu dilekçede istinaf aşamasında hakkında beraat kararı verilen sanık ... ismine yer verilmiş olmasının, yazım hatası olarak sehven yazıldığı değerlendirilmiş olmakla iştirak edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Olay günü, saat 20:10 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ...19 plakalı kamyonet ile gece vakti, meskun mahalde bölünmüş iki şeritli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, aracının arka sol kısımlarına, istikametine göre sol tarafından olay mahalli kavşağına gelen katılan sürücü ... sevk ve idaresinde olan tescilsiz plakalı motosikletinin ön kısımlarıyla çarpması sonucu sürücü ...'in nitelikli şekilde, aynı araçta yolcu olarak bulunan ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda; oluş, dosya kapsamı, katılanların ifadeleri, tanık anlatımları, adli muayene raporları ile Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Bölge Adliye Mahkemesince dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, buna göre katılanların aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarında olay günü kazaya karışan gümüş renkli doblo marka aracı kapalı bir bayanın kullandığını beyan etmeleri, kazadan sonra hemen olay yerine giden tanıklar M.A. ve M.E.U.'nun gerek soruşturma aşamasında gerekse kovuşturma aşamasındaki beyanlarında, kaza yapan aracın sol kapısından yani sürücü kısmından başörtülü, üzerinde pardesü olan bayan şahsın indiğini, aracın içinde araçtan inen bayan şahıstan başka kimse olmadığını, kazadan on beş yirmi dakika sonra bayanın yakınlarının başka bir araçla olay yerine geldiklerini, sonradan gelen erkeklerden bir tanesinin aracı ben kullanıyordum dediğini beyan etmeleri karşısında, olay günü kazaya karışan ...19 plakalı aracı sanık ...'ın kullandığı anlaşılmış olup, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince sanık ...'ın atılı suçu işlenmediğinin sabit olması nedeni ile hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiş ve katılan vekilinin Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin sanık ... hakkında vermiş olduğu beraat kararının hatalı olduğuna ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sübuta ve Eksik İncelemeye İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Olay günü, saat 20:10 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ...19 plakalı kamyonet ile gece vakti, meskun mahalde bölünmüş iki şeritli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, aracının arka sol kısımlarına, istikametine göre sol tarafından olay mahalli kavşağına gelen katılan sürücü ... sevk ve idaresinde olan tescilsiz plakalı motosikletinin ön kısımlarıyla çarpması sonucu sürücü ...'in nitelikli şekilde, aynı araçta yolcu olarak bulunan ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda; oluş, dosya kapsamı, katılanların ifadeleri, tanık anlatımları, adli muayene raporları ile Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Bölge Adliye Mahkemesince dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Temel Cezanın Belirlenmesine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12 833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkralarında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi ve temel ceza belirlenirken kasıtlı suçlarda uygulanması mümkün olan 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar", (f) bendindeki "failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı" ve (g) bendindeki "failin güttüğü amaç ve saik" ölçütlerine dayanılmaması gerekir. Öte yandan, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçimindeki düzenleme uyarınca işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbirleri arasında orantı bulunması, böylece suç işlenmesiyle bozulan toplum düzeninde adaletin sağlanması için suç işleyen kimseye uygulanacak yaptırımın haklı ve ölçülü olması gerektiği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; asli kusurlu olarak biri nitelikli olmak üzere iki kişinin yaralanmasına neden olan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca temel cezanın 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinin, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin temel ceza miktarına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3.Takdiri İndirim Nedenlerinin Uygulanmasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
4.Paraya Çevirme Hükümlerinin Uygulanması Yönünden
5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesinin birinci fıkrasında, kısa süreli hapis cezasının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adlî para cezası seçenek yaptırımına ya da diğer seçenek tedbirlere çevrilebileceği düzenlenmiş, aynı maddenin dördüncü fıkrasında yer alan "Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile de taksirli suçlarda diğer koşulların da varlığı hâlinde hapis cezasının uzun süreli de olsa adli para cezasına çevrilebileceği kabul edilmiştir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2020 tarihli ve 2017/12 710 Esas, 2020/493 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesi, cezanın doğrudan doğruya sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören kişiselleştirme kurumudur. Kanun koyucu, cezaların kişiselleştirilmesi kapsamında hâkime 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinde yer alan şartlar çerçevesinde hükmolunan hapis cezasının adlî para cezası seçenek yaptırımına ya da diğer seçenek tedbirlere çevrilip çevrilmeyeceğini belirleme yetki ve görevini yüklemiştir. Hâkimin, hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasındaki adli para cezası seçenek yaptırımına ya da seçenek tedbirlerden birisine çevrilmesi ya da çevrilmemesi konusundaki dayandığı gerekçenin dosya içeriğine uygun, kanunî ve yeterli olması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... hakkında tayin edilen hapis cezasının, "Sanık hakkında verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezasının sosyal ve ekonomik durumu, kişiliği, yargılama sürecindeki pişmanlık ve suçun işlenme özellikleri dikkate alındığında" biçimindeki 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kıstasları kapsayacak biçimde kanunî ve yeterli gerekçelerle paraya çevrildiği, ayrıca ev hanımı olduğunu beyan eden sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının da "1 gün karşılığı takdiren 20,00 TL üzerinden" hesaplandığı da anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin buna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
5.Lehe Hükümler Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, bu kapsamda tayin edilen hapis cezasının paraya çevrildiği, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlere yönelik olarak da; "Sanık hakkında eylemi neticesinde meydana gelen zararın ağırlığı göz önüne alınarak ve sanık hakkında netice olarak adli para cezasına hükmedilmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 51 ve katılanların beyanlarında sanığın zararlarını gidermediğini belirtmiş olmaları nedeniyle 5271 Sayılı CMK'nın 231. maddesi hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Vekâlet Ücretine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
İlk derece mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak duruşma açılıp yeni bir hüküm tesis edilmesi karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... ... yararına ilk derece mahkemesinde hükmedilen vekalet ücreti ile birlikte ayrıca Bölge Adliye Mahkemelerinde görülen duruşmalı işler için öngörülen miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/1959 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C 6) bendinde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/872 Esas, 2022/1959 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği, sanık ... ile ilgili mahkumiyet hükmünün vekalet ücretine dair fıkrasına, "ayrıca katılan lehine karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan AAÜT'nin Bölge Adliye Mahkemesinde duruşma açılarak görülen davalar için öngörülen 2.550,00 TL'nin sanık ...'tan alınarak katılana verilmesi" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:17:41