Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5057
2023/4123
18 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/397 E., 2016/262 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bayramiç Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/397 Esas, 2016/262 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2020 tarihli, 2016/241088 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği;
1.Tayin edilen cezaya, temel cezanın 3 yıl 6 ay olarak belirlenmesi adalet, hak ve nasafet kuralları ile bağdaşmadığına, orantılılık ilkesine aykırı olarak asgari hadden fazlaca uzaklaşıldığına,
2.Zararın giderilmesi, dosyaya olumsuz bir tavrı yansımayan ve hakkında takdiri indirim nedenleri uygulanan sanık hakkında TCK 50.md gereği paraya çevirme hükümleri uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,İlişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği;
- Sanığın bahsi geçen diğer iki motosiklet ile yarış halinde olduğunun Mahkemece göz ardı edilerek hüküm kurulduğuna,
2.Sanık maktule kaskı temin etmediği gibi, taşıdığı yolcunun kasksız olmasına rağmen diğer otosikletlerle yarışa girmiş, ters şeritte süratlı bir biçimde ilerlediğine, dolayısıyla bilinçli taksirin unsurlarının varlığı sebebiyle cezanın yetersiz olduğuna,
3.Kararın bozulması talebine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Olay günü saat 20:45 sıralarında sanık ... ve arkadaşları ..., ... ve .... ile birlikte ... yolundaki Çandır mesire alanına kullandıkları motosikletler ile gittikleri, burada bir süre oyalandıktan sonra Bayramiç'e geri döndükleri, ...'in kullandığı 17 TS 650 plakalı motosikletin arksında ölen ...'ın bulunduğu, Kutluoba Köyü Çamlık mevkisinde, direksiyon hakimiyetini yitirerek karşı yönden gelen ve sürücülüğünü tanık S.K.'nın yaptığı 17 TD 372 plakalı aracı ile çarpıştığı, ...'ın yaralandığı, kaldırıldığı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesinde 07/07/2015 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
2.Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2015 tarihli adli muayene ve otopsi tutanağında, maktulün kesin ölüm nedeninin trafik kazası ile oluşması mümkün genel beden travmasına bağlı iç kanama ve beyin ödemi sonucu meydana gelmiş olduğunun bildirildiği görülmektedir.
-
İlçe Jandarma Komutanlığı trafik ekiplerinin düzenlemiş olduğu olay tarihli Ölümlü Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında, olay mahallinin meskun mahal dışında, gece vakti, iki yönlü iki şeritli asfalt kaplama köy yolunda meydana geldiği, kusur durumuna ilişkin olarak da, kazanın oluşumunda 17 TS 650 plakalı motosiklet sürücüsü sanık ...'in "şeride tecavüz etme" kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, diğer sürücünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
-
Yargılama aşamasında 19.02.2016 tarihinde yapılan keşfe dayalı düzenlenen 03.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda; "17 TS 650 Plakalı motosiklet sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak, başlıklı Madde 52 Sürücüler;
a Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken , dönemeçli yollardda ilerlerken, yaya geçitlerinde, hemzemin geçitlerine , tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarana azltmak Zorundadırlar dendiği.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama: Madde 56 Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadır.
a Şerit izleme:
1 Sürücülerin geçme , dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları YASAKTIR,
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun Karayollarında trafiğin akışı, Madde 46 Karayollarında trafik sağdan akar. Aksine binr işaret bulunmadıkça sürücüler:
a Araçlarını gidiş yönüne göre yolun sağından, çok reşitli yollarda ise yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmek,
b Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek, Madelerini ihlal ettiğinden ASLİ KUSURLU olduğu, 17 TD 372 otomobil sürücüsü Sinan Kaya'nın kusurunun bulunmadığı..." kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
5.Tanıklar G.Ö., G.B., S.K., Ş.K., M.G., K.Ö., T.Ç., K.B., C.S., E.İ., S.K., S.C., N.K., N.M.'nin anlatımları, sanığın alkolsüz olduğuna ilişkin laboratuvar sonucu, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, araştırma tutanağı, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokileri, olay yerine ait fotoğraflar ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
- Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul ettiği ve savunmasında özetle;
"...Kollukta verdiğim ifadem aynen geçerlidir. Çandır'dan dönerken benim kullandığım motosiklette Aslı arkamda oturuyordu. İkimizde de kask yoktu. Hızım 70 80 civarındaydı. Ben yolu biraz ortalamıştım. Virajda ... önüme çıktı. Kurtaramadım, çarpıştık..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
7.Ölenin babası katılan ...'ın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 27/01/2016 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği, duruşmada alınan ifadesinde de,
" Kızım 18 Mart Üniversitesinde öğrenciydi, kazanın olduğu gün kızım Orhangazi'ye gelecekti. Otobüsün kalkmasına birkaç saat kala arkadaşları motorla gezmek istemişler. Ben kazayı görmedim. Ben kazadan kızımın ölüm haberini alarak haberdar oldum. Kazadan hemen sonra sonra Bayramiç'te zaten şikayetçi olmuştum. Kızımın ölümüne sebep olan insanlardan şikayetçiyim, İddianamede adı geçen herkesten şikayetçiyim. Nursima Müftüoğlu, Sinan Kaya ve ...'in cezalandırılmalarını istiyorum.Şikayetçiyim, sanıkların cezalandırılmasını istiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu tespit edilmiştir.
- Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Tayin Edilen Ceza Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, tamamen kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması, oluş ve dosya kapsamına uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
- Paraya Çevirme Hükümlerinin Uygulanmaması Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlenmesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4 1163 Esas 2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu ve 232 nci maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre sanığa atılı 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen taksirle öldürme suçunda aynı Kanunun 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince süreye bakılmaksızın paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu, Mahkemece sanık hakkında "5237 sayılı TCK'nın 50/1 a bendinin anılan yasa ve maddenini 4 fıkrası uyarınca uygulanmasına yasal olanak bulunmadığına" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi mahkemenin kabulüne göre hukuka aykırı bulunmuş olup, sanık müdafiinin temyiz sebebi yerinde görülmüştür.
3.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12 833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendindeki "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de gösterilen diğer gerekçelere göre hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususun mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden;
1.Temel Ceza Miktarına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12 833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkralarında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi ve temel ceza belirlenirken kasıtlı suçlarda uygulanması mümkün olan 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar", (f) bendindeki "failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı" ve (g) bendindeki "failin güttüğü amaç ve saik" ölçütlerine dayanılmaması gerekir. Öte yandan, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçimindeki düzenleme uyarınca işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbirleri arasında orantı bulunması, böylece suç işlenmesiyle bozulan toplum düzeninde adaletin sağlanması için suç işleyen kimseye uygulanacak yaptırımın haklı ve ölçülü olması gerektiği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; tamamen kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel cezanın 3 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesinin, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun olduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin temel ceza miktarına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Suç Vasfına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Gerek öğreti gerek yerleşmiş yargısal kararlarda yer alan kabullere göre gerçekleşmesi muhakkak görünen neticenin sanık tarafından bilinmesi ve istenmesi hâlinde doğrudan kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kasıt, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği durumda bilinçli taksir, öngörülebilir neticenin özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle öngörülmediği hâllerde ise basit taksir söz konusu olacaktır.
Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılı olarak açıklanan somut olay bu çerçevede değerlendirildiğinde; sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olduğuna, yasal hız sınırının en az iki katı üzerinde bir süratle seyrettiğine ya da kusur durumuna ilişkin raporlarda belirtilen dışında bir kural ihlâli yaptığına ilişkin herhangi bir tespit olmadığı gibi neticeyi öngördüğüne ve meydana gelen sonucu kayıtsız kalarak kabullendiğine dair de tanıklar G.Ö. İle G.B.'nin yargılama aşamasındaki beyanları da dikkate alınarak dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmaması karşısında, bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı, sanığın eylemini basit taksirle gerçekleştirdiği anlaşıldığından, katılan vekilinin suç vasfına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A 2) paragrafında açıklanan nedenle, Bayramiç Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/397 Esas, 2016/262 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:17:41