Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3739

Karar No

2023/4033

Karar Tarihi

16 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/5064 E., 2023/580 K.

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu,davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 02.03.2023 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı vekili 18.01.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 esas sayılı askeri casusluk dosyasında yargılandığını, yapılan yargılama sonucunda 26.02.2016 tarihinde beraat ettiğini, beraat kararının Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.10.2016 tarihli, 2016/6202 esas, 2016/5088 karar sayılı ilamı ile kesinleştiğini bu davanın bir kumpas olduğunu, müvekkilinin bu dosya kapsamında 09.05.2012 tarihinde gözaltına alındığını, 04.07.2014 tarihine kadar tutuklu kaldığını, bu süreçte kendisinin ve ailesinin büyük manevi kayıplarının olduğunu, sanık hakkındaki iddiaların aşağılayıcı, şerefe dokunan, üzüntü elem ve keder veren şeyler olduğunu, müvekkilinin tutuklu kaldığı tarihte iş çevresinde ve sosyal camiada çok tanınan bir iş adamı olduğunu, ayda yaklaşık 100.000 TL kazandığını, vergilerini ödediğini, bu nedenlerle müvekkilinin tutuklu kalması nedeniyle fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla 10.000.000 TL manevi tazminat, 3.450.000 TL maddi tazminatın haksız gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 13.12.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacının talep ettiği miktarlar gözönüne alındığında davacının kazanç sağlama niyetinde olduğunu, maddi tazminat taleplerinin belgelendirilmediğini, manevi tazminat talebinin kabulü halinde dahi zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini belirterek bu nedenlerle davanın reddine ve lehine vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmesini, talep etmiştir.

3.İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2018 tarihli ve 2017/22 Esas, 2018/413 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 70.178,43 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın 09.04.2014 tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

4.İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/4467 Esas, 2019/979 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik davalı vekili ve davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, davacı vekilinin gözaltı tarihinden faiz talep etmesine rağmen 09.04.2014 tarihinden faize hükmedilmemesi gerektiği ve manevi tazminatın ise eksik olduğundan 45.000,00 TL olması gerektiğinden bahisle bu kısımların değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/4467 Esas, 2019/979 Karar kararının davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarihli ve 2021/6714 Esas, 2022/6840 Karar sayılı kararı ile özetle; hüküm tarihinden sonra ve temyiz incelemesi sırasında davacının öldüğü anlaşıldığından yasal mirasçılarının davadan haberdar edilmesi gerektiği, kabul ve uygulamaya göre de davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

6.İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2022/5064 Esas, 2023/580 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 70.178,43 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2023 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Davalı vekilinin temyiz istemi;

Davanın reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir.

B.Davacı vekilinin temyiz istemi;

Müvekkilinin İzmir Askeri Casusluk dosyasında örgüt lideri olarak yargılandığını, uzun süre tutuklu olarak yargılandığını, yazılı ve görsel basında haksız yere yer aldığını, davanın ve tutuklamanın etkisi ile müvekkili müteveffanın zamansız vefat ettiğini, bu nedenle maddi ve manevi tazminat miktarının eksik olduğunu belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

Bölge Adliye Mahkemesince; davacının İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas – 2016/37 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak ve devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme suçlarından 09.05.2012 – 04.07.2014 arasında 786 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği belirlenerek ve bozma ilamına da uyularak davacı lehine 70.178,43 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas – 2016/37 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak ve devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme suçlarından 09.05.2012 – 04.07.2014 arasında 786 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

Tazminat talebinin esasını oluşturan İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas – 2016/37 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek için kurulan örgüte üye olmak ve devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme suçundan gözaltında ve tutuklu kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi gereğince tazminata hak kazandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde, hükmedilen manevi tazminat miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve davacı lehine hesaplanan maddi tazminat miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.02.2023 tarihli ve 2022/5064 Esas, 2023/580 Karar sayılı kararında davacılar vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkararhukukîtemyizisteminintevdiinesüreçv.reddionanmasınagerekçesebeplerikonusuesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:18:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim