Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4026

Karar No

2023/4021

Karar Tarihi

16 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/4603 E., 2023/259 K.

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı vekili 01.09.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; deniz kurmay albay olan müvekkilinin Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 30.09.2012 tarihinde tutuklandığını, 19.06.2014 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, müvekkilinin tutuklandığı sırada emekli edildiğini, haksız tutuklama nedeniyle 1.369.819,19 TL maddi, 1.500.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 07.10.2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığından reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fazla olduğunu, davacı hakkında mükerrer dosya bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davacı vekilinin dava açma izninin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, öne sürmüştür.

3.İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2017 tarihli ve 2015/424 Esas, 2017/130 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 15.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.09.2017 tarihli ve 2017/2562 Esas, 2017/2612 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 15.000,00 TL olan tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin makbuz tarihinden, davacının emeklilik kazanç zararı olan 4.624,8 TL'nin emeklilik tarihinden verilmesi gerektiği, manevi tazminatın ise 77.000,00 TL olması gerektiğinden bahisle bu kısımların değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.09.2017 tarihli ve 2017/2562 Esas, 2017/2612 Karar sayılı kararının davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.09.2022 tarihli ve 2021/4065 Esas, 2022/5769 Karar sayılı kararı ile; tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi zarar olarak verilmemesi gerektiğini, manevi tazminatın ise eksik olduğu, ve hükmedilen manevi tazminata tutuklama tarihinden faiz uygulanması gerektiğinden bahisle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

6.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2022/4603 Esas, 2023/259 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile 4.624,8 TL maddi, 350.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.05.2023 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Davacı vekilinin temyiz istemi;

Hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, hükmedilen vekalet ücretinin eksik olduğuna, ilişkindir.

B. Davalı vekilinin temyiz istemi;

Davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince; davacının İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 30.09.2012 – 19.06.2014 tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, davacı lehine bozma ilamına da uyularak 4.624,8 TL maddi, 350.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 30.09.2012 – 19.06.2014 tarihleri arasında 627 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

  1. Hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;

Maddi tazminatın, davacının emekli olduğu tarih ile tahliye olduğu tarih arasındaki döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “4.624,8’’ TL tayin edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

2.Hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;

Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunduğundan manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

3.Hükmedilen vekalet ücretinin eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;

5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin 9 uncu bendi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu göre davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

B.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

1.Hükmedilen maddi tazminat yönünden;

Maddi tazminatın, davacının emekli olduğu tarih ile tahliye olduğu tarih arasındaki döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan “4.624,8’’ TL tayin edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamış ancak bu miktara davacının emeklilik tarihi olan 07.01.2014 tarihinden faizi ile verilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

2.Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;

Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da üzerinde olacak şekilde fazla manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş bu nedenle tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (B 1 ve B 2) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2022/4603 Esas, 2023/259 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztevdiinesüreçv.gerekçesebepleribozulmasınakonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:18:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim