Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6634
2023/4001
16 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1369 E., 2019/778 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Davacı vekili 14.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin FETÖ Terör Örgütü Üyesi suçu isnadıyla 14.04.2017 06.07.2017 tarihleri arasında yaklaşık 2 ay tutuklu olarak kaldığını, yapılan yargılama ile beraat ettiğini, müvekkilinin İngilizce öğretmenliği bölümü mezunu olduğunu, KPSS sınavlarında başarılı olan davacının atanmayı beklediği sırada bir türlü atanmamış olması ve daha sonra başvurduğu sözleşmeli öğretmenlik başvurusunun mülakatına tutuklanması nedeni ile giremediği için hak kaybına uğradığını belirterek; haksız tutuklama nedeniyle, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla 100.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.
2.Davalı vekili 20.07.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay içerisinde tazminat isteminde bulunulabileceği, davada istenen tazminat miktarının belgelerle teyit edilmediği, maddi tazminat miktarının çok yüksek olduğu, soruşturmanın güvenli olarak yürütülebilmesi için usul ve yasaya uygun zorunlu tedbirler alındığı, davacının iş başvurusunun olumsuz sonuçlanması nedeniyle olası gelir kaybının bu davada ileri sürülebilecek taleplerden olmadığı, yine davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının, davacının haksız zenginleşmesine yol açacak miktarda olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3.Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2018/307 Esas 2019/77 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2019/1369 Esas 2019/778 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; İngilizce öğretmeni olan davacının haksız tutuklamaya konu olan olay gerçekleştiğinde Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenlik adayları için açtığı sözlü mülakata girmeye hak kazandığını, ancak mülakat tarihinde tutuklu olduğundan, sınavına giremediğini, böylelikle öğretmen olamadığı için muhtemel maddi zararının da maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin talepleri incelendiğinde; her ne kadar davacı vekilince, müvekkili bulunduğu davacı ...'ün haksız tutuklanması nedeniyle İngilizce Öğretmenliği başvurusunun kabul edilmediği belirtilerek bu dönemdeki maddi kayıplarının da giderilebilecek şekilde 100.000 TL maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, CMK'nın 141 maddesi uyarınca davacının iş başvurularının olumsuz sonuçlanması nedeniyle olası gelir kaybının tazminat davasına yasal olarak konu edilmesi mümkün olmadığından, davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, teknik bilirkişi tarafından hesaplanan 2.574 TL net ücret kaybının haksız tutuklama tarihi olan 14.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Maliye Hazinesinden alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin talepleri incelendiğinde; davacının Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava dosyası kapsamında Bylock kullandığı iddiası ile 14.04.2017 tarihinde tutuklandığı, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık ve HSK Muhabere Bürosunun 28.12.2017 tarih ve 2017/5993 sayılı yazısı ile sanığın bilgi ve iradesi dışında Bylock sunucularına yönlendirildiği belirtilerek sanık tarafından kullanılan hattın Bylock listesinden çıkarıldığının bildirilmesi, yine Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğüne ait 28.12.2017 tarihli güncel Bylock kaydı sorgu yazısında, sanığın Bylock kaydının bulunmadığının belirtilmesi karşısında, sanığın Bylock programını kullanmadığının anlaşıldığından bahisle beraatine karar verildiği tartışmasız olup, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, göz altında kalmasına neden olan olayın cereyan tarzı, sebepsiz zenginleşme yasağı ve hak ve nesafet kuralları gereğince davanın kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 14.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Maliye Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı lehine fazla manevi tazminata hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde manevi tazminat miktarı olarak yazılı "20.000 TL" ibaresinin çıkartılması ve yerine "10.000 TL" ibaresinin yazılması, buna bağlı olarak hükmün 3. bendindeki vekalet ücreti olarak yazılı "2.708 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "1.508,88 TL" yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/208 Esas 2018/68 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 14.04.2017 07.06.2017 tarihleri arasında 1 ay 23 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 05.03.2018 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Davacı vekilince; İngilizce öğretmeni olan davacının haksız tutuklamaya konu olan olay gerçekleştiğinde Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenlik adayları için açtığı sözlü mülakata girmeye hak kazandığını, ancak mülakat tarihinde tutuklu olduğundan sınavına giremediğini, böylelikle öğretmen olamadığı için muhtemel zararının da maddi tazminat olarak kabulü gerektiğine yönelik isteminin ilk derece mahkemesince CMK'nın 141 maddesi uyarınca olası gelir kaybının tazminat davasına yasal olarak konu edilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş olup, davacının tutuklu kaldığı süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak “2.480,51” TL’nin maddi tazminat olarak ödenmesi gerekirken hatalı hesaplama ile bu miktarın üstünde kalacak şekilde ‘’2.574’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 tarihli ve 2019/1369 Esas 2019/778 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:18:58