Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6497
2023/3984
16 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/376 E., 2019/453 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı 18.06.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında gözaltı ve tutuklama işlemi yapılarak Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/58 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, bu dosyada 367 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 29.03.2018 tarihinde beraatine karar verildiği, bu nedenle tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği süreler, adli kontrol ve el koyma tedbirleri nedeniyle 44.000,00 TL ve 7.000,00 USD maddi, 500,000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 29.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, ileride doğabilecek sair hak, beyan ve delillerinin saklı tutulmasını, yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
-
Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2018 tarihli ve 2018/216 Esas, 2018/362 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2019/376 Esas, 2019/453 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.09.2021 tarihli, davacının temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz sebepleri
Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediği iddiasıyla 17/07/2016 tarihinde gözaltına alınıp 21/07/2016 tarihinde Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandığı, HSYK Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih, 2016/426 kararı ile meslekten ihraç edildiği, davacı hakkında Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı, tensiben 18/07/2017 tarihinde tahliye edildiği, Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda hakkında beraat kararı verildiği, kararın 06/04/2018 tarihinde kesinleştiği; dolayısıyla tutuklama işleminin haksız sayılması gerektiği, yapılan UYAP sistemi sorgulamasında davacının bu dosyada yer alan tutuklulukta geçirdiği süreler sebebiyle daha önce tazminat aldığını gösterir bir karar veya bilgi de olmadığı belirtilmiştir.
Davacının gözaltına alındığı 17/07/2016 tarihinde savcı olarak görev yaptığı, 24/08/2016 mesleğinden ihraç edildiği, davacının, tutuklama tarihi ile mesleğinden ihraç olduğu tarih arasında alması gereken maaşını eksiksiz olarak aldığından davacının maddi zararının tayini noktasında ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki 328 gün üzerinden hesaplama yapıldığı belirtilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/12 123 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararı doğrultusunda tutukluluk ve gözaltı tarihlerinde herhangi bir işte çalışmayan kişilere verilecek maddi tazminat miktarının hesaplanmasında gözaltında ve tutuklulukta kaldıkları dönemdeki net asgari ücret göz önünde bulundurulacağından, davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle uğradığı maddi zararı net asgari ücret üzerinden hesaplanmak üzere dosya hesap bilirkişisine tevdi edilerek alınan bilirkişi raporunda toplam 14.907,93 TL net ücretten mahrum kaldığı; ancak davacının tutuklu iken alması gereken maaş tutarı ile aldığı tutar nazara alındığında 980,97 TL fazla maaş aldığı tespit edildiğinden hesaplanan 14.907,93 TL'den fazla aldığı 980,97 TL mahsup edilerek davacının maddi zararının 13.926,96 TL olduğu anlaşılmakla davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde haksız tutuklama nedeniyle uğradığı maddi zararının vekalet ücretinin tazmini bakımından da giderilmesini talep ettiği, Yargıtay 12. CD 2017/8662 E. 2018/1028 K. sayılı kararının '29/05/1957 tarih ve 4 16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, ait olduğu davada hüküm altına alınması gereken vekalet ücreti, yargılama giderleri kapsamında olup bu hak asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağından ceza davasında ödenmeyen vekalet ücretinin, maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği ancak, beraat kararı ile birlikte ödenen veya ödenmesi gereken miktardan daha fazla vekalet ücreti ödenmesi halinde, fazlaya ilişkin bu bedelin davacıya maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiği, böyle bir durumda da avukata ödenen paranın serbest meslek makbuzu veya geçerli bir belge ile ispatlanıp, ödemenin hüküm tarihinden önce yapılması gerektiği...' şeklinde olduğu, buna göre dosya kapsamı incelendiğinde dosyada bulunan avukatlık ücret sözleşmesi, hüküm tarihinden önceki tarihli tahsilat makbuzları nazara alındığında davacının hüküm tarihinden önce vekiline 10.000,00 TL ve 7.000 $ ödediği anlaşılmakla maddi zararın tespitinde vekalet ücreti hesaplamaya dahil edilerek (13.926,96 TL + 10.000 TL + 7.000 x 3.5296(ödemenin yapıldığı tarihteki Merkez Bankası döviz kuruna göre) yapılan hesaplamada 34707,20 TL maddi zararı olduğu anlaşılmakla toplam maddi zararın 48.634,16 TL olarak hesaplanarak davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 19. Ceza Dairesi'nin 03/05/2017 tarih, 2017/303 Esas, 2017/1564 Karar sayılı kararında da atıf yapılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin 2003/359 Esas, 2003/156 karar sayılı; Yargıtay 9. Ceza Daire'sinin 2003/429 Esas, 2003/804 karar sayılı; Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/1099 Esas ve 2014/1026 karar sayılı; 2012/32397 Esas, 2013/2035 karar sayılı;15/06/2016 tarih, 2015/11488 esas, 2016/9770 karar sayılı; 2013/3829 esas, 2013/9174 karar sayılı ilamları da nazara alındığında; tutuklu kalınan dönem için cezaevi harcamaları, ziyaret masrafları, avukatın yol harcamaları ve benzeri giderlerin gerçek maddi zarar kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ;el konulan şahsi silahının iade edilmemesi nedeniyle maddi zararının mevcut olduğundan bahisle talepte bulunulmuş ise de el koyma işlemi neticesinde silahın müsaderesine karar verilmemiş olup davacıya iadesine her zaman karar verilmesi mümkün olduğu kanaatine varılmakla davacının maddi tazminat taleplerinin bu yönüyle reddine karar verilmiştir.
Davacının üzerine atılan suçun niteliği, tutuklulukta geçirdiği süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun 36.700,00 TL manevi tazminata, belirlenen tazminat miktarlarına haksız işlem tarihi olan 17/07/2016 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, yasa gereğince yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına; CMK'nın 141. maddesi gereğince koruma tedbirleri nedeniyle talep olunan manevi tazminat taleplerinde davalı hazine lehine ücreti vekalete ancak taleplerin tamamının reddine karar verilmesi halinde hükmedilebileceği, bu durumun Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/03/2007 gün ve 2007/63 esas ve 2007/8 2 karar sayılı ilamında da belirtildiği, iş bu somut dava dosyasında tazminat taleplerinin kısmen kabulune karar verildiği, dolayısıyla hazine vekili için reddolunan miktarlar üzerinden ücreti vekalete hükmedilmesine yasal imkan bulunmadığı gözetilerek hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarının temyiz incelemeleri sırasında temyiz kesinlik sınırlarının davacı açısından ise reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden hesap edilmesi nedeniyle, hükmedilen maddi tazminat miktarının davacı açısından kesin olduğu gerekçesi ile yapılan kesinleştirme işleminin yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/58 Esas, 2018/206 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.07.2016 18.07.2017 tarihleri arasında 366 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 29.03.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.04.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının ihraç sebebiyle uğradığı zararın idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hüküm tarihi itibariyle hukuka aykırılık bulunmasa da Dairemizce UYAP üzerinden yapılan araştırmada Danıştay 5. Dairenin 09.03.2022 tarih, 2017/610 Esas, 2022/881 Karar numaralı dosyasında '' Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun 29/11/2016 tarih ve 2016/434 sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının İPTALİNE, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine,'' karar verildiği görülmekle davacının geçmişe yönelik maddi zararlarının tazminine yönelik karar verildiği anlaşılmakla bu husus temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere, vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesi gerekirken kısmen kabul edilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacının Temyiz İstemi Yönünden;
Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından davacının hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz nedeni reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2019/376 Esas, 2019/453 Karar sayılı kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ünye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:19:42