Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/1489

Karar No

2023/3945

Karar Tarihi

12 Ekim 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/134 E., 2015/384 K.

SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Tosya Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2014/134 Esas, 2015/384 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis, 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.06.2020 tarihli ve 2016/29720 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ...'nın temyiz isteği;

1 Eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,

2 Mahkemece iddianameye konu eşyaların 2863 sayılı Kanuna aykırılık teşkil eden eserler olup olmadığı hususunda tespit yapılması için ara karar kurmasına rağmen bu karardan vazgeçip müze müdürlüğünce hazırlanan rapor ess alınıp hüküm kurulması ile savunma hakkının kısıtlandığına,

3 Son savunmasının alınmadan hüküm kurulması ile savunma hakkının kısıtlandığına,

4 Tanık dinlenmesi gerektiğine,

5 Eşyaları evinde bulundurmak dışında alım satım yaptığına dair delil olmadığına,

6 Lehe kanun maddelerinin uygulanmadığına,

7 Eşyaların müsaderesine veya iadesine ilişkin herhangi bir hüküm kurulmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;

"Tüm dosya kapmı birlikte değerlendirildiğinde; Sanığın, suç tarihinde, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün sanığın elinde tarihi eser bulundurduğuna ilişkin 18.01.2014 günlü raporu ile 20.01.2014 günlü talebi doğrultusunda Tosya Sulh Ceza Mahkemesi'nin 20/01/2014 gün ve 2014/3 D. İş sayılı arama ve el koyma kararı ile sanığın .... Mahallesi, ... Sokak No. 10/5 ... adresinde yapılan arama sonucunda sanığın ikametinde 85 adet taşınır kültür varlığı ile 6 adet kültür varlığı niteliği bulunmayan ancak kültür varlığı dolandırıcılığında kullanılabilecek nitelikte olan taşınır eşya ele geçirildiği, ele geçirilen varlıkların 21.01.2014 günlü tutanakla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Müze Müdürlüğü personeline teslim edildiği, Müze Müdürlüğü uzmanlarınca düzenlenen 22.01.2014 günlü ekspertiz raporunda "sanıktan ele geçirilen 97 adet eserin 85 adedinin kültür varlığı niteliği bulunduğunun, 6 adedinin 2863 sayılı Kanun kapsamı dışında olduğunun, 6 adedinin ise 2863 sayılı Kanun kapsamı dışında olsa da yanıltıcı özellikler taşımasından dolayı kültür varlığı dolandırıcılığında kullanılabilecek nitelikte olduğunun" belirtildiği, anlaşılmıştır. Her ne kadar olay yerinde keşif yapılmasına karar verilmişse de hazırlık aşamasında alınan ekspertiz raporunda davaya konu materyallerin kültür varlığı olduğu hususunda ayrıntılı rapor alındığı ve dosya muhteviyatına göre bunun yeterli olduğu anlaşıldığından keşif yapılmasından sarfı nazar edilmesine karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılmış olmakla;

Sanık ...'ya yönelik eylemine uyan 23.1.2008 tarih 5728 sayılı Kanun'un 410 uncu maddesi ile değişik 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince suçun işleniş şekli, suç konusunun değer ve önemi ile sanığın kast ve saiki göz önüne alınarak takdiren ceza tayini yoluna gidilmiş, Sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, pişmanlık göstermemesi göz önüne alınarak Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, Sanık hakkında kanuni ve takdiri başka arttırım ve indirim maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, Sanığa verilen hapis cezasından dolayı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının c bendinde belirtilen kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri hariç olmak üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının a,b,d,e bentlerinde belirlenen diğer haklar yönünden ise verilen hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanmaktan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrsı gereğince sanığın yoksun bırakılmasına, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması” şartıyla, sanığın dosyaya yansıyan kişiliğine, geçmişteki haline ve sabıka kaydı içeriğine göre, Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen “Sanığın kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemece kanaate varılması” şartının gerçekleşmediği ve mahkememizce bu yönde olumlu bir kanaate varılmadığı, sanık daha önceden hükmün açıklanmasının ger bırakılması kararları verildiği dikkate alınarak, Mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında ve devamı maddelerinin tatbikine yer olmadığına, Sanığın dosya üzerinden ve yargılama aşamalarında gözlemlenen kişilik hali, sosyal ve ekonomik durumuna ilişkin toplanan bilgi ve belgelere nazaran sanığın sosyal, ailevi ve ekonomik durumu, bu cümleden olmak üzere sahip bulunduğu parasal ödeme gücü, suçun işlenişindeki özellik ve nitelikler ile özellikle sanığın yaşı ve yaşadığı sosyal çevrenin özellikleri nazara alınarak hakkında verilen hapis cezası hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50 inci maddesi gereğince kısa süreli olmayan hapis cezasına seçenek yaptırımların uygulanmasına takdiren yer olmadığına; Sanığa verilen hapis cezasının sanığın sabıkalı geçmişi göz önüne alınarak cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemekten çekineceğine ilişkin mahkememizce olumlu kanaat oluşmaması ve sanığın mükerrir oluşu nazara alınarak sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, Sanığın sabıkasına konu Tosya Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/35 Esas 2008/69 Karar sayılı ve 14/2/2012 tarihinde kesinleşen ve 2/12/2013 tarihinde infaz edilen “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan hapisten çevrilme 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı, anlaşıldığından, sanığın Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimlerine göre çektirilmesine ve sanığın ürk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesinin adil olacağı, hak ve nesafet kuralları ile usul ve yasalara uygun düşeceği vicdani kanaatine varılmıştır."

B. Sanık savunmasında;" Ben 43 45 senedir eski eserleri toplamak suretiyle koleksiyon işi ile uğraşırım, amacım hobi olarak bunları biriktirmekti, bu eserlerin içerisinde maddi değeri olmasa da bin yıllık geçmişi olan tarihi vasıfta metaryallerde bulunmaktadır. Şuanda burda görev yapmayan İbrahim Metin isimli polise bana baskı yaptığından dolayı para vermek zorunda kaldım. hatta bir keresinde Fatih isimli savcının düğünü var diye o zamanki para ile 500,00 TL almıştı. Kendisinin istihbarat elemanı olarak kullandığı çocuklara yolumu kestirdiği olmuştu, hatta ben o istihbarat elamanlarına tarihi eser de verdim, sırf yakamdan düşsünler istedim. Para veya maddi değerde bir karşılık vermeyince çocuklarımın üzerinde baskı kurdular, onları rahatsızlık verdiler. Bir keresinde duran arabada çocuğum varken ehliyetsiz ... kullanmaktan ceza kestirdi, ben niye böyle yapıyorsunuz dediğimde beni içeri aldırttı, rahatsızlık verdirdi, hatta bir keresinde 13 yaşındaki çocuğumu coplattırmıştı. Ekspertiz raporunda 97 adet eserin 85 adeti kültür varlığı özelliği bulunduğu söylense de ben bunu bulundurmanın suç olduğunu bilmiyordum. 4 sene önce zamanın kaymakamı Arslan Bey bu eserlerimi müze halinde halkın istifadesine sunmam için teşvikte bulundu, Boynerlerin bulunduğu binayı da müze yapacaktık, ancak kısmet olmadı. Çünkü güvenlik işleri çok masraflı olacaktı, ben kullandığım eserler için Kültür Müdürlüğüne gerekli ruhsat işlemlerini almak için başvurmak üzere belgelerimi tanzim etmiştim. Tam başvuracakken evime baskın yapıldı. Benim sabıkamdaki hükümlerin çoğu İbrahim Metin adlı polis vesilesiyle meydana gelmiştir. Keşfe karar verilmesini talep ediyorum, Tosya halkının yüzde yetmişi evime gelip bu eserleri ziyaret etmiştir. Benim art niyetim olsa gizli kapaklı yapardım, niyetim kötü olmadığından aleni olarak bu hobimden herkese bahsettim, Mahkemece olumlu kanaat açısından darphane üyesi olduğumu belirtmek isterim dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE

Emniyet güçlerince tarihi eser kaçakçılarına yönelik yapılan çalışmalar neticesinde sanığın elinde tarihi eser bulundurduğu yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine alınan arama kararına istinaden sanığın ... ilçesi, ... Mahalllesi, ... Sokak No:10 6 sayılı adreste bulunan evinde arama yapıldığı, arama neticesinde sanığın evinden vitrinin içerisinden tarihi değeri olabileceği değerlendirilen eşyalar bulunduğu, Müze Müdürlüğü uzmanlarınca düzenlenen 22.01.2014 günlü ekspertiz raporunda ele geçirilen 97 adet eserin 85 adedinin kültür varlığı niteliği bulunduğunun, 6 adedinin 2863 sayılı Kanun kapsamı dışında olduğunun, 6 adedinin ise 2863 sayılı Kanun kapsamı dışında olsa da yanıltıcı özellikler taşımasından dolayı kültür varlığı dolandırıcılığında kullanılabilecek nitelikte olduğunun belirtilmesi üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla;

1.Dava konusu eserler üzerinde, üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgisi, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, dosyanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğünde görevli uzmanlar tarafından hazırlanan rapor hükme esas alınmak suretiyle hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Sanığın savunmasında, uzun yıllardır eski eserleri toplamak suretiyle koleksiyonculuk yaptığını, amacının hobi olarak bu eserleri biriktirmek olduğunu, kesinlikle ticaretini yapmadığını, malzemeleri Ankara ilinde seyyar satıcıdan aldığını beyan ettiği, sanığın savunmasının aksine bu eserlerin ticaretini yaptığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, bu hali ile sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinde hükme bağlanan “kültür varlıklarını bulundurma” suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, hatalı nitelendirme ile aynı Kanunun 67 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

3.2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında müzelik değer taşıyan, tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlıklarının ve bilirkişi raporu ile taklit eser olup yanıltıcı özellikleri nedeniyle müzede alıkonulması gerektiği belirtilen eserlerin yanıltıcı özellikleri nedeniyle aynı Kanunun 75. maddesi uyarınca Müze Müdürlüğüne teslimine karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde (1 2 3) bentlerde açıklanan nedenlerle Tosya Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2014/134 Esas, 2015/384 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kanunakarar2863temyizhukukîtevdiinev.süreçolgulargerekçesebepleriaykırılıksayılıbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:20:24

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim