Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4991
2023/3935
12 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/220 E., 2015/867 K.
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarih, 2015/220 Esas, 2015/867 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2 c maddesi uyarınca BERAAT kararı verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.09.2020 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri;
Sanığın kusurlu olduğuna; Nitekim Ticaret Mahkemesinde açılan tazminat davasında, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, sanığın yüzde 15 kusurlu olduğuna, İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. ..., ... ve Doç. Dr. ... tarafından düzenlenen raporda da olay nedeniyle maktulün yüzde 85 kusurlu olduğu, sanığın ise yüzde 15 kusurlu olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1."...Ölenin, yayaların girmemesi gereken yerde nereden gelerek yola girdiği, yolun 4 şerit gidiş, 4 şerit gelişli olduğu, orta refüjün bölünmüş olduğu, tek yol konumunda olduğu, yolun hafif virajlı eğimsiz, asfalt kaplamasının 14,5 metre genişliğinde olduğu, yolda yol şerit çizgisinin yaya kaldırımının, aydınlatmanın, yön levhalarının yayaların geçişini engellemek için yolun sağında demir bariyer ve orta refüj üzerinde de 1.40 metre yüksekliğinde yayaların geçişini engellemek için demir çitin bulunduğu, şehir içi bir yol olduğu, karşıdan karşıya geçmek isteyen yayalar için kazanın meydana geldiği Konak köprüsünün altındaki yolda veya 500 metre gerideki Bayraklı üstgeçidini kullanmaları gerektiği halde yolun genişliği, şeritlerin dört tane olması, çevreden yayaların girmesini engelleyen engeller dikkate alındığında fiilen İzmir Çanakkale Çevreyolu olarak kullanıldığı ve arabaların tamamına yakınının 4 veya 5.viteste seyir ettiği, süratinin de ortalama 80 90 km hız olduğu, bu trafik akışında yola yaya olarak çıkmak için özel gayret gerektiği (çitleri, engelleri aşarak) buna rağmen yola çıkan bir kişinin aslında intihara eş değer bir davranışta bulunduğu, her ne kadar en son bilirkişi heyetinde sanığın söz konusu yolun yerleşim yeri içi olması nedeniyle aşırı süratli olduğu belirtilmiş ise de yukarıda belirtilen özellikler dikkate alındığında 70 km ile giden herhangi bir sürücünün mevcut trafiğin akışını engelleme hatta tıkama ihtimalinin yüksek olduğu, dolayısıyla söz konusu yola çıkmanın intihara eş değer olması, daha az süratle gitmenin trafiği yavaşlatma hatta tehlikeye düşürmesi kaçınılmaz olduğundan (olay tarihi ve saati itibariyle 17:30 olması itibariyle mesai çıkışı olduğu ve İzmir'in trafiği de göz önünde bulundurulduğunda) olaydan kısa bir süre sonra trafik bilirkişi raporu ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 19/03/2014 tarihli raporunda sanığın olay nedeniyle kusurunun bulunmadığı, ölen ...'nın asli kusurlu olduğu belirtildiğinden ve raporlar akla, mantığa ve hayatın olağan akışına uygun olduğundan, bunun dışında düzenlenen bilirkişi raporları önceki raporlar karşısında akla, mantığa ve hayatın olağan akışına uygun bulunmadığından sonuç itibariyle sanığın suçunun bulunmadığı anlaşıldığından atılı suçtan CMK 223/2 c maddesi uyarınca beraatine karar verilerek yapılıp bitirilen yargılama sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklindedir.
2.Kaza tespit tutanağında, sanığın idaresindeki otomobil ile olay tarihinde saat 17:30 sıralarında, hız limitinin 70 km/s olduğu meskun mahalde, tek yönlü ve dört şeritli yolun sol şeridinde seyir halinde iken, hangi yönden geldiği belli olamayan yayaya sol şeritte çarptığı, orta refüj üzerinde yayaların geçişini engelleyen demir çitin bulunduğu, ölen yayanın asli kusurlu, sanığın ise 2918 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, hız kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu yönünde görüş vermiştir.
3.Soruşturma aşamasında trafik uzmanı bilirkişiden alınan 06.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda, orta refüj üzerindeki 1.40 cm yüksekliğindeki yayaların geçişini engelleyen demir çitin bulunduğu, ölen yayanın hangi yönden geldiğinin bilinmediği, çarpma ile birlikte yayanın orta refüj bariyerinin üzerinden fırlayarak karşı yol bölümüne düştüğü, çarpma noktasının 500 metre gerisindeki yaya üst geçidinin bulunduğu, akan ve yoğun trafiğe rağmen kontrolsüzce yola giren yayanın asli ve tam kusurlu olduğu, sanığın kusursuz olduğu yönünde görüş vermiştir.
4.İstanbul Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 19.03.2014 tarihli kusur raporuna göre, sanığın çok şeritli bölünmüş yolun en sol şeridinde seyrettiği, kontrolsüz şekilde şeridine giren yayaya karşı alacağı tedbir bulunmadığından kusursuz olduğu yönünde görüş vermiştir.
5.İstanbul Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyelerinden alınan 20.10.2015 tarihli rapora göre, ölen yayanın % 85 oranında kusurlu, sanık sürücünün ise mahal hız sınırları üstünde seyretmesi nedeni ile % 15 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş verilmiştir.
6.Sanık savunmasında özetle "...ben herbir istikameti 3 şeritli olan Altınyol tabir edilen yoldan Karşıyaka istikametine doğru en sol şeritte 70 km hızla gidiyordum, saat 17:40'tı, güneş batmıştı, hava kararmak üzereydi, bazı lambalar yanıyordu ancak lambalarda yeterli aydınlatmayı sağlamıyordu, ben yaklaşık 2 otomobil önümde bir karartı hissettim, karartıdan kurtarmak için bir hamle yapmama rağmen bunu kurtaramadım ve çarpma meydana geldi, benim tarafımdan bir çarpma oluştu, ben çarpma anında bir çarpma olduğunu farkettim, bir insana çarptığımı dahi o anda tespit edebilmiş değilim, ben bu şekilde devam ettim, ben bir şahsa çarptığımı da anlamadım ancak çarpma nedeniyle camın sol tarafında çatlak meydana gelmişti, ilk çarpma anında köpek gibi bir hayvana çarpmış olabileceğimi düşündüm, bu nedenle orada durmadım, eve geldim eşime bunu söyledim, polise bildirip bildirmek gerekmediğini sordum, bu arada polis geldi, ben yaya bir insana çarptığımı baştan farketmiş değilim..." dedi
IV. GEREKÇE
Olay tarihinde, sanığın idaresindeki otomobil ile olay tarihinde saat 17:30 sıralarında, hız limitinin 70 km/s olduğu meskun mahalde, tek yönlü ve dört şeritli yolun sol şeridinde seyir halinde iken, hangi yönden geldiği belli olamayan yayaya sol şeritte çarptığı, orta refüj üzerinde yayaların geçişini engelleyen 140 cm yüksekliğinde demir çitin bulunduğu, çarpma ile birlikte yayanın orta refüj bariyerinin üzerinden fırlayarak karşı yol bölümüne düştüğü, çarpma noktasının 500 metre gerisindeki yaya üst geçidinin bulunduğu, akan ve yoğun trafiğe rağmen kontrolsüzce yola giren yayanın asli ve tam kusurlu, sanığın ise kusursuz olduğu yönündeki 19.03.2014 tarihli İstanbul Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunun oluşa ve tüm dosya kapsamına uygun olduğu görülmekle; Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarih 2015/220 Esas, 2015/867 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:20:24