Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5004
2023/3892
11 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/10 E., 2016/100 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2016 tarihli 2015/10 Esas, 2016/100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 3 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.09.2020 tarihli ve 2016/282849 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteminin mahkemece keşif yapılmadan ve yol durumunun kusuru dikkate alınmadan kusur tespitinin hatalı olduğu, sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak fazla ceza tayin edildiği, sanık hakkında adli paraya cezasına çevrilmemesinin ve lehe hükümlerin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir.
2.Katılanlar vekilinin süre tutum dilekçesi sundukları, gerekçeli temyiz sebebini belirtir dilekçe vermedikleri anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1.24.12.2014 günü gündüz 15:00 sıralarında, yerleşim yeri dışında Ezine ilçesi ile ... Köyü yolunun 17. kilometrede, sanığın ... plaka sayılı kamyonet ile Tavaklı istikametinden gelip ... köyü Ezine istikametine gittiği, ... plakalı aracın karşı yönden geldiği sırada, sanığın kendi şeridinde seyir halindeyken sola keskin viraj olan mevkide virajı içten almak için karşı yönden gelen aracın şeridine girmesi neticesinde bir kişinin ölümü ve üç kişinin yaralanması ile sonuçlanan çift taraflı trafik kazası meydana gelmiştir.
-
Kaza tespit tutanağına ve soruşturma aşamasında yapılan keşif üzerine trafik bilirkişisinden alınan rapora göre; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84 üncü maddesinin g bendi uyarınca şeride tecavüz etme kuralını ihlal ederek asli kusurlu olduğu, diğer ... sürücünün kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
-
Dosya kapsamında 11.03.2016 tarihli Adli tıp kurumundan alınan rapora göre, sanık kamyonet ile seyir halindeyken seyrini olay mahalli dar ve virajlı yol şartlarını dikkate alarak iki yönlü yolun kendi istikameti içinde sağ tarafta kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermediği, olay mahalli viraja geldiğinde de yolun sağında kalamayıp sol kısmına girdiği sırada da karşı yönünden gelmekte olan otomobile önlemsizce çarptığı olayda asli derecede kusurlu olduğu, diğer ... sürücüsü ile ölenin ise emniyet kemeri takmayarak alt derecede tali kusurlu oldukları tespit edilmiştir.
-
Yapılan otopsi raporunda kişinin kişinin ölümünün trafik kazası ile oluşması mümkün beden travmasına bağlı iç kanama ve solunum yetmezliği sonucu meydana gelmiş olduğu tespit edilmiştir.
-
Yaşanan trafik kazasında katılanlardan ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde ve 5 ağır derecede kemik kırığı yaralanmasının olduğu, katılan ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde ve kafatasında kemik kırığı şeklinde yaralanmasının olduğu, katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasının olduğu, tüm yaralananların şikayetçi oldukları anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak bir kişinin ölmesine ve iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına, bir kişinin de basit şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirim uygulanma gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılarak sanık müdafiinin temyiz istemine ilişkin hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunun, Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile oluş ve dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, denetime elverişli, yasal dayanağa haiz ve yeterli olduğu anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanık hakkında verilen cezanın süresi itibari ile erteleme hükümlerinin uygulanamayacağı, cezanın süresi ve zararın giderilmemiş olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılamayacağı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin, sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği nazara alındığında mahkemenin 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin uygulanmamasına yönelik takdir ve değerlendirmesi yerinde olduğundan bu konuda bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe katılınmamıştır.
- Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2015/10 Esas, 2016/100 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:21:40