Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7261
2023/3885
11 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/1711 E., 2022/151 K.
SUÇ: Taksirle yaralama
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2019/519 Esas, 2021/301 Karar sayılı kararı ile taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca verilen beraat kararı, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmü açıklanmasının geri bırakılmasına verilmiştir.
-
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/1711 Esas, 2022/151 Karar sayılı kararı ile; katılan vekilinin istinaf başvuruna ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.09.2022 tarihli ve 2022/43912 sayılı, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkiline isnat edilen suç yönünden müvekkilinin cezalandırılmasının hayatın olağan akışına ve hukuka aykırı olacağına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, müvekkil hakkında ceza tesis edilirken alt sınırdan uzaklaşma gerekçeleri “kastın yoğunluğu,suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı” gibi soyut kriterler gösterildiğine, duruşmada okunmayan ve tartışılmayan bir delilin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, eksik incelemeye, savunma hakkının ihlal edildiğine, eksik araştırma ve usule aykırı bir biçimde karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2019/519 Esas, 2021/301 Karar sayılı kararı ile;
"...Yapılan keşif ve dinlenen tanık beyanı uyarınca olay tarihinde yaya geçidi levhasının bulunmadığı, tespit edilmiştir. Yolun sağında duraklayan kamyonun görüş alanını kapattığı ve kamyonun önünde bulunan yaya geçit çizgilerinin fark edilmesini engellemektedir. Yaya da duraklama yapmış kamyonun önünden yola çıkarak yol üzerinde kontrol yapmamıştır. Sanığın normal seyrinde ilerlerken sağ tarafta duran kamyon, aradaki mesafe ve levha ile bilgilendirilmemesi nedeni ile yerdeki yaya geçidini göremeyeceği tespit edilmiştir. Bu nedenlerle yaya, işaretlemesinin eksik olduğu yaya geçidinden kontrolsüz olarak karşıya geçmeye çalıştığından kazada sorumludur. Kazanın salt yaya geçidinde meydana gelmiş olması nedeniyle somut olay değerlendirilmeden sanığa kusur atfedilemeyeceği değerlendirilerek sanığın somut taksirle yaralama eylemi nedeni ile açılan kamu davasında beraatine karar verilmiştir. Kazanın oluşuna ilişkin kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmadığı görülmekle kusur durumu farklı tespit edilmiş ise de sağ şeritte duran kamyon ve lehva durumları kaza tespit tutanağında değerlendirilmediğinden keşif sonucu alınan bilirkişi raporunun olaya uygun düştüğü kanaatiyle yeniden rapor alınmamıştır. Sanığın 0.20 promilin üzerinde alkol ile ... kullanarak kaza yaptığı sabit olduğundan sanığın alkollü ... kullanmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın daha önceden kasıtlı bir suç nedeni ile mahkum olmayışı, yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaat getirilmesi ve kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibariyle hakkında bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi, ayrıca suçun işlenmesi ile maddi bir zararın doğmadığı anlaşıldığından CMK 231/5 maddesi uyarınca sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına..." gerekçeleri ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine; trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmü açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, taksirle yaralama suçundan verilen beraat kararına karşı katılan vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
2.Olay günü saat 10:40 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile Harabeler istikametinden Altınkum yönüne Atatürk Bulvarı üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan Çağlar Caddesi kavşağına geldiğinde aracının sağ ön kısmıyla; gidiş istikametine göre kaplamaya sağdan girip karşıdan karşıya geçmek isteyen katılan yaya ...'a çarpması neticesinde yaralanmasına neden olduğu görülmektedir.
3.Katılanın hakkında kaza sonrası düzenlenen geçici ve kati raporlarda sol uylukta, boyunda ve sağ göğüs boşluğunda ağrı şikayetinin bulunduğunun, sol uylukta yaygın hematom ve ekimozu mevcut hastanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğunun belirtildiği, beyin cerrahisinden alınan kati raporuna göre yaralanmasının basit tıbbi müdahale giderilebilir nitelikte olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
4.Trafik kazası tespit tutanağı ve dosya içerisindeki veriler incelendiğinde; olay mahallinin, meskun mahal içi, iki şeritli, 6 m genişliğinde, azami hız sınırının 50 km/h, bölünmüş yol, asfalt kaplamalı, cadde sınıfında, yatay güzergahta düz, düşey güzergahta eğimsiz, kaza saatinde gün durumunun gündüz, kuru zeminli yol olduğu ve havanın açık olduğu, olayın üç yönlü T kavşak mahallinde meydana geldiği, mahalde yaya geçidinin bulunduğu, mahalde düz devam eden çizginin bulunduğu, kamyonet ait 3 metre fren izinin bulunduğu; kusura ilişkin olarak da, sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 74 B maddesinde düzenlenen görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan, ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamamak, var ise buralardan geçen veya geçmek üzere olan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermemek kusurunu işlediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
-
Yargılama aşamasında yapılan 21.10.2020 tarihli keşfe binaen hazırlanmış dosyada mevcut 06.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda; sanık sürücü ...'ın herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı, müşteki yaya ...'ın gerekli dikkat ve özeni göstermediği, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığının kaza gününde yaya geçidinde işaretleme yapmaması nedeniyle kusurlu olduğu, Plakası tespit edilemeyen Tuborg şirketine ait olduğu belirtilen kamyon sürücüsünün, 2918 sayılı Kanun'un 61/1 c maddesinde yer alan (Taşıt yolu üzerinde geçiş yolları önünde veya üzerinde park etmek) kuralını ihlal ettiği görüşü belirtilmiştir.
-
Sanık ...'in üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği ve savunmasında; "Müşteki önümdeki park halindeki kamyonun önününden birden önüme çıktı. Ben firene bastım ancak, duramayarak müştekiye hafifçe vurdum. Hızım 40 km bile değildi. Benim bir kusurum yoktur. Alkolü gece kullanmıştım. 0,22 promil alkollü çıktığım doğrudur. öncelikle beraatime, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isterim. " dediği anlaşılmaktadır.
-
Olayın tanıkları Ö.Ö., N.K., S.A.'nın anlatımları, sanığın 0,22 promil alkollü olduğuna dair doktor raporu ve tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
8.Katılanın her aşamada sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği ve Mahkemece 06/04/2021 tarihli duruşmada, katılan hakkında katılma kararı verildiği, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği, basit yargılama usulü yönünden de sanığın üstün yararı gözetilip değerlendirme yapılarak seçilmeyerek genel hükümlere göre yargılama yapılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
- Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/1711 Esas, 2022/151 Karar sayılı kararının gerekçesinde,
"...Suç tarihinde saat 10.40 sıralarında sanık ... yönetimindeki ... plakalı kamyonet ile Harabeler istikametinden Altınkum yönüne Atatürk Bulvarı üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan Çağlar Caddesi kavşağına geldiğinde aracının ön kısmı ile yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalışan katılan ...'a çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, sanığın olay mahalli olan bölünmüş, iki şeritli, asfalt, cadde olan yolda sağ şeritte iken düz devam eden çizginin bulunduğu mahalde şerit değiştirmemesi, mahalde seyir durumunun her an etkin tedbir alabilecek şekilde ayarlamaması, kavşak ve yaya geçidi çizgilerinin bulunduğu mahalde karşıdan karşıya geçiş yapan yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, bu hususlara uymaması şeklindeki asli kusurlu davranışı ile katılan ...'nin hayati tehlike oluşturmayacak, BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına neden olduğu ve bu şekilde üzerine yüklenen taksirle yaralamaya neden olmak suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
Olayda yaralanan katılan ...'nin sanıktan şikayetçi olduğu, taksirle yaralama suçu uzlaşmaya tabi ise de Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 11.maddesinde ''Resmi mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da adresin belirlenememesi gibi başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanuni temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır. '' hükmünün yer aldığı, yine aynı anılan Yönetmeliğin 25. maddesinin 1. fıkrasında ''kamu davası açıldıktan sonra aşağıdaki durumların varlığı halinde uzlaştırma işlemleri soruşturma aşamasında belirtilen esas ve usule göre mahkeme tarafından yapılır. '' hükmünün bulunduğu, katılanın Avusturya'da bulunması nedeniyle taraflar arasında uzlaştırma hükümleri uygulanmadan dosyanın karar bağlanmasının Yönetmelik uyarınca mümkün olduğu, kaza sonrası yapılan ölçümde sanığın 0.22 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/7. maddesinde ''Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer ... sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi halinde, ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.'' hükmü yer almakta ise de; bu hükmün sanığın meydana gelen kazada kusurunun bulunmaması ve suçtan zarar görenlerin şikayetçi olmaması halinde uygulanabileceği, somut olayda kazada yaralanan katılanın şikayetçi olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, tehlikeli eylemin zarara yol açması halinde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken zarar suçu tehlike suçu ölçütünün esas alınması, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılması mümkün olduğu ahvalde sadece bu suçtan cezalandırılması, taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise sanığın TCK'nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması gerektiği, her ne kadar sanık hakkında yerel mahkemece trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi yerine TCK'nın 179/2 3, 62 maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; bunun taksirle yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasına engel oluşturmayacağı, bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesinin mümkün olduğu, kazadan sonra yapılan ölçümde 0.22 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın 1.00 promilin altında alkollü olması sebebiyle alkol nedeniyle hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanamayacağı, asli kusurlu olarak katılanın taksirle yaralanmasına sebebiyet veren sanığın bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ve bu nedenle katılan vekilinin istinaf başvurusu yerinde bulunduğundan Didim 1. Asliye Ceza Mahkemesince taksirle yaralama suçundan kurulan beraat kararının kaldırılarak, sanık ...'ın eylemine uyan TCK'nın 89/1, 53/6. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına..." şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır.
2.Sanık ...'in istinaf aşamasındaki savunmasında; " Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim. Aynen tekrar ederim. Olay günü Atatürk Bulvarında belediyeye ait ... ile seyir halindeydim. Sağ şeritte ilerlerken önümdeki kamyon park halinde dörtlüleri yanık vaziyette duruyordu. Onu geçmek için sol şeride geçtim. O arada kamyonun önünde bulunan ancak benim görmediğim müşteki aracımın önüne doğru koştu. Ben hızlı bir şekilde gitmiyordu. Müşteki aracımın üzerine doğru koşunca manevra yaptım kaçtım ancak sağ tarafına yinede çarpmış bulundum. Olay bundan ibarettir. Üzerime atılı bu şekilde kabul ederim. İstinaf talebi hususunda aleyhime olan hususları kabul etmiyorum. Öncelikle beraatimi talep ederim. Mahkeme aksi hüküm kuracak olursa, lehime olan kanun maddelerinin uygulanmasını ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması isterim" dediği anlaşılmaktadır.
3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine ait 04.01.2022 tarihli raporunda;
"...Mevcut verilere göre;
A) Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile sağ şeritte seyir halinde iken düz devam eden çizginin bulunduğu mahalde şerit değiştirmemesi, mahalde seyir durumunu her an etkin tedbir alabilecek şekilde ayarlaması, kavşak ve yaya geçidi çizgilerinin bulunduğu mahalde karşıdan karşıya geçiş yapan yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara uymadığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurludur.
B) Müşteki yaya ... kavşak ve yaya geçidi çizgilerinin bulunduğu mahalde karşıdan karşıya geçiş yaptığı sırada kamyonetin kendisine çarpması ile meydana gelen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır.
C) Meydana gelen olayda başkaca kusur atfedilebilecek kişi/kişiler/kurum/kuruluş bulunmadığı anlaşılmıştır..." şeklinde görüş bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
- Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden
Oluş, dosya kapsamı, sanığın ikrarı, genel adli muayene raporları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan kaza tespit tutanağı ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine ait 04.01.2022 tarihli raporu karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Kusur Durumu ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği Yönünden
Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine ait 04.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3.Temel Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12 833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre bir kişinin yaralanmasına neden olan ve asli kusurlu olduğu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesince kabul ve tespit edilen sanık hakkında, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Savunma Hakkının Kısıtlandığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın savunmasının alınması istinaf talebi hususunda diyeceklerinin sorulması için Didim (Yenihisar) 2. Asliye Ceza Mahkemesine yazılan talimatın ikmal edildiği, sanığın savunmasının alınmış olduğu anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Re'sen Gözetilecek Sebepler Yönünden
Olay günü saat 10.40 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile Harabeler istikametinden Altınkum yönüne Atatürk Bulvarı üzerinde seyir halinde iken kaza mahalli olan Çağlar Caddesi kavşağına geldiğinde aracının sağ ön kısmıyla; gidiş istikametine göre kaplamaya sağdan girip yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmek isteyen katılan yaya ...'a çarpması neticesinde yaralanmasına neden olduğu olayda; sanığın yaya geçidi çizgilerinin bulunduğu mahalde karşıdan karşıya geçiş yapan yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara uymadığı, 2918 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinde 18.10.2018 tarihinde 7148 sayılı Kanun ile yapılan değişiliğe göre; "Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar.
" hükmüne göre yaya geçidinde durmayan sanığın eylemini bilinçli taksirle ile gerçekleştirdiği ve cezasında 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında basit taksirden hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini sebebiyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.01.2022 tarihli ve 2021/1711 Esas, 2022/151 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği, sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı gözetilmek suretiyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Didim (Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:21:40